kayıt

enfes diyaloglar

  1. 22
    hocalara, anneye, arkadaşlara verilen unutulmaz ayarlar gibi bir yazı olmayacak bu.

    babayla girilmiş belki de en ilginç diyaloglardan birisini paylaşmak istedim.

    yıllar önce izmir özdere' de bulunan yazlığa gitmek için babadan para istenir.

    b: baba
    k: ben
    a: arkadaş

    k: ya baba arkadaşlarla yazlığa gidicez bana 500 lira verir misin? (2005 yılıydı. 500 lira iyi para o zaman)
    b: çok lan 500 lira. al şu 250 lirayı napıyosanız yapın. zırnık koklatmam başka haberin olsun. ısrar etme.

    k: ya baba senin kayseri' li bir tanıdığın falan mı var. kayseri pazarlığı yapıyorsun.
    b: ne biçim laf olum o. adam gibi söyle ne söyleyeceksen eşşoleşşek.

    k: bak anlatıyorum dinle babacık. "çocuk babasından para istemiş. baba bana 50 lira versene. neee. 50 lira mı? ne yapacaksın 40 lirayı. bu devirde 30 lira kolay mı kazanılıyor. sana 20 lira bile çok. 10 lira neyine yetmiyor diye çıkarmış çocuğa 5 lira vermiş. çocuk sırıtmış; baba bana zaten 5 lira lazımdı diyerek gülmüş. babası da vay eşşoleşşek 5 lirayı sahte vermesem babasını kazıklayacak demiş"

    b: lan. eşek sıpası. ben öyle mi yaptım şimdi. asabımı bozma. tamam lan otobüs biletini ben alıcam. duygu sömürüsü yapma yeter. tamam mı?
    k: tamam baba yaaaa. napalım. (kafada şeytanlıklar dolaşmaya başlamıştır artık)

    k: sen bilet parasını bana ver. zaten hareme gidicez arkadaşlarla. ben alırım bileti.
    b: tamam lan yorma beni zaten ne bok yerseniz yiyin. (bilet parasını kaptım)

    akşam saat 11 civarı herkes uyuyunca yazlığa gidilecek arkadaşlara haber verilir.
    15 dakika içinde kapının önünde toplanılır.
    babaya olan kızgınlığın etkisiyle, arabanın anahtarı ve ruhsat araklanır. cüzdandan kredi kartı hacılandıktan sonra yola çıkmaya hazırız.

    a: olum savaş amca ağzımıza sıçacak. naptın sen.
    k: bişey olmaz lan. kendi kaşındı. çeksin cezasını.
    a: lan olum bunun dönüşü var. senin yüzünden beni de mahvedecek.
    k: mahalle karısı gibi dır dır etme lan. götün yemiyosa in arabadan göt lalesi.
    a: tamam kanka ya. sende hiç şakadan anlamıyosun. (ibne hemen geri vites yaptı tabi)

    ilk iş olarak benzinliğe gidip depoyu fullemek gerekli. çünkü baba uyanıp olayı anlayabilir. kredi kartını iptal ettirmeden bu sorunu çözmeliydim. çözdüm de sıkıntı olmadı.

    ancak yolda hırsımı alamadığımı düşündüm. biraz da gaza geldim sanırım. yazlığa gitmekten vazgeçtim. 5 yıldızlı bi otele gidip herşey dahil bi tatil planladım kafamda. daha telefonum da çalmamıştı. peder beyin haberi yoktu olaydan.

    kazasız belasız gittik. 2 kişi 6 gece 7 gün 5 yıldızlı bir otele kapağı attık. ücret. tabiki peşin ödendi. daha odaya çıkmadan telefonum çaldı. hiçbir şey yokmuş gibi açtım. arayan mı? tabiki babam.

    b: lan eşşoleşşek. araba nerde sen nerdesin. kartım nerde. (arada yazamayacağım küfürler edilmedi değil yani)

    k: baba bi sakin ol. oğluşunu merak ettiğini, o nedenle bu kadar paniklediğinin farkındayım. sorun yok. kazasız belasız vardık izmir'e. araba bende. kredi kartı mı?
    iptal ettirme zahmetine hiç girişme. ben o işi hallettim. öpüyorum ellerinden. görüşürüz.

    b: senin ben mıagoim, görüşücez senle, gelme eve barka eşşoleşşek, koynumuzda yılan beslemişiz vs vs.

    k: bende seni çok seviyorum babacım. görüşürüz.

    diyerek kapadım telefonu. neticede istanbul' a dönmemize çok vardı ve bu tatilin keyfini çıkarmak gerekiyordu. yalnız dönüş günü yaklaştıkça inceden bi yusuflama olmadı desem yalan olur.

    a: savaş amca ağzımıza sıçacak olum. siki tuttuk biz. ben sana neden uydum ki. dertsiz başıma dert aldım.
    k: lan olum asabımı bozma. 6 gündür yedin içtin gezdin tozdun. şimdi mi aklına geldi totoş. dert etme kendine. babam yufka yüreklidir. bişey olmaz. (yani umarım öyledir)

    tatil biter. dönüş yolunda ikimizin de ağzını bıçak açmaz. ölüm sessizliği hüküm sürer arabanın içinde. istanbul il sınırından içeri girdiğimiz anda, araç sağa çekilir ve bi sigara tüttürülür. yusuflamanın doruk noktalarındayız.

    evin önüne gelip park ettikten sonra eve girilir. o pişkinlik ve yüzsüzlükle, ortada bişey yokmuş gibi.

    k: selam baba ben geldim. napıyosunuz.

    o sırada karşı koltukta oturan babamdan hiç bir tepki gelmemektedir. ve bu beni inceden inceye tırstırmaktadır. arkadaşım zaten korkudan, arabadan indiği gibi kaçarcasına uzaklaşıp beni yalnız bırakmıştı.

    k: hayırdır baba. karadeniz'de gemilerin mi battı? (bi tepki ver bağır çağır, korkuyorum amk)

    babadan yine ses yok. okuduğu gazetenin üzerinden sert bir bakış attı. bu bile iyi. ben en çok babamın tepkisizliğinden korkardım zaten.

    en sonunda ses gelir,

    b: gel oğlum otur yanıma.
    k: be be bennn mi? bööööyyle i i iyi ba baba. (içten içe fena bi yusuflama)
    b: korkma. gel otur eşek sıpası. bişey anlatıcam.
    k: (seve seve olmazsa sike sike) yanına oturulur.

    b: bak oğlum. senin yaptıklarının benzerlerini ben kendi babama yapmıştım. defalarca hemde. hiç uslanmadım, rahat durmadım. babam bana beddua etmişti. yüzüme karşı "savaş inşallah seninde bir oğlun olur ve senin bana yaptıklarının kat kat fazlasını sana yapar eşşoleşşek" demişti. ben bunun cezasını çekiyorum şu an. kızmıyorum sana. ancak bunun tekrarı olursa, bu kez aynısını ben sana söyleyeceğim.
    düşünsene bi. senin gibi bir oğlun olsun ister misin?

    k: (aklımdan geçirirken bile vazgeçtim. istemem öle çocuk falan. allah muhafaza) şey. baba haklısın ya. kendime çeki-düzen vereceğim. söz.