kayıt

kutup sözlük yazarlarının karalama defteri

  1. 451
    bugün aklımı kaçırabilirim. az önce çok kötü bir haber aldım, onu geçiyorum olabilir herkesin hayatında ama sabah kalktığımda aklıma saçma bi düşünce gelmişti, çok eskiden bana ve bir arkadaşıma kendi kendine darılan kız hakkında. diğer arkadaşımla barışmışlardı ama benle iletişime geçmemişti, çoook eskiden facebooktan eklemişti, ben de kin tutmadığımdan kabul etmiştim. sonra beni silmişti. yanlışlıkla olmadığına adım gibi emindim hani dalga geçer gibiydi ya da stalk için bilmiyorum.

    neyse bu sabah o kız düştü aklıma "acaba şimdi eklese kabul eder miyim?" diye düşündüm ve cevabım net bir şekilde koca bir "hayır"dı. az önce seneler sonra bugünü, onu düşündüğüm günü bularak eklemiş beni. bir anda içim yumuşadı, profiline baktım neler yapmış neler geçirmiş diye daha çok yumuşadım.

    sonra isteği sildim. xd yumuşak bi insanım ama şamar oğlanı değilim amk. haddini bilsin herkes.
  2. 452
    Bana hep sözlükçü müsün dediler.
    Ben de "Sözlükçülük?" dedim. Cahildim dünyanın rengine kandım sözlük. Buradayım neticede ama kullanmayı da bilmiyorum ki meredi.
    Du bakalım. Biz neleri çözmedik ki? Bunu da çözeceğiz.
    #direnmavi
  3. 453
    Tül perdelerin rüzgarla kıpırdadığı bir yaz sabahı... Ümitlerin azaldığı, karanlığın arttığı bir ülkedeyim... Acı ve öfke diğer duygularımı bastırıyor.

  4. 454
    hımmm.
    demek sözlük böyle bir şeymiş.
    sol frame dedikleri yerdeki salak salak başlıkları gözardı edersen güzel zaman geçirebiliyormuşsun.
    acaba ne kadar görmezden gelebileceğiz aynı anda açılan aynı goygoyun döndüğü niteliksiz başlıkları?
    du bakalım.
  5. 455
    sikeyim şu bağnazlaşmış toplumsal kalıplarınızı da algılarınızı da
  6. 456
    Muhmelat.

    Geçiyor saatler, günler, haftalar.

    Napıyorum? Şu siktiğimin gönlümü eğlendirmek güzelde, çürüyor Sanki amına koyim.

    Napıyorum? Milletin sikik sıfatında seni görüyorum, anlık bir bok gelir gibi rahatlık veriyor sonra rahatsızlık.

    Napıyorum? Gece çöküyor, uyumazsam içim dert doluyor. Uyuyamıyorum, televizyonda romantik komedi var ve sövüyorum.

    Napıyorum? Gündüzleri neşeliyim, gerçekten. Bugün bir kalp daha gördüm, kırılmış. Öfkeliyim, hüzünlüyüm.

    Napıyorum? Para, pul hiçbir değeri yok. Alıyorum ama sadece kağıt, müsvedde. Çıkışım değil...

    Napıyorum? Kapımda bekliyorlar, korkuyorum. Yorganıma sarılıyorum, sarıldıkça daha da üşüyorum.

    Napıyorum? Renkler beynimde sikişirken, küllükte izmaritler. Ciğerlerim ziftle birken, dizlerim titrer.

    Napıyorum? Karın boşluğumda yerli yersiz bi ağrı mı ne bilemiyorum. Ağrı kesiciler faydasız bir kolpacı.

    Napıyorum? Beni siktir edin amına koyim siz napıyosunuz? Sen napıyosun? Bilmem, artık bilemem...
  7. 457
    Esef.

    Böldükçe neresi kaldı ki bu gereksiz 4 odalı viranenin, anlayamadım. Kafamın içi ceza evi gibi, viraneyi mesken tutmuş. Mahpuslar avlu bellemişler, her voltaları eziyet.

    Kellemi kesip ellerime alsam, narince değil de sovyet ordusunun berlini vurduğu gibi, hitlerin evanın hayatını aldığı gibi.

    "boş ver" yankılanıyor her kabadayının yumurta topuk ayakkabılarının adımları kulaklarımda.

    Tavsiyeler çok, ters olan tavsiyeler. Hepsi kafamın almadığı harikalar(!) uyku, serseri bir mayın, tam şimdi doruğundayım uykusuzluğun.

