512
sevgili kutup günlük
bugün az kalsın geç kalıyordum. hava soğuk yağmruluydu. içimden "hava kurşun gibi ağır" diye bağırasım geldi. aslında o farklı bir duyguyu, heyecanı ifade ediyor ama benimki tamamen soğuktan. hoşlandığım çocukla 2 haftadır her gün aynı yerdeyiz. arada bir bakışma, duygu alışverişi oluyor sanırım ama ortada başka bir şey yok. geçen gün yüzüme uzun uzun baktı ve " ben seni sayısal zannediyordum" dedi. ben de 5 saniye tereddüt ettikten sonra ağzımdan sadece ehe diye bir ses çıktı. sonuç olarak bütün karizmam gitti.
hayır işin kötüsü sınava hazırlanıyoruz diye milletin ağzında liseli oluyoruz. onların da ben... yok yani her sınava giren liseliymiş o yüzden 30 yaşındaki adamla aynı ortamdayım. her neyse işte bugün yine kış uykuma yattım. aslında penguenler kış uykusuna yatıyor muydu ya? sanırım yatmıyordu. olsun ben kış uykusuna yatan penguenim.
uyandım ve kalan son dilim pastamı yedim. bir bardak ta kivi içtim. yanına da 2 eti puf patlattım. sonuç olarak bugün de doydum sanırım...
görüşürüz kutup günlük.
511
sevgili kutup günlük,
zor gündü. sonuç olarak kendime 2 tane not defteri aldım. 2 kez kedi aradı, onunla konuştuk. farklı ve beklemediğim haberler aldım bir sürü kişiden. ve hayatımda ilk defa tuvalet temizledim.
yakşamlar.
510
sevgili kutup günlük,
sayfaların yabışmış, neden?
509
hangi gün?
beşiktaş yenildi be günlük.
öyle işte.
508
sevgili kutup günlük
bugün sınav yerini görmeye gittim. adamlar bu sefer de köyün orada bir fakülteye atmış beni. arabayla gittik inmeden şöyle dolaştık eve geldim. hayır insan bir iner sınıfa bakar sıralara bakar ama yok iki ehe yaptım geri döndüm. hava güneşli ama soğuk. stresliyim, sivilcem çıktı, çirkinliğim katlandı resmen. sonra yok efendim onu yeme bunu yeme. ben de sinirlendim, gittim 2 tane karam aldım. sonra bir büyük vişne suyu.
annem de zihne iyi geliyormuş diye her gün patates haşlıyor. yakında okunmuş su içirip, okunmuş pirinç yutturmasından korkuyorum. sinirlendim odama kapandım. iki karamı da yedim, vişne suyunu da hunharca içtim. makyajımı da silmeden uyudum.
uyandığımda biri mesaj atmış. konuştuk ettik adam durmadan para muhabbeti yapıyor. çıkarıp kendim parayı veresim geldi. dayanamayıp ayy cınımm benim az uyumam gerekiyoo diyerek hemen uzaklaştım. az sonra da biricik po mu yanıma alıp teoman posterine baka baka ders çalışmayı düşünüyorum.
görüşürüz kutup günlük.
507
sevgili kutup günlük
dün ayrıldığım sevgilim bugün, başka bir yerde bana sitem etmiş ve yurt dışına kaçmayı düşündüğünü söylemiş. tamam ortak hayallerimizdi ama olmadı şimdi... hem pasaport,vize işleri o kadar kolay değil. nereye gidiyormuş? kolay olsa ben önce viyana ya gider ordan venediğe geçer romantik bir gün geçiririm kendi başıma olsa da. sonra roma ya uçar ordan da vatikana gidip papayı selamlardım.
bunu duyduğumda sınavdaydım ve hay böyle işin ben deyip çıktım ordan da. dün zaten kar yağmış. muzlu sütlerim de bitmiş. ne yapsam diye düşünüyorum şimdi.
şimdilik bu kadar kutup günlük.
506
sevgili kutup günlük
az önce koca bir dilim pasta yedim. benim çalışmam gerekiyor ama kısıtlı zamana rağmen ben buralarda işsiz işsiz dolanıyorum. yetmezmiş gibi aynı şarkıyı arka arkaya 14 kere dinledim. evet saydım çünkü ben işsizim.
bir de baktım da tırnaklarım yine soyulmuş. makyajım akmış ama ben hala silmemişim. hoparlör çalışmadığı için de kulaklığı takıp sesini sonuna kadar açıyorum. kulaklığı da kulağıma takmadan müzik dinleyebiliyorum. o da hoparlör etkisi yaratıyormuş.
