kayıt

öğretmen olmak

  1. 27
    "Muhtemeşem bir şey olduğuna olan inancım bir gün biterse, o gün terk etmeye yemin ettiğim durum. Yok öyle oturduğun yerden, kimseye bir faydan olmadan, bir hayata dokunmadan onca maaşı yemek. Aldığın her kuruşta asgari ücretle çocuklarını okutmaya çalışan o anne babanın emeği var. Gönül rahatlığıyla yiyemeyeceğin parayı kazanacağına açlıktan ölmek daha cazip geliyor."

    Uzuuun bir zaman önce bunu yazıp kenara koymuşum. Anam çok iddialı konuşmuşum ya...*
    Ara sıra eğitim vereceğim çocukları düşündükçe çığlıklar atarak kaçmak isteği duysam da içimdeki cevval ateş sönmedi çok şükür. Ne kadar zor bir meslek olduğunu fark edeli, tecrübe edeli çok uzun zaman olmadı. Zor olduğu kadar güzelmiş, hele de verdiğiniz emeğin, döktüğünüz terin karşılığını aldığınızda... Hakikaten kutsal be.

    Ve siz, öğretmenliğin yatarak yapıldığına inanan asalak dangalaklar... Evdeki 2 çocuğunuza tahammül edemeyip okula gideceği saati iple çekerken o yatıyor dediğiniz öğretmenler yeri geliyor 62 çocukla 6-8 saat uğraşıyor. Hem de eğitimi için uğraşıyor. Emek veriyor. Hatta belki sizin veremediğiniz sevgiyi, şefkati veriyor. Sizin yerinize annesi oluyor, babası oluyor. Akan sümüğünü siliyor üstünü başını düzeltiyor, başını okşuyor...
    Öğretmenlik her ne kadar artık değeri, itibarı ve ciddiyeti kayboldu dedikleri bir müessese olsa da hala işini hakkıyla yapıp hayatlara güzelce dokunan öğretmenlerin var olduğu unutulmamalı.
    Onları alınlarından öpüyorum.

    -cvp
  2. 28
    Zor. Bakın valla zor.
    Üstteki girdide de söyledim aynısını.
    Saat 00.17 ve ben özel ders öğrencime telefon üzerinden, "çarşı" kelimesinin bir fiil olmadığını, isim olduğunu anlatmaya çalışıyorum. Liseyi bitirip, 19 yaşına geldiği halde isimle fiilin ayrımını yapamayan öğrencilerle karşılaşıyoruz. Öğretmenlik kolay diyenlerin boğazına kolumu sokarım. Bakın tekrar ediyorum, kolumu sokarım.
    Çok ciddiyim.

    -ciddi
    • Çarşıyorum şu an.
    • Fiyatı iki katına çıkartmazsam çarşılasınlar beni. Şahidimsin.
      -piç
  3. 29
    gönül ve vicdan işidir, tatili çok olduğunu düşünerek veyahut para kazanma gayesi ile bu mesleği yapanlara saygım sıfır. hatta cehennemin dibine kadar yolları var.

    misalen okullar açılmadan önce tatil günlerini hesaplayan şırfıntı hocalara denk gelmiştim metrobüste, birkaç gün de rapor alıp 1 aya tamamlarım lafı yapıyorlardı utanmadan. dün de teneffüste bazı öğrencileri hakkında ya bunların seviyesi ancak bu kadar, daha fazla yükselmez vari konuşmalar yapan başka şırfıntı öğretmenler. lan amk'larım hiç mi suç yok sizde? siz öğretemiyorsunuzdur belki de? diye bağırıp çağırasım geldi ama neyse. hafiften uyarılarda da bulununca biz de başlarda sizler gibiydik, alışırsınız diyorlar bir de idne gırıkları, bunların alayının köküne kibrit suyu!

    "kusura bakmayın, sizinle açık konuşacağım: diğer bütün mesleklerde olduğu gibi, öğretmenler arasında da bu mesleğe layık olmayan, öğretmen ruhundan yoksun insanlar bulunduğunu biliyorum. bu insanlara sanatkar bile diyemeyiz, onlar öğretmen emeğine saygısı olmayan, hatta bu mesleği lanetleyen birer gündelikçidir. kendilerine arkadaşça tavsiyem var -- lütfen, okulu bırakın! kendinize farklı bir iş bulun, yazıhaneleri dolaşın, tüccar olun. her türlü işi yapın, ama canlı bir ruha ve derin bilgiye sahip insanların bulunması gereken yerleri işgal etmeyin."

    beyaz zambaklar ülkesinde, grigory petrov.
  4. 30
    Öğretmen olmak mesai saatleri dışında da devam eden bir çalışma hayatın olduğunu kabullenmektektir.

    * bir çocuğa kaşık tutmasını öğretmek, diğerine tuvalet sonrası temizliğini öğretmek, bir diğerinin arkadaşlarını sevmesini sağlamak, ötekinin şiddet içeren davranışlarını yok etmesi için çalışmak..

    * 3 le 5’i toplamasını kılavuz kitabını takip eden herkes öğretir çocuklara.

    Evet biliyorum, ben dahil bir çoğumuzun tanıdığı öğretmenler artık güzel şeyler öğretmiyor bize. Kendini geliştirmek için çabalamıyor. Hiçbir yayını takip etmiyor. Öğretmenler odasında dedikodu yapmaktan öteye geçemiyor. Zaten bu tip öğretmenleri hiç anlamamışımdır.

    *amacı sadece para kazanmak olan birinin bir çocuğu severek, her türlü fedakarlığı sağlaması nasıl beklenir ki? Çünkü her ay o para nasılsa cebe gelecek. Mantık belli.

    i.hizliresim.com/...

    adı volkan:

    ilk elini tuttuğumda 1.sınıfta arka sıralarda oturan, konuşmayı bir küfürmüş gibi gören ve bu yüzden sus pus olmayı kendine görev bilmiş bir çocuktu..

    bir gözünde görme kaybı var.. çocukken bir kalem saplamış kardeşi ona.. sanki o kalem saplanan yerlerinden hiç çıkmamış gibi, hep bir acı var yüzünde.

    aynı mahallede yaşıyorduk; bir gün çıkmış gelmiş toplamış arkadaşlarını da yanına..

    -öğretmenim elini öpmeye geldik..

    bugün bayram değil volkan diyemedim yüzüne.. ah be volkan senin gibi çocuklara her gün bayram olmalı şu hayatta dedim..

    sonraki gördüğümde bir nevruz günüydü. gel dedim bir halay çekelim senle.. bir yandan gülümsüyor, diğer yandan uzaktan balonları gözlüyordu.

    tuttum koştuk balonlara; kaptım bir tanesini al hadi eve git diye yolladım. sanki dünyaları vermişim gibi sevinmişti.

    -git dedim volkan eve git, buralar sana göre değil. git balonunu uçur sen..

    volkan şimdilerde 12 yaşında olmalı. o hala benim gözümde masumluğun sureti..

    * bu yüzden öğretmen olmak demek, kalbine değeceğin çocukların seni de değiştirdiğini, geliştirdiğini kabullenmektir.
  5. 31
    eğitim fakültesinde öğrenciyim. Bir ortaokulda staj görüyorum ve bugün öğrencilerin sınav kâğıtlarını okudum. Öyle şeyler yazmışlar ki gülsem mi ağlasam mı bilemedim İnanın. Bazı kağıtlar vardı ki, elimdeki kalemi şah damarıma saplamamak için kendimle savaştım xd

    Hani öğretmen sınav sonuçlarıyla ilgili konuşurken yüksek not alanların kendisini çok sevindirdiğini söylerdi ya, işte o sözler çok doğruymuş. Ben buna bugün inandım.

    Ha bir de unutmadan öğrenci olan yazar arkadaşlara sesleniyorum; lütfen sorunun cevabını bilmiyorsanız ata sata cevap vermeyin, onurunuzla gururunuzla boş bırakın. Neyse onlar küçük ama sizlerde Eminim daha komik duracaktır. Valla ne yalan söyliyim ben okurken bazı cevaplara kahkaha attım xd
    • Ahahs onun haricinde hepsini yapmışlar sanırım
  6. 32
    Harika bir staj dönemi geçirdim ve öğrencilerle aramız hep çok iyi oldu. Bir tanesi ısrarla numaramı isteyince kıramayıp vermiştim. Birkaç saat önce biraz sohbet ettik. sonrasında bir mesaj daha atmış, çok mutlu olduğum için sizinle de paylaşmak istedim; “Gelin hocam ben sizi o minnoş yanaklarınızı gülüşünüzü kokunuzu çokk özledim”

    Henüz mezun olmadım ama vallahi ben bu mesleğin aşığıyım ^^
    • öğretmenliğin yakıştığı insanlardan birisin, okudukça mutlu oluyorum. :)
    • Benim hakkımda böyle düşünüyor olman onur verici, teşekkür ederim tatlı gül
  7. 33
    boyle bir seydir.
    ilkokul/anaokulu icin ozellikle.
  8. 34
    Yıllardır bunun için okuyorum ve artık bu sene mezun olurum herhalde galiba böyle umuyorum. Ilk seneden atanmayı zaten bekemiyorum ama belki 2.sene atanabilirim. Eğer ki öğretmen olabilirsem kendimce çok farklı düşüncelerim var uygulamaya çalışıcam bekleyip görelim.
  9. 35
    Sınıf girince öğretmenim diye koşup size sarılmalarını nasıl anlatayım ki.
  10. 36
    bol bol tatil yapmaktır, ben de çok istiyordum olmayı lakin ülke şartları bu mesleği yapmamı istemedi.
  11. 37
    Ufacık çocukların psikolojisini bozmak olmadığı kesin.
  12. 38
    Öncelikle insan sevgisi gerektirir. Sevgi varsa sizden çok da güzel öğretmen olacaktır.

    Her şeyi geçin de yeni nesil bizim ellerimizde yetişecek nasıl olur da sevmem bu ulvi mesleği
    • 39
      Devlete atanınca bütün dertlerinin biteceğini sanmaktır.. bu yüzden harıl harıl kpssye çalışılır