hüseyin nihal atsız
- 98"her zaman verdiğimiz örnekleri yine tekrarlayalım: en büyük türklerden birisi olan yıldırım bayezid'in anası türk değildir. hangi türkçü onu türklük kadrosundan çıkartmıştır veya çıkartabilir? istiklal marşı şairi mehmet akif ersoy'un babası arnavut, ülküsü de türkçülüğü aykırı olan ümmetçilik olduğu halde hangi türkçü, mehmet akif için "türk değildir." demiştir?
mesele yıldırım bayezid veya mehmet akif kadar türk olabilmektir." - 99soyadından da anlaşılacağı üzre, atını çaldırmıştır.
atını çaldıran bir adamı idol diye belleyemem. kimse kusura bakmasın... - çalan kesin karslı'dır.
- çalan çerkes'tir biladerim
- 100Bozkurtlar diriliyor ve deli kurt adlı kitaplarına bayıldığım yazar, şair. Sırada ruh adam var.
Fikirleri biraz abartılı gelebilir ama cidden akıcı yazıyor. - 1011905 doğumlu yazar,şair,düşünür,öğretmen ve aynı zamanda çok iyi bir tarih anlatıcısı.
Bozkurtların ölümü ve Bozkurtların dirilişi isimli romanları hayatımda okuduğum en güzel romanlardandır,özellikle bozkurtların ölümü çok ayrı bir kitap.liseye geçtiğim yaz okumuştum bu kitapları sonra da gaza gelip internetten kür şad’ın fotoğrafını indirip kırtasiyeye gitmiştim a3’e çıktısını almak için. Adam fotoğrafı gördü Nihal atsız mı okuyup geldin sen buraya dedi. Çok hoşuma gitmişti. İdeolojisinden dolayı önyargılı olmasa insanlar bu iki kitap eminim hala en çok satılanlara adını yazdırırdı.
Hayatına gelecek olursak aslında hayatından değil de karakterinden bahsetmek istiyorum biraz. Hayatı her yerde yazıyor zaten sözlüğü vikipedi’ye çevirmeye gerek yok. Neyse karakterine gelecek olursak,ben bu adamın karakterine hayranım. Doğru bildiği şeyin peşini asla bırakmıyor. Uğrunda çekmediği çile kalmasa da doğruluğundan şaşmıyor. Bu adama servetler de verseniz ya da tam tersi işkenceler de yapsanız inanmadığı bir şeyi söyletemezsiniz yazdıramazsınız.derler ya kırılır ama yine de eğilmez. Tam olarak böyle işte. Ne arkadaşını ne de davasını satmaz. Satmak adamın lügatında yok bir kere.bunu mayıs 1944 zamanını incelediğimiz zaman fazlasıyla görüyoruz aslında.Aralarında atsız’ın da bulunduğu 35 kişi bu dönemde yargılanmıştı. İçlerinde Alparslan türkeş’in de bulunduğu 35 kişi aynı zamanda.davanın adı da ‘’Irkçılık-Turancılık Davası’’ Bu yargılanmada gördükleri muamele ise tabutluk adı verilen zindanda işkenceydi. Atsız tüm bu yaşadıklarına rağmen çizgisinden en ufak bir sapma yaşamadı.
Günümüzde bile hala adamı dinsiz olmasıyla yargılamaya çalışanlar var. İşte bunlar yaradanla kulun arasına bile girmeye çalışan kendini bilmez hadsizler. Atsız’ın şöyle de bir konuşması vardı ayrıca tam olarak nerde geçtiğini hatırlayamadığım. Diyor ki, Allah,din,peygamber bu kelimelerin çağrıştırdığı anlamlar çok kutsal,insanın çok üstünde şeyler bu yüzden günlük konuşmalara ve siyaset içinde bu kadar çok kullanılmasını doğru bulmuyorum. Tam olarak böyle değildi tabi söz ama aklımda kalanlar bunlar.
böyle insanlara hep saygı duymuşumdur.fikirlerini düşüncelerini seversiniz ya da sevmezsiniz o ayrı bir konu ama fikirlerini bu kadar inançlı ve bağlı bir insan saygıyı hak ediyor bence.
Bu girdiyi de Atsızın bir sözüyle bitirelim.
İlim ve hakikat, siyasetin oyuncağı olamaz. - 102türk kara kuvvetleri'nin kuruluşu atsız'ın araştırmalarından önce 1363 yılı olarak kabul ediliyordu. atsız'ın tarih araştırmaları sonrası türk kara kuvvetleri kurulış tarihini 209 olarak kabul etmiştir.
