kayıt

hüseyin nihal atsız

  1. 51
    Sevda gibi bir gizli emel ruhuna sinmiş;
    Bir haz ki hayalden bile üstün ve derinmiş.
    Gökten gelerek gönlüne rüzgar gibi inmiş,
    Bir sır ki bu,ölsen bile açamazsın...

    Anlatması imkansız olan öyle bir an ki,
    Hülyadaki ses varlığının gayesi sanki...
    Bak emrediyor:Daldığın alemden uyan ki,
    Mutlak seveceksin beni, bundan kaçamazsın...

    Kalbin benim olsun diyorum,çünkü mukadder...
    Cismin sana yetmez mi? Çabuk kalbini sök,ver!
    Yoktur öte alemde de kurtulmaya bir yer!
    Mutlak seveceksin beni,bundan kaçamazsın...

    Ram ol bana,ruhun yeni bir aleme girsin...
    Yazmış kaderin:Aşkıma ömrünce esirsin!
    Aklınla,şuurunla,hayalinle bilirsin.
    Mutlak seveceksin beni,bundan kaçamazsın...
  2. 52
    Bozkurtlar ölüyor ve diriliyor isimli iki meşhur kitabın, meşhur yazarı.

    uçmaklarda uçsun büyük türkçü yazar, kişilik.

    (bkz: atsız ata)
  3. 53
    büyük türk tarihçi, türkolog, yazar ve şair.

    ideolojisinden önce çok ince ruhlu bir edebiyat insanı. özellikle yazdığı şiirler onun nasıl bir ruha sahip olduğunun göstergesi.

    çok büyük bir de dava adamı. birlikte yola çıktığı çoğu insan onu zorlukta yarı yolda bırakmasına rağmen o davasından vazgeçmemiştir.

    "...
    Sen gurbette kalırsan, ben ölürsem ne çıkar?
    Ruhlarımız buluşur elbet Tanrıdağında."

  4. 54
    usta romancı,tarihçi ve iyi şair.
    "geri dönen mektup" şiirini kendisi değil de attila ilhan yazmış olsaydı şuan herkes biliyor olurdu o şiiri. böyle de kıymet görmemiştir atsız'ın şiirleri. fikir olarak bana aşırı uç geliyor; fakat romancılığına hayranım. roman nasıl yazılmalıdır sorusunun cevabını vermiş her bir romanında.
    türk tarihçiliğine yaptığı katkıları bilmeyenler lütfen öğrensinler diyerek kapatıyorum bu bahsi bugünlük.

    ha bir de "mussolini'ye mektup" şiiri acayip hoşuma gidiyor :) ayar dolu :)

    "bizim yanık fuzulimiz engin bir deniz
    karşısında bir göl kalır sizin danteniz"
  5. 55
    sağlam bir edebi yönü olan başarılı tarihçi. onun haricinde karaktersiz, tiksinç bir insan.
  6. 56
    Bozkurtlar diriliyor ve deli kurt adlı kitaplarına bayıldığım yazar, şair. Sırada ruh adam var.

    Fikirleri biraz abartılı gelebilir ama cidden akıcı yazıyor.
  7. 57
    Bozkurtlar kitabı yıllardır tek cilt olarak satılıyor, o romanda tanıdım yazarı ve o romanda hayran kaldım hayal gücüne.
  8. 58
    "Sevda gibi bir gizli emel ruhuna sinmiş;
    Bir haz ki hayalden bile üstün ve derinmiş.
    Gökten gelerek gönlüne rüzgar gibi inmiş,
    Bir sır ki bu, ölsen bile açamazsın...

    .....