şimdi de pembe kalemimi alıp çalışmaya gidiyorum.
iyi geceler kutup günlük.
505
sevgili kutup günlük
bu sabah içimden mi geldi ne sevgilimden ayrıldım. sanırım biraz da uykum vardı. neyse her zamanki gibi muzlu sütümü içtim ve kendimi dışarı attım. hava bugün niyeyse soğuktu. oturdum bir çay bahçesine. aldım elime sigaramı. bir de çayım var tabi. gördüğüm çirkinlere ehe ehe diyerekten laf attım. dayak yemedim ama ona şükrediyorum.
ordan sıkılınca yola çıktım. adamın teki durdurdu pierecinginizi nerede yaptırdınızzzzz acabaaağ diye bir soru yöneltti. hayır tipte de hayır yoktu. kaçıp kaçmama arasında tereddütte bulundu. ben elika da çalıyorum ehe ehe. acaba şarkı söylerken sorun yaratır mı bıdı bıdı bir şeyler dedi. ben de 2 saniye yüzüne bakıp koşa koşa uzaklaştım.
artık ordan kendimi nasıl eve attıysam bir kaç saat uyumuşum. rüyamda da birini dövüyordum hem de çürük bir kayığın içinde.
bugün de böyleydi kutup günlük.
504
sevgili kutup günlük
neye bu içimi kemiren öfke? her sabah aynı hislerle uyanır mı bir insan? baktığım fallar çıkıyor tek tek. ve yine bana bakılanlar çıkmadı. bekliyorum sadece. akşama kadar her şey güzel giderken, yine aynı kişiden duyulan hem iyi hem kötü sözler. ve tepkisizlik. her gün daha da uyuşuyorum. bir şey değişmeyeceğini bile bile uğraşıyorum. bencilim çünkü. sadece uğraşmak beni tatmin ediyor. değişmeli.
bir şey yapmalı.
503
sevgili kutup günlük
bu sabah olanlardan sonra artık kendime gelmeye karar verdim. ilk iş olarak zeytin çekirdeklerini ve sigara izmaritlerini çöpe döktüm. sonra muhsini de katlayıp yerine kaldırdım. yerdeki çorap yığınını çamaşır makinesine tıktım. hatta bir telefon edip annemden aseton bile istedim artık. o da bana saç kremi almış normal & kalın telli saçlar için olanlardan. ama benim saçlarım ince telli bir de ona canım sıkıldı.
sonra ordan bir temizliğe giriştim bütün eşyaları kaldırdım her yeri sildim süpürdüm. biraz yalnız kalmak istiyorum ama sürekli telefonum çalıyor. sen misin arayan? açtım telefonu bıdı bıdı biri bir şeyler söylüyor. tamam kardeşim ayrı düştük görüşemiyoruz ama bu kadar da üstüme gelme. ona da kızdım bir daha telefonum falan çalmadı.
zaten kedim de huysuz malum mart ayı. muzlu sütlerim de bitmiş. ben de oturdum dost yoğurt yedim. yanına da birkaç galeta. şimdi de kalan dersime çalışıp zıbarmayı düşünüyorum.
iyi geceler kutup günlük.
502
sevgili kutup günlüğüm sözlerime son verirken bana bu kadar içten temiz bir başlık ayırıp yer verdiğin için çok müteşekkilim
de müteşekkil olmasına ne boktan bir gün geçirmişim lan ben!
501
benim sevgili kutup günlüğüm
sevgili kutup günlük
bugün her zamanki gibi, deli dürtmüşçesine sabahın köründe ayağa dikildim. duvarlardan bir yerlerden hala horlama sesi geliyordu. televizyona bakayım dedim o da ne?? baktım baktım hiçbir şey yok. birkaç saçma film. sonra sağa sola çarpa çarpa mutfağa gittim. orda da dünden kalma sigara izmaritleri birkaç zeytin çekirdeği vardı. dedim acaba bu zeytin çekirdekleriyle ne yapabilirim? ....
her neyse işte.
kendime ordan birkaç paket intense kaptım. yanına da çektim muzlu sütü. bir kaç ucuz sakız, şeker falan. birisi görse merak eder sabah sabah bunları sen mi yiyeceksin diye. gelsin sorsun bakalım sen misin soran bunu? yer misin yemez misin yer misin yemez misin derken...
orda kapı aralığından kedim geçti geldi yanıma kıvrıldı. eh onun da canı çekmiştir ama yediremiyorsun ki. muhsini çektik üzerimize. muhsin battaniyemin adı tabii bir de şükrü var onu da unutmayayım. kıvrıldık sıcak sıcak tekrar uyuduk.
↑