"bir müddetten beri, türk kara kuvvetleri'nin, yani daha gerçek anlamı ile türk ordusu'nun kuruluş tarihinin 1363 olduğu kabul edilerek, belirli günlerde, bu yıl başlangıç sayılmak suretiyle, törenler yapılmaktadır. türk ordusunun kuruluş tarihi 1363 olarak kabul edildiği takdirde, önce şu sorunun karşılığını bulmak gerekmektedir:
türk ordusu o tarihte kuruldu ise, ondan önceki büyük savaşlar, çok büyük stratejik hareketler ve taktik vuruşmalar kimin tarafından yapılmıştı? bu hareketleri yapanlar ve büyük imha savaşlarını kazananlar türk orduları değil mi idi? meselâ; 1071 malazgirt savaşı'nı türk ordusu değil de, çeteler mi yapıp kazanmıştı? yahut bu ordu türk devleti tarafından para ile tutulmuş yabancı askerler tarafından mı kurulmuştu? bunun gibi, 1040'ta dendanekan savaşı'nı, 1048 pasinler savaşı'nı; i. kılıç arslan, i. mesud, ii. kılıç arslan'ın haçlılarla yaptığı büyük meydan savaşlarını yapanlar türk orduları değil mi idi?
türk ordusu'nu 1363'te kurulmuş saymak, millî gururu inciten bir davranıştır. çünkü 1363'te kurulan türk kara ordusu değil, devşirmelerden meydana gelen bir iki muhafız bölüğüdür. osmanlı hanedanı zamanındaki büyük askerî hareketlerde bunların rolü cirimleri kadar olmuş, asıl savaşı tımarlılar, yani eskiden beri mevcut olan ordu yapmıştır.
1363'te kurulmuş ordu ile, yeni bir ordu düzeninden bahsedilmek isteniyorsa, yine yanlıştır. çünkü bu ordu xix. yüzyılda bizzat devlet tarafından kaldırılarak yenisi kurulmuş, hattâ balkan savaşı'ndan sonra almanya'dan getirilen öğretmenlere ve yeni teşkilâtla ordu, yeni baştan düzenlenmiştir. değişme burada da bitmemiştir. şimdiki ordumuzun eğitim, kuruluş, taktik, kıyafet, hattâ yürüyüş ve adım atış bakımından, millî mücadele'yi yapan orduya benzer tarafı kalmış mıdır?
böyle olduğu halde, bunlara, nasıl aynı ordunun türlü çağlardaki kademeleri diye bakıyorsak, 1363'ten önceki zamanların ordusuna da öyle bakmak gerekir ve gerçek de budur.
milâttan önce 220'den beri tarihî belgelerle bilinen ve tarihte birinci sınıf asker diye tanınan bir millet, 16 yüzyıl ordusu olmadan yaşayacak, sonra ancak 1363'te aklına gelerek bir kara ordusu kuracak, bu ordu da yeryüzünde türk kalmamış gibi, hep yabancılardan meydana getirilecek.
doğrusu söylenecek söz bulamıyorum.
bu hüküm, yurtta millî kültür yoksulluğunun derecesini gösteriyor. halbuki, millî şuurun ancak milli kültürle ayakta tutulacağı, artık dünyanın yuvarlaklığı kabilinden bir gerçektir. millî kültürün kaynağı ise okullardır, bazı derslerdir. bu derslerin başında türk dili ve türk tarihi gelir. millî eğitim bakanlığı, ilk okulların ikinci sınıfından başlayıp lisenin son sınıfını kadar sistemli bir türk tarihi dersi okutsa, çok yerinde bir harekette bulunmuş olurdu. başka milletlerin aydınlarındaki kendi tarihlerini biliş, itiraf etmek gerekir ki, her türlü takdirin üstündedir. bizim aydınlarımızın da o hale gelebilmesi, ancak, ders programlarının yeniden ayarlanması ile mümkün olabilir. kısacası, ilk ve orta öğretim, bir yandan millî şuur, bir yandan da atom çağı gereklerine göre ayarlanmalıdır.
lise öğreniminde tarihini iyi öğrenecek bir türk; atila'nın, kül tegin'in, çağrı beğ'in seferlerini; çengiz han'ın genç komutanı cebe'nin doğu avrupa'ya olan harika yürüyüşünü ve bu komutanların eşsiz disiplinini de iyi bilecektir.
o halde, türk ordusu ne zaman kuruldu?
bugünkü tarih bilgimize göre, ilk teşkilâtlı türk ordusu, milâttan önce 209'da tanrıkut mete (=motun) tarafından kurulmuş, verilen buyruğa kayıtsız-şartsız itaat esas kabul edilmiştir. ordu 10, 100, 1000 kişilik birliklere ayrılmıştır. mete de, uzak menzili bir yay icat etmiş, bu müthiş ordu sayesinde korâ'dan hazar'a kadar olan bölgeyi tek devlet halinde birleştirerek türk milletinin yaratıcısı olmuştur.
bundan sonraki bütün ordularımız tanrıkut ordusunun devamıdır. zaman zaman değişiklikler ve düzeltmeler yapılmış, fakat ruh ve temel aynı kalmıştır.
bu sebeple 1363 yılı türk kara kuvvetleri'nin, yani türk ordusu'nun kuruluş tarihi olamaz. bu tarihî gerçeği kabul etmeye mecburuz."
hüseyin nihal atsız, ötüken dergisi, sayı 4, 1973. - 103Ey sen ki kül ettin beni onmaz yakışınla,
Ey sen ki gönüller tutuşur her bakışınla!
Hançer gibi keskin ve çiçekler gibi ince
Çehren bana uğrunda ölüm hazzı verince
Gönlümdeki azgın devi rüzgarlara attım;
Gözlerle günah işlemenin zevkini tattım.
Gözler ki birer parçasıdır sende İlahın,
Gözler ki senin en katı zulmün ve silahın,
Vur şanlı silahınla gönül mülkü düzelsin;
Sen öldürüyorken de vururken de güzelsin!
-Atsız
Şöyle bir husus var: hem nazım hikmet olsun hem nihal atsız olsun hem de necip fazıl kısakürek olsun farklı siyasi gruplar tarafından ilahlaştırıp durmadan bir çatışma içine sokuluyor ki yaşamlarında da aslında birbirleri ile münakaşaları olmuş. Ancak olaya siyasi yönlerini ön planala çıkarmak suretiyle yaklaşmak yerine bu kişilerin şair ve aşık kişilerini ön plana çıkararak yaklaşsak emin olun ki çok daha farklı bir bakış açısı kazanabilirdik. Binaenaleyh, insanı insan yapan duygular nezdinde ilerlemek yerine beşeri çatışmalarımız ve barbarlığımızı baskın hale getirmemiz sonucu böyle değerli şairleri hem gereksiz övüp hem de gereksiz gömüyoruz. - 104Burada baş sağlığı, orada gözler aydın;
İki ayrı dünyada iki ayrı tören var.
TANRI katından gelen bir yüce buyruk üzre,
Aramızdan ansızın çadırını deren var.
Orada ecdat ruhu şâdümanhk içinde
Burada tamu içre gönüllerde boran var.
Eksilmiş bir yanımız: çarpılmış gibiyiz hep
TANRI korusun, sanki Bozkurtluğa kıran var.
Yukardan gök mü bastı; altta yer mi çöktü ne
Kimsede ağız, dil yok; gözleriyle soran var.
Buradan uğurlarken onu binlerce Bozkurt
Orada karşılayan binlerce Alp-Eren var.
O gün Tanndağı'nda tan ağırdığı çağda.
Dediler Oğuz Hanın otağına giren var.
Ve Tanrı Kut Mete'nin huzurunda Atsız'ı
Kür Şad'la Kül Tiğin le diz vururken gören var.
Töredir; konan göçer, doğan gün batar elbet
Tanrı zeval vermesin devlet, din ve KUR'AN var
Dayanılmaz olsa da Atsız'lığın acısı
Ulu Tanrı'ya şükür yine soy var. Turan var.
Niyazi yıldırım gençosmanoğlu - 105Aruz ve hece ölçüsünü beraber kullanabilen çok nadir şairlerdendir. 20. yy'ın en iyi aruz şairi olabilir.
Lakin ülkücü kısmına girmek istemiyorum çünkü o konuda ben de ona çok kırgınım..
İyi bir şair kötü bi fikir adamı kısacası. - ülkücü mü? :D
- Genelde onlara ü*kücü demeyi tercih ediyorum ajxh
- 106Düşüncelerine katılıp katılmamak kişiye kalmış ancak edebi yönüne laf edilmemesi gereken adam.
- 10742 sene önce bugün vefat eden yazar.
- 108milliyetçi biri olmama rağmen kendisine kanım hiçbir zaman ısınamadı. akılcı biri olmaktan çok fanatikliğe varan bir yanı olduğunu düşünüyorum. düşünce yapısı ve tarihe bakış açısı kendisine imkan verilse mensup olduğu toplumu ''başka'' bir hale sokacakmış gibi geliyor.
lakin üstlerde yer alan girdimde belirttiğim üzere adamın verdiği emeği göz ardı edemeyiz. araştırmacı yanı 100 üzerinden 101. - 109tam 113 yıl önce dünyaya gözlerini açan şair, yazar ve düşünür.
- 110Şiirlerini en çok sevdiğim ikinci şair... *
- 111"Öfkemin bir başka sebebi de bildiğin üzere memleketin durumu... gevşeklik, yumuşaklık ve hamakat devam ettikçe adeta hasta oluyorum. Böyle bir yerde robenson gibi yalnız yaşamalı ki sağlık durumum düzelsin. Yoksa bunca toplumsal alıklık içinde gürleyip gitmek işten bile değil."
- 112MHP ile ilgili çok doğru bir söylemi vardır;
Bizim Türkçü Gençlerin hep MHP'li oluşu iyi bir şey değil. İleride hepsi hayal kırıklığına uğrar ve çok şey kaybeder. - 113Atsız beğ.
Tüm romanlarını okumuş bir vatandaş olarak hem okuyun hem okumayın diyorum.
Okuyun çünkü sürüklüyor kitabı bırakamıyorsunuz.
Okumayın çünkü. Neyse spoiler vermeyim şimdi. - 114Bu gün yollanıyorken bir gurbete yeniden
Belki bir kişi bile gelmeyecektir bize.
Bir kemiğin ardında saatlerce yol giden
itler bile gülecek kimsesizliğimize..
Lisede bu dizesiyle tanıdığım ve çok sevdiğim bir yazar, şair - 115usta romancı,tarihçi ve iyi şair.
"geri dönen mektup" şiirini kendisi değil de attila ilhan yazmış olsaydı şuan herkes biliyor olurdu o şiiri. böyle de kıymet görmemiştir atsız'ın şiirleri. fikir olarak bana aşırı uç geliyor; fakat romancılığına hayranım. roman nasıl yazılmalıdır sorusunun cevabını vermiş her bir romanında.
türk tarihçiliğine yaptığı katkıları bilmeyenler lütfen öğrensinler diyerek kapatıyorum bu bahsi bugünlük.
ha bir de "mussolini'ye mektup" şiiri acayip hoşuma gidiyor :) ayar dolu :)
"bizim yanık fuzulimiz engin bir deniz
karşısında bir göl kalır sizin danteniz" - 116siyasi açıdan düşüncesi bana ters gelse de başarılı bir edebiyatçı olduğunu düşünüyorum. tüm eserlerini okumasam da bozkurtlar adlı kitabı ve birkaç şiirini okuyarak bu sonuca vardım.
- 117kendisine jakoben diyeni mi ararsın, içi boş diyeni mi ararsın.
45 kitap, 28 çeviri, 65 yayın, 1 ansiklopedi, sayısız dergi-gazete yazmış ve yüzlerce çocuk yetiştirmiştir hüseyin nihal atsız. 5.yy ila 12.yy arası türk tarih bilgilerinin neredeyse tamamı kendisinin eseridir. çanakkale savaşı ile bildiğimiz çoğu bilgiler kendisinin eseridir. vesair vesair...
pardon siz ne bok yapmıştınız ?
1 kitabınız var mı ?
uluslararası veya ulusal indekslere girmiş 1 yazınız var mı ?
(bkz: de sixtir lo) - www.exkutupsozluk.com/... pirinç kadar bilginle boyundan büyük konuşma .d
- devrim görünce irkilmişmiş bak bak. herkesi kendiniz gibi holigan mı zannediyorsunuz. niyet okumaktan fırsat kalırsa atsız'da okuyun sonra karar verisiniz neci olduğuna .d
- yazık...
- hahahahahahah stalinci gelmiş
- bak şimdi beni ırkçı ülkücü falan ilan eder düşüncesine katılmıyorum diye.
- 118Nerdeyse tüm romanlarını severek okuduğum yazar kişisi
- 119Ruh adam isimli kitabına başladığım ve kendisini ilk kez okuyacağım yazar. Göreyim seni atsız
- 120kendisinin benito mussolini'ye yazdığı davetiye şiiri okunmaya değer bir şiirdir.
"din arabın, hukuk sizin, harp türklüğündür.
açlar nasıl bir istekle koşarsa aşa
türk eri de öyle gider kanlı savaşa." - 121Çoluk çocuğun ağzına meze olamayacak kadar iyi bir tarihçi ve edebiyatçıdır.
- 122Gün, senden ışık alsa da bir renge bürünse;
Ay, secde edip çehrene, yerlerde sürünse;
Her şey silinip kayboluyorken nazarımdan,
Yalnız o yeşil gözlerinin nuru görünse...
......
Gözler ki birer parçasıdır sende ilahın
Gözler ki senin en katı zulmün ve silahın
Vur şanlı silahınla gönül mülkü düzelsin
Sen vururken de öldürürken de güzelsin
Saygıyla anıyoruz