    Ram ol bana, ruhun yeni bir aleme girsin...
    Yazmış kaderin: Aşkıma ömrünce esirsin!
    Aklınla, şuurunla, hayalinle bilirsin.
    Mutlak seveceksin beni,bundan kaçamazsın..."
  9. 59
    (bkz: kafatası )
  10. 60
    oğkuna yazdığı mektup

    yağmur oğlum!

    bugün tam bir buçuk yaşındasın. vasiyetnameyi bitirdim, kapatıyorum. sana bir resmimi yadigar olarak bırakıyorum. öğütlerimi tut, iyi bir türk ol.
    komunizm bize düşman bir meslektir. bunu iyi belle. yahudiler bütün milletlerin gizli düşmanıdır. ruslar, çinliler, acemler, yunanlılar tarihi düşmanlarımızdır.
    bulgarlar, almanlar, italyanlar, ingilizler, fransızlar, araplar, sırplar, hırvatlar, ispanyollar, portekizliler, romenler yeni düşmanlarımızdır.
    japonlar, afganlılar ve amerikalılar yarınki düşmanlarımızdır.
    ermeniler, kürtler, çerkezler, abazalar, boşnaklar, arnavutlar, pomaklar, lazlar, lezgiler, gürcüler, çeçenler içer(de)ki düşmanlarımızdır.
    bu kadar çok düşmanla çarpışmak için iyi hazırlanmalı.
    tanrı yardımcın olsun!
  11. 61
    Sonbahardı... Seninle geçiyorduk o yoldan;
    Topraklardan, havadan bir hüzün taşıyordu.
    Bize yaklaşıyordu.
    Gönlümüzde yepyeni bir duygu yaşıyordu.
    Rüzgarların değildi bu musiki, bu hüzün;
    Hatırladın değil mi? Kuşlar ağlaşıyordu...
    Havada bir serinlik...
    Tatlı bir hayal gibi...
    Toprak nasıl meçhuldü tıpkı istikbal gibi?
    O gün tabiat başka bir türlü yaşıyordu.
    Kalbin acı, gözlerin yaşla dolmuştu senin;
    Yapraklar gibi yere dökülüyordu senin;
    O nağme mesafeyi, zaman aşıyordu.
    O bir beste değildi: Kuşlar ağlaşıyordu.
    En hazin şey muhakkak öksüz kalan ocaktır.
    Bu ocak hüzünlerle dolup boşalacaktır.
    Eski bir sonbaharı, küçük kuşları anmak
    Belki veda etmektir sana birkaç satırla...
    Yine bir sonbaharda ordan yalnız geçersen
    Beraber geçtiğimiz serin günü hatırla!..
  12. 62
    özellikle lise ikinci sınıfta kendisini çok sever, sayardım. bozkurtların ölümü ve bozkurtlar diriliyor adlı kitabını soluksuz okumuştum. hala da öneririm. romanın akıcılığı,dili vs. on numara.

    türkçülük tavan yapmış bende o zamanlar... ziya gökalp/ türkçülüğün esasları falan okuyacak kadar. halbuki okumayı denedim bir şey anlamadım. beni aşmıştı o zaman o ifadeler vs.

    edit: bu giri baya bir kesilmiştir.
  13. 63
    Komünist devlet kurulamaz demiş doğrudur çünkü komünizm sınırları reddeder sosyalist devlet vardır
    • Çin..
      Konuşturma beni illa diyosun ki konuş ..önce bi tart bi ele ondan sonra yap..
  14. 64
    aşırı uç yazar.

    ideoloji lideri.

    bir çok kısasta katılsam da aşırı katı olması düşündürücü. özellikle makalelerinden 3'üncüsünde insanı robotlaştırma girişimine başvurmuş diyebilirim. insanların karşılıklı çıkar ilişkisi olabilir bunu iyi bir şekilde analiz etmek yeryüzünde daha iyi bir kalıcı durum yaratabilir. durduk yere kanada'lıya sen türk değilsin diyerek saldırmak ahmakça.
  15. 65
    vaktiyle bir atsız varmış derseler ne hoş
    anılmakla hangi ruh olmaz ki sarhoş.

    atsız ata.
  16. 66
    neden bilmiyorum lakin bu adamı okuyan, düşüncesini savunan insanları zerre ciddiye alamıyorum.

    hele ki bir de her siyasi tartışmanın içinde bu adamın yazdıklarından veya düşüncelerinden alıntı yapan gerizekalılar var ki, onlar ciddi manada komikler bence.