    Neden yazmam lazım, uyumak için.
  8. 458
    öyle böyle darbe yemedim bugün, en büyüğünü yedim. beynimde gün boyu aynı şarkı dönüp duruyor; ölüme inat 2.

    her satırı bugünü, dünü ve yarınımı anlatıyor aq, gözümde yaş kalmadı, ciğerlerimde nefes. acıya alıştık...
    koyduğum miladın üstünden 1 ay geçmiş ve aynı duruma tekrar dönmem lazım.

    ulan annem, böyle söylediğimi duysan tokat manyağı yapardın, yine gülerdim ben ama.
    kafamın içini bilirdin ağzıma sıçardın, babam yoktu sen babamdın, o yüzden hayrandım ben sana.
    saygıyı, sevgiyi, görgüyü öğrettin ya gerisi? direnmeyi, yaşamayı, tutunmayı bilirdin, öğretmedin.
    tek sitemim bu sana, tek ukdem. lakin ölümden ukde geri alınmaz, o yüzden umut olmaz.

    düzenli bir yaşantım yok, senin de istediğin gibi mesela.
    uykum geliyo, uyuyamıyorum onu, bunu, şunu düşünmekten...
    babamla kavga ettiğimde ders çalışma şevkim geliyor mesela.
    bir kadın tenine dokunuyorum, sen aklımdasın, diyorum bu da ölecek...

    intihar edenleri düşünüyorum ve tabii ki seninkini de...
    "insanın hayatını değiştirmek kendi elinde" diyorum,
    bitirmeye gerek yoktu gibi, sikmeye gerek yoktu hayatı.
    değiştircem her tarafını bu sikik hayatın.

    yılın öğretmeni seçilen dedem için,
    yıllarını kilometrelerce toprak uğruna harcayan atam için,
    yıllarını bize veren babam için,
    yarık dolu ellerinle bize sunmak için yırtındığın hayat için,

    hayatı tozpembe iken, zehir gibi hissedenlere gülüyorum,
    omuzuma yüklenmediğim acıları çekemedim hiç, o yüzden gülüyorum.
    gereksiz ağırlıklarımıza yada ağırlıklarınıza gülüyorum,
    mesela içerken küfrettiğiniz insanlar için gülüyorum.

    çok özledim seni, o yüzden bakamıyorum fotoğraflarına be...
  9. 459
    23 yıllık hayatımda Hiç sevgilim olmadı.
  10. 460
    dışa vuramamak, içeri doğru ağlamak daha kötüymüş.

    enkaz altında kalırken o ağrılar hissedilmiyormuş, gün yüzüne çıkınca bedenim anladım bu biçare morlukların sebebini.

    Hayatın güzelliği kendi kalbinin içinde fışkırıyor anla be eşek kafam, çok iyi bildiğin halde anlayamıyorsun.

    Sen aşık olmaya aşıktın sırf iki üç satır dize dizebilesin diyeydi bu hoyratça sevmeler. Bu nedenle halen kalbin atıyor, öyle işte...

    Zengine para, şaire meşk gerek. Banaysa artık hiçbir şey...
  11. 461
    bugün ilk kez heyecanlı heyecanlı bir babaya oğlunun doğduğu müjdesini verdim. Filmlerdeki sevinç gösterilerine benzer bir şey bekliyorken adam gayet sakin bir şekilde; "eşek ya bizi kaç gündür bekletiyor." dedi . Kargodan eşyası geç geldi sanki, daha ilk dakikadan yılın babası olmaya aday kesinlikle.
  12. 462
    Kapalı havaları sevmiyorum çünkü uykum geliyor.
    Sevgiler...
  13. 463
    niteliksiz vakit geçirmekte üstüme yok.
    gerizekalı kendim.
  14. 464
    eskiye dair nadir hatırladığım şeylerden biri toplu taşımalarda sigara kullanımı serbestti. Babamın sigara içtiği geliyor aklıma. Ne güzeldi. İçmeyenler için kötü ama içenler için güzel. Ne bileyim yazmak istedim.
  15. 465
    Bir kedim bile yok, alıyor musun?
    Olsa negzel olurdu ^^
    Aşırı severdim elmyra gibi.
    Yanaklarını sıkar, patikerini ıstırırdım.
    Allam artık bir kedim olsun, kedi yetmezliği yaşıyorum.
    Lütfen olsun çünkü...
    ^^
  16. 466
    Beklentilerim gerçekleri çok aştı, her gün her gece duvarlarim biraz daha yıkılıyor. Rutubet mi acaba sebep buna. yoksa, aklım balyozmu vuruyor ruhumun imkânsızlıklarına. Durun biliyorum galiba ben bu duyguyu, hiç kazanmadiklarini kaybetme korkusu gibi var olmayan ama umutla beklenen bir süre sonra kendini bile kandırdığın beklentiler.

    (bkz: yazardan aforizmalar )
  17. 467
    istanbul-ankara-izmir şeytan üçgeninde, bilgisayar ve endüstri mühendisliği ikileminin içindeyim. beynim durdu...

    biri beni silksiiiin, beni silken yok muuu!?
  18. 468
    sevgili karalama defteri. sigarasızlıktan başım çatlıyor. kuruçayı selpağa sarıp tüttürüyorum amk. iki lira daha bulayım malboro alacam.
  19. 469
    Bir hatunla yiyişmek mi yoksa bir kavanoz Nutella ve sıcacık ekmek mi?
  20. 470
    Bir sıkıntı, bir yol ayrımı var sen ile sen arasında. Ben inanmam tabi bilirsin ama ruhumun izdüşümü gibi, aynası gibisin. Bu içtiğim bok beynimi eritmesi gerekirken her şeyi tekrar tekrar hatırlatıyor.

    Dedim ya; sen ile sen arasındayım, ben ile ben karanlıktayım...

    Anti depresanlar bitti, hayat başladı. Suretin gitti, hayat bitti...
  21. 471
    ben karşımdakinin hatası yüzünden sevdiğimden niye mahrum bırakayım ki kendimi enayi miyim mecbur sen düzeleceksin hiç kusura bakma......
  22. 472
    evet, kendime yalanlar söyledim.
    evet, yaparım sandım.
    evet, hayaller kurdum.
    evet, bahanelerine üzüldüm.

    lakin; bitti lan!

    amaaan de geç dertlerine, güneş tepede...
  23. 473
    biri gelsin istiyorum, sırtımda bir el ve titremeyen bir yürek.

    çünkü ben yaparım dediğimi lakin bir el ile mühürlenince köklü olacak.

    güneşin batışına, doğuşuna nefeslerimiz karışsın. bu yalan dünyayı gerçeğe çevirelim.

    görelim ya, görelim deniz analarının can verip vurduğu sahilde al böğürtlenleri.

    görelim ay tutulmalarını zevkin doruklarında her gece, her sene.

    karaçalı der ya! boynundan göğsüne denk düşen bulvar, olsam ya göbeğinde yaya.

    elleri, gözleri, saçları hayal işte...
  24. 474
    Sıcak bir gündü, bir şey yapmak istemekten oldukça uzaktım yerde bitmiş bira şişeleriyle uyanmıştım banyoya gidip kustum, genelde böyle uyanırdım ve bununla ilgili bir sorunum yoktu. Dolapta biraz bira vardı ve kaç gün önceden kaldığını bilmediğim biraz pizza “kahvaltı için yeterli.” diye düşündüm. Kaç saat sonra yediğimi hatırlamıyorum, birden telefonum çaldı karşıda ki ses bir erkeğe aitti. “Sana ihtiyacım var.” dedi. Bir erkekten bunu duymaya hiç bir zaman alışamadım, “işim düştü” yerine bunu söylemeyi seçti yarım akıllı. Motorum bozuktu ama dert etmedim yolum kısaydı yürümeyi tercih ettim. Boktan bir İstanbul sıcağıydı işte, bunaltıcıydı. Yanına vardığımda karnının aç olduğunu söyledi cebimde fazla para yoktu ama dert değil diye düşündüm. Berduş değildi sadece ailesinin iyi davranmadığı gençlerden biriydi. Basit bir fast food yeme merasiminden sonra bir arkadaşıyla buluşmamız gerektiğini söyledi, gittik. Kız tuhaftı, fazla konuşmayan tiplerden. “Şanslı hergele” dedim. Fazla konuşmayan kadınlar elmas gibiydi. Ilk defa bir kadında sevişilecek bir şey bulamamıştım tuhaftı, güzel şarkılar dinliyordu, güzel düşünceleri vardı. Ama belki de yalnız kalsak neler olabilirdi diye düşündüm. Dışarıda uzun bir yürüyüşten sonra bir yere oturduk çantamda her zaman bira taşırdım açtık ve içmeye başladık. Insanları umursamıyorlardı zaten etrafta bir kaç sokak köpeği ve bizden başka biri yoktu. Gözümün önünde birbirlerine kur yapıyorlar bazende neredeyse sevişiyorlardı, aldırmamaya dikkat ediyordum ama canlı bir porno gösterisinden farksızlardı. Ben onların yanında ki yalnızdım, zaten ben her zaman birilerinin yanındaki yalnızdım çünkü kadınlarımla başkalarının yanında takılmayı sevmezdim. İnsanları sevmezdim, onların zevkleri beni ilgilendirmiyordu, korkutuycuydular ve yanımda bile sanki bana bir şey anlatma çabasında olduklarından birbirlerine kur yapıyorlardı. İnsanlar hep birileri için bir şeyler yaparlardı aşk bile birine kendini beğendirme haliydi onlar için. Bense hiç aşkı tanımıyordum benden uzak bir kavramdı büyük bir yazar gibi “aradığım şey aşk değildi.” biramı bitirim, hızla eve döndüm, dolaptaki Carlsberg’imi açtım, bir paket sigara açtım ve müzik dinledim, yalnız olmaya alışkındım aldırmıyordum, kadınsızlık benim bildiğim bir şeydi, insanlardan uzak yaşamayı severdim. Onlar bunu zor sanarlardı ama asıl zor olan onlarla yaşamaktı, bunu bilmiyorlardı. Uzun zaman sonra ilk defa gülümsedim ve devam ettim.
  25. 475
    bi senle hep gülermişim gibi bi yandan da ağzıma şıçarmışsın gibi.