eskişehirspor
- 14bu sene küme düşmesi muhtemel takım. olsun, 3ç ligde ünyesporla oynadığımız maçlarda yediğim köftenin tadı hep başkaydı zaten.
- 15Bu takım cidden toplama mı? Hepsi mi beceriksiz?
6 maçın 6'sını da beceriksizce oynar mı bir takım ya hu?
Silkelenip acilen kendilerine gelmeleri gerek. - şşş diyecektim ki son cümle sonuna kadar +1 :(
- Nefret ediyorum an itibari ile takımından.
- sevinmek için sevmedik lay lay laylay
- Küme düşün de görürüm seni djdjsjsje.
- geçen sene düştük zaten :(
- 1655 yaşına giren efsane. dahilinde yer alabildiğim her anında büyük mutluluk, tutku ve heyecan taşıdığım. tarihinin büyük diliminde başarılı olamayan ama kitleleri peşinde sürükleyen anadolu yıldızı. dededen toruna, yaşamdan toprağa kadar sürecek bir gaye.
çok yaşa!
sk out. - 17aslında bu yazının yazılış amacı 60lı ve 70li yıllarda türk futbolunun geçirdiği değişimlerin eskişehirspor üzerinden yorumunu ortaya koymak ve böylece bugün, her fırsatta "biz büyüğüz" laflarını dillerinden düşürmeyen malum kulüplerin bulundukları noktaya nasıl geldikleri sorusuna cevap bulabilmektir.
peşinen not: bu girdi zaman zaman alabildiğine öznel olmasına rağmen kimseyi incitmek ya da kimseyi zan altında bırakmak amacı gütmemektedir.
(kaynak: www.eskisehirspor.com/...)
1965 yılında akademi gençlikspor, yıldıztepespor ve idmanyurdu gençlikspor'un birleşmesiyle kurulan eskişehirspor, renklerini dönemin fransa şampiyonu rennes takımından almıştır.
eskişehirspor ismini markalaştıran, başarıyı getiren en önemli detay; tüm oyuncularının eskişehir'li oluşuydu. manevi değerleri birdi oyuncuların; sahaya çıktıklarında uğrunda terledikleri gaye tekti: eskişehir'in ve dolayısıyla anadolunun ( şimdi olduğu gibi, o zamanlarda da ülkede futbol istanbul takımlarının tekelindeydi.) gücünü tüm ülkeye göstermek...
1965-1966 sezonunda dönemin türkiye 2. liginde şampiyon olup 1. lige yani süper lige çıktı. böylece, böyle bir olay dünya futbol tarihinde 2. kez gerçekleşmiş oldu. (kurulduğu yıl şampiyon olma olayı.)
eskişehir'de futbol, hiçbir zaman, asla sadece futbol değildi. az önce de dediğim gibi, futbolcuların saha da tek bir amacı vardı... eskişehir halkı da futbolcuların bu amacına ortak olmuştu... onlar asla seyirci olmayı kendilerine yakıştıramadılar, onlarınki daha başka bir şeydi: onlar 'taraftar'dı... bir taraf seçmişlerdi ve bir takım şovlarla, tezahüratlarla hemtaraf oldukları takımı maç içerisinde motive ediyor, ateşliyorlardı. böylece türk futboluna tribün kavramını sokmuş oldular. daha sonraları bu taraf seçimi mevzusu; şimdi kendilerini, kendi kendilerine büyük adleden takımların **** seyircileri tarafından, giderek benimsendi.
deyim yerindeyse, süper ligdeki ısınma turlarını oldukça iyi geçirmişti eskişehirspor, 70li yıllara gelindiğinde artık 'es'meye tamamen hazırdı. o yıllarda göztepe'yle birlikte, çeşitli ayak oyunlarıyla şampiyonlukları elinden alınmıştı. yine de eskişehirspor taraftarının sesi ülkenin sınırlarını aşıp avrupada yankılanmıştı bir dönem.
(bkz: avrupa fuar şehirleri kupası)
(bkz: uefa avrupa ligi)
hatta bu dönemde, bir ispanyol boğasını bile dize getirmiştir. sevilla'dan bahsediyorum. ilk maç ispanya'da 1-0 yenilmiştir eskişehir. 2. maç, eskişehir'dedir. dakikalar 79'u gösterirken sevilla eskişehir'de öne geçiyor... es es'in turu geçmesi için 10 dakikada 3 gol bulması lazım ki karşısındaki de sevilla... ne mi oluyor... prof. dr. fethi heper'in (dikkat edin sadece adını yazmıyorum!) attığı 3 golle eskişehirspor sevilla'yı kupadan eliyor. bir sonraki turda twente'ye iki maçta da elenerek kupaya veda ediyor.
satır arasında belirtmekte fayda var. 69-70 ve 71-72 sezonlarında gol kralı olan fethi heper, dünya tarihini bilemeceğim ama türkiye'deki tek prof. dr. ünvanına sahip olan futbolcudur.
her neyse... artık istanbul takımlarını iyiden iyiye ürküten, sindiren eskişehirspor'u zayıflatmak için yeni bir bizans oyunu oynanıyor; 2 puanlık sistem terk edilerek 3 puanlık sisteme geçiliyor... buraya kadar sıkıntı yok. