kayıt

kutup sözlük yazarlarının karalama defteri

  1. 501
    os-sur-dum
    ama sessiz. kimse duymadı.
  2. 502
    ''herşey nasıl üstüste gelir''in kelime anlamı gibiyim şuan. allaam içimden geçenleri nasıl ifade etsem onu bile bilmiyorum. içimde beni huzursuz eden bir duygu var. acilen atmam gerek biliyorum ama atamıyorum, sanki iliklerime kadar işlemiş. aşk-ı memnu'da bihterin anne nasıl dayanıcam sahnesindeki gibi bağırmak istiyorum sağa sola. ağlamaktan kazağımın kolları ıslandı, umarım dünya üzerinde bu duruma düşen son insan ben olurum zira bu insanı çok kötü hissettiren bir durum.
  3. 503
    Her geçen gün daha da yorgun giriyorum yatağa, sabah uyandığımda hiç eksilmediğini fark ediyorum. Oysa ki yorgunluğumdan kurtulmak adına hatrı sayılır saatlere kadar uyuduğum oluyor, bazense yataktan çıkmadan geçirdiğim günler. Elimde hiç huzur olmasa da, her geçen gün biraz daha huzursuzlaşıyorum. Bir ölsem rahatlarım gibi geliyor, bir ölsem çevremdeki insanlar rahatlar gibi geliyor. Hissediyorum. Günün birinde yorganın yerine toprağı çekip üstüme uyuyacağım, hayatım en derin uykusunu uyuyacağım.
  4. 504
    Nickaltımın tamamen silinmesini o kadar çok isterdim ki..
  5. 505
    seni seviyorum çünkü sen ölümsüzsün tıpkı filmler ve kitaplar gibi.beni sevme çünkü ben ölümlüyüm tıpkı insanlar gibi.
  6. 506
    Yanımda uyudu ya. Kafasını omzuma koyup uykuya daldı. Bebek gibi o kadar masum uyuyor ki. Dudaklarını dahi oynatmadı. Saçlarını öpüp, okladım. Yüzünü, kirpiklerini, yeni çıkan sakallarını, dolgun üst dudağını milim milim izledim sevgilimin. Çok şükür yaşadım bu anı. Ve inanılmaz özledim. Kalp atışlarını özledim :( pazatesi yanımdaydı ama çok özledimm böyle hep yanimda olsa tenini tenimden ayırmasam diyorum.
  7. 507
    aslında buraya yazılır mı bilemedim çünkü romantikli bir şey değil, belki biraz "sözlük yazarlarının salaklıkları" olabilir ama tam o değil. itiraf desem hiç değil. hoff neyse konuya giremedim.

    iş yerinde yaklaşık bir senedir çiçeksiz bir halde yaşam savaşı veren, ne renk açtığını bile bilmediğim bir orkide vardı ki hala da var. geçen gün saksısından kendini dışarı atıp hayata tutunmaya çalışan köklerine bakıp "saksı ona küçük galiba, değiştirsem mi?" diye düşündüm. tam da bundan birkaç gün sonra yani dün, bir yerde orkide toprağı gördüm almak istedim ama eve kadar taşımamak için vazgeçtim.

    bugün işe geldiğimde içim, saksısına sığamayan bir kenarda unutulmuş orkideyi görünce bir garip oldu, toprağı almadığım için vicdan azabı çekmeye başladım. sonra şu tatlışın bakımını bir araştırayım dedim. çam ağacı kabuklarından hazırlanan özel toprakları oluyormuş. hemen çıkıp yakındaki 3 çiçekçiyi dolaştım ama hiçbirinde yoktu. birisi orkide toprağı var mı diye sorduğumda "orkide toprağı mı?" diyerek yüzüme garip garip baktı (bu utanç size yeter). özetle toprak bulamadan iş yerine dönerken aklıma yakındaki çam ağaçlarından ibaret olan park geldi. "neden kendim bulamayayım ki?" dedim ve kendimi sabahın hissedilen -10 derece soğuğunda ellerimde plastik eldivenlerle parka attım.

    ağaçların diplerini bakındım ama bulamadığım için ağaçların gövdesindeki kabuklardan almaya karar verdim. başladım ağaç kabuklarını asılmak suretiyle koparmaya. "allahım inş belediye görevlileri beni alıp götürmez" diye dua ederekten kabuk toplarken yanıma bir teyze geldi.

    - n'apıyorsun kızım?
    + çam ağacı kabuğu topluyorum teyze ^^
    - ne yapacaksın onu?
    + orkide toprağı oluyormuş bundan da... bir tane orkide vardı onun saksısını değiştirecektim.
    - aaa bundan mı oluyormuş onun toprağı? benimde evde var iki tane küçük saksıda.
    + hıımm hı evet.

    teyze ile birlikte ağaç kabuklarını topladık, topladıklarını da bana verdi ve ayrıldık. arkama baktığımda teyze yolunun üzerindeki çamlardan kabukları koparmaya çalışarak parktan ayrılıyordu.

    umarım doğru bir şey yapmışımdır :/ iş yerindeki orkide ile birlikte teyzenin iki orkidesi de mevta olacak yoksa :(
  8. 508
    toplam 6 saat 3 farklı dersimiz vardı bugün.hocaların hepsi derse girdiğimizde dersi başka bir zamana iptal etti.amk hocaları teknoloji çağındayız niye bizi o soğukta bekletiyorsunuz ki?hala sinirliyim, açık tribün başlayana kadar da geçmeyecek sanırım..
  9. 509
    böyle geçmez bu ömür.
    acil b planı lazım.
  10. 510
    Hayallerimin gerçekleşme hızı tabelada bir dk gösterirken yarım saat sonra gelen izban gibi. Keşke öyle olmasa.
  11. 511
    Sözlük, içimde tutamadığım bana kahkahalar attırmaya çalışan bir şey var. Buna at diyebiliriz dört nala koşan. Çıldırmak istiyorum. :d
  12. 512
    yaklaşık 3 sene önce bi maçta sol dizimde 2 tane menüsküs yırtığı oldu, doktor 1 sene futbol oynama dedi. 6 ay hiç topa dokunmadım.

    6 ay sonra dayanamadım tekrar antrenmanlara gitmeye başladım sonra maçlara gitmeye başladım.
    oynamaya başladıktan 3 ay sonra yani 9. ayda çok benzer biz pozisyonda yine aynı yerden sakatlandım. ağlayarak çıktım dışarı.
    yine kontroller, sonuç: sakatlık nüksetmiş. benim hatam.

    yine futbol oynama dedi doktor, yine oynamayacağım dedim. birkaç ay sonra yine dayanamadım antrenmanlara gittim bir kaç kez ama sonra vazgeçtim.
    çünkü korkuyordum bir daha olur diye.
    haftaya kontrole gideceğim ama hiç gitmek istemiyorum çünkü dizim hala acıyor. en iyi ihtimal 6 ay daha oynama diyecek.
    ben solak olduğum için bir şey de yapamıyorum. şu sakatlık sağ dizimde olsa yemin ediyorum hiçbirini dinlemezdim ama sol dizimde olduğu için topa vururken gelecek her türlü müdahale sakatlığımı nüksettirebilir.

    böyle anlatınca basit bir sakatlık ve top oynamak isteyen çocuğun mızmızlığı gibi geliyor ama öyle değil be sözlük.
    futbol benim hayatımın yarısı demek. sahada bulunduğum an dünyayla bağım kopuyor gibi, sadece futbolu düşünüyorum.
    suratıma yediğim dirsekler, bacaklarıma yediğim tekmeler, yenildiğimiz maçlar... o kötü şeyleri bile özlüyorum.

    benim elimden en sevdiğim oyuncağımı alıyolar... :(
  13. 513
    yaklaşık 12 saat önce hem regl hem de grip oldum. böyle hayatın aq.
  14. 514
    Dünyam çok küçüldü, artık içine ben bile sığamıyorum. Kurduğum cümlelerde kelimeler kendini asıyor, anlatım bozukluğu kusuyorum. Belki de bu yüzden hiç anlaşılmıyorum.

    Ruhum daralıyor, bir miktar da kararıyor. Gördüğüm renkler her geçen gün gözüme biraz daha soluk geliyor. Kendimden kaçıp rahatlamak istiyorum, nefesim yetmiyor. Nereye gidersem gideyim kendimi de götürmenin mutsuzluğu var içimde.
  15. 515
    bazen hiç kimseye haber vermeden çekip gitmek istiyorum.

    çünkü sürekli aynı yerlerde aynı şeylerin olması beni sinir ediyor.
    yaptığım planların, kurduğum hayallerin, arzuladığım şeylerin hiç başlamadan bitmesi, sahip olmadan elimden alınması beni bıktırdı artık.
    ya bir insanın hep mi hevesi kursağında kalır, hep mi planları başlamadan bozulur? oluyormuş işte.
    olmasına olsun da bu kadar çaresiz olmasaydım bari, hiç olmazsa elimden bir şey gelseydi.
    bunun bir imtihan olduğuna inanıyorum, inanmak istiyorum ama yoruldum artık..

  16. 516
    sevgili sözlük, bugün sarışın oldum. aşırı amerikanvari hissediyorum. bye.
  17. 517
    ne sanmıştın ki?

    sen 22 yaşında bi boksun, bok! her şeye göğüs gerebileceğini sandın ama olmadı. daha gücün yok olum, sal artık içinde ne varsa. özlemekten başka ne çaren var ne de elinden gelen bir şey. tamam her şey üst üste geldi, sen de haklısın, sen de yandın ama kim yanmadı ki. öncekileri hatırla, onlar için de demiyor muydun; onun gibisi olmaz. oldu işte, olmuş demek ki. yine başa sardın, yine yolun başına döndün durduk yere. ne kadar yapma desen de içinden gelmiyor bunu durdurmak, zamanla duracak, yine bahar gelecek, yine çiçekler açacak ve o deli başın yine bir güzele doğru yönelecek. sevgisizlik olarak görme, insan bu. "daha yaşın kaç?" diye birini teselli ederken için kaynıyordu, biliyordun teselli etmemen gerektiğini, aynı boku sen de yemiştin.

    yaşın kaç ki? boksun, bok!
  18. 518
    (bkz: hayat kısa, kuşlar göçüyor )
    sevdiklerinizi, özellikle sizi sevenleri üzmeyin, kırmayın, sarılın.
    kendinize de dikkat edin.
  19. 519
    Sözlük 3 saatlik uykuyla duruyorum inanılmaz dinçim. ^_^ yarım saat yürüdüm VE musmutlu gün geçireyim diye dans edecek gibi yürüyorum. Ama her yerde kar var insanlar penguen dansı yaptığımı sanıyor olabilirler :d
  20. 520
    bazenler çoğalıyor bazen.
  21. 521
    şu an kestane yiyorum ve çok sıcak. elim yandı
  22. 522
    Evimin orada 2 lise var. Diyeceksiniz yani?? Olay o değil zaten.. Otobüs durağına gittim az evvel. Gencecik cocuklar otobüs bekliyor hikaye ne kadar masum ilerliyor değil mi? Hayır değil işte. Minyon tipim salaş giyim tarzımla birleşince Beni yaşıtları görüp laf attılar. İçime içime ağladım. Diyemedim evladım az zorlasam teyzen olacak yaştayım diye diyemedim. Bu acıklı hikayede bugünlük yeter.
  23. 523
    ... belki birçoğumuz, hiç yapmam dediğimiz,
    istemediğimiz işlerde para karşılığı çalışarak,
    üstüne bir de mutlu gibi görünerek,
    birer fahişeden farksızız.
    .. belki de zaten fahişeydik, su aktı yatağını buldu.
    ya da akışına bıraktık, sonra da boğulduk gittik..
    fazla oksijen çarptı, bol köpüklü bembeyaz sularda;
    farkına bile varamadık boğulmuşluğumuzun.
    .. belki de fazla oksijensiz kaldık,
    envai çeşit kapkara, zifiri ortamlarda..
    .. hem belki en başından beri,
    kaderimiz esmer, ruhumuz sarışındı.. kim bilir.
    .. ne bilim işte ya, hayat.. çok tuhaf.

    ilk işe başladığımda yazmışım amk..
  24. 524
    Yazma enerjim söndürüldü sözlük. Oylanma Yok, dönüt yok. Gerçi (bkz: beğenmeyen varsa yallah Arabistan'a ) :d O yüzden biraz saldım çayıra mevlam kayıra tarzındaki müthiş düşüncemle etkisizaspirin entrylerime ara vermiş bulundum. İnş eski isteğime kavuşur ve yazarım :d ha bana kalırsa ben yine enerjikliğimden yine sol la si do yazarlığımdan bir şey kaybetmedim. :ddd

    Selam ile dua ile.
    • inandırıcı diil elfimsi her alanda takipteyis alandayıs xd
  25. 525
    üzgünüm, arkadan konuşuyormuş edasında, buraya karalama yapacağım.

    "kuyruk acısı was here.

    seni lanet olası, çirkef. pılını pırtını topla ve çek git buralardan..."