    ömrü hayatı boyunca tek bir kaynağı okuyup, okuduğu her şeyi soruşturmadan/sorgulamadan doğru kabul eden insanları sevmiyorum, sevemiyorum. ve genelde bu adamın takipçileri hep bu şekilde.

    ayrıca (bkz: kafatasçılık)
  17. 67
    bir arkadaşım bunu baya savundu falan. çocuğa baktım diyecek bir şey bulamadım. gerçekten çok yazık. üç günlük dünyayı bu tarz şeylerle harcamamalı insan.
  18. 68
    www.youtube.com/...
  19. 69
    (bkz: tanrı türkü korusun)
  20. 70
    aşırı ırkçı,tepeden inme Türk duzeni hayrani, Jakoben sair/yazar.
  21. 71
    şimdi yine bık bık ediceksiniz ancak yürüyen içiboş faşonun tekidir.
    pabucumun insan olmayı becerememişi.
    • faşist ne demek?
  22. 72
    siyasi açıdan düşüncesi bana ters gelse de başarılı bir edebiyatçı olduğunu düşünüyorum. tüm eserlerini okumasam da bozkurtlar adlı kitabı ve birkaç şiirini okuyarak bu sonuca vardım.
  23. 73
    kendisine jakoben diyeni mi ararsın, içi boş diyeni mi ararsın.

    45 kitap, 28 çeviri, 65 yayın, 1 ansiklopedi, sayısız dergi-gazete yazmış ve yüzlerce çocuk yetiştirmiştir hüseyin nihal atsız. 5.yy ila 12.yy arası türk tarih bilgilerinin neredeyse tamamı kendisinin eseridir. çanakkale savaşı ile bildiğimiz çoğu bilgiler kendisinin eseridir. vesair vesair...

    pardon siz ne bok yapmıştınız ?
    1 kitabınız var mı ?
    uluslararası veya ulusal indekslere girmiş 1 yazınız var mı ?

    (bkz: de sixtir lo)
    • www.exkutupsozluk.com/... pirinç kadar bilginle boyundan büyük konuşma .d
    • devrim görünce irkilmişmiş bak bak. herkesi kendiniz gibi holigan mı zannediyorsunuz. niyet okumaktan fırsat kalırsa atsız'da okuyun sonra karar verisiniz neci olduğuna .d
    • yazık...
    • hahahahahahah stalinci gelmiş
    • bak şimdi beni ırkçı ülkücü falan ilan eder düşüncesine katılmıyorum diye.
  24. 74
    kendisi ile hiçbir zaman yıldızım barışamadı. kendisi kadar radikal olamam. lakin adam uğraş vermiş, çalışmış. bizler gibi klavye yazarı değil yani.

    he kimin umrunda kimsenin.
  25. 75
    türk kara kuvvetleri'nin kuruluşu atsız'ın araştırmalarından önce 1363 yılı olarak kabul ediliyordu. atsız'ın tarih araştırmaları sonrası türk kara kuvvetleri kurulış tarihini 209 olarak kabul etmiştir.

    "bir müddetten beri, türk kara kuvvetleri'nin, yani daha gerçek anlamı ile türk ordusu'nun kuruluş tarihinin 1363 olduğu kabul edilerek, belirli günlerde, bu yıl başlangıç sayılmak suretiyle, törenler yapılmaktadır. türk ordusunun kuruluş tarihi 1363 olarak kabul edildiği takdirde, önce şu sorunun karşılığını bulmak gerekmektedir:

    türk ordusu o tarihte kuruldu ise, ondan önceki büyük savaşlar, çok büyük stratejik hareketler ve taktik vuruşmalar kimin tarafından yapılmıştı? bu hareketleri yapanlar ve büyük imha savaşlarını kazananlar türk orduları değil mi idi? meselâ; 1071 malazgirt savaşı'nı türk ordusu değil de, çeteler mi yapıp kazanmıştı? yahut bu ordu türk devleti tarafından para ile tutulmuş yabancı askerler tarafından mı kurulmuştu? bunun gibi, 1040'ta dendanekan savaşı'nı, 1048 pasinler savaşı'nı; i. kılıç arslan, i. mesud, ii. kılıç arslan'ın haçlılarla yaptığı büyük meydan savaşlarını yapanlar türk orduları değil mi idi?

    türk ordusu'nu 1363'te kurulmuş saymak, millî gururu inciten bir davranıştır. çünkü 1363'te kurulan türk kara ordusu değil, devşirmelerden meydana gelen bir iki muhafız bölüğüdür. osmanlı hanedanı zamanındaki büyük askerî hareketlerde bunların rolü cirimleri kadar olmuş, asıl savaşı tımarlılar, yani eskiden beri mevcut olan ordu yapmıştır.

    1363'te kurulmuş ordu ile, yeni bir ordu düzeninden bahsedilmek isteniyorsa, yine yanlıştır. çünkü bu ordu xix. yüzyılda bizzat devlet tarafından kaldırılarak yenisi kurulmuş, hattâ balkan savaşı'ndan sonra almanya'dan getirilen öğretmenlere ve yeni teşkilâtla ordu, yeni baştan düzenlenmiştir. değişme burada da bitmemiştir. şimdiki ordumuzun eğitim, kuruluş, taktik, kıyafet, hattâ yürüyüş ve adım atış bakımından, millî mücadele'yi yapan orduya benzer tarafı kalmış mıdır?

    böyle olduğu halde, bunlara, nasıl aynı ordunun türlü çağlardaki kademeleri diye bakıyorsak, 1363'ten önceki zamanların ordusuna da öyle bakmak gerekir ve gerçek de budur.

    milâttan önce 220'den beri tarihî belgelerle bilinen ve tarihte birinci sınıf asker diye tanınan bir millet, 16 yüzyıl ordusu olmadan yaşayacak, sonra ancak 1363'te aklına gelerek bir kara ordusu kuracak, bu ordu da yeryüzünde türk kalmamış gibi, hep yabancılardan meydana getirilecek.

    doğrusu söylenecek söz bulamıyorum.

    bu hüküm, yurtta millî kültür yoksulluğunun derecesini gösteriyor. halbuki, millî şuurun ancak milli kültürle ayakta tutulacağı, artık dünyanın yuvarlaklığı kabilinden bir gerçektir. millî kültürün kaynağı ise okullardır, bazı derslerdir. bu derslerin başında türk dili ve türk tarihi gelir. millî eğitim bakanlığı, ilk okulların ikinci sınıfından başlayıp lisenin son sınıfını kadar sistemli bir türk tarihi dersi okutsa, çok yerinde bir harekette bulunmuş olurdu. başka milletlerin aydınlarındaki kendi tarihlerini biliş, itiraf etmek gerekir ki, her türlü takdirin üstündedir. bizim aydınlarımızın da o hale gelebilmesi, ancak, ders programlarının yeniden ayarlanması ile mümkün olabilir. kısacası, ilk ve orta öğretim, bir yandan millî şuur, bir yandan da atom çağı gereklerine göre ayarlanmalıdır.

    lise öğreniminde tarihini iyi öğrenecek bir türk; atila'nın, kül tegin'in, çağrı beğ'in seferlerini; çengiz han'ın genç komutanı cebe'nin doğu avrupa'ya olan harika yürüyüşünü ve bu komutanların eşsiz disiplinini de iyi bilecektir.

    o halde, türk ordusu ne zaman kuruldu?

    bugünkü tarih bilgimize göre, ilk teşkilâtlı türk ordusu, milâttan önce 209'da tanrıkut mete (=motun) tarafından kurulmuş, verilen buyruğa kayıtsız-şartsız itaat esas kabul edilmiştir. ordu 10, 100, 1000 kişilik birliklere ayrılmıştır. mete de, uzak menzili bir yay icat etmiş, bu müthiş ordu sayesinde korâ'dan hazar'a kadar olan bölgeyi tek devlet halinde birleştirerek türk milletinin yaratıcısı olmuştur.

    bundan sonraki bütün ordularımız tanrıkut ordusunun devamıdır. zaman zaman değişiklikler ve düzeltmeler yapılmış, fakat ruh ve temel aynı kalmıştır.

    bu sebeple 1363 yılı türk kara kuvvetleri'nin, yani türk ordusu'nun kuruluş tarihi olamaz. bu tarihî gerçeği kabul etmeye mecburuz."

    hüseyin nihal atsız, ötüken dergisi, sayı 4, 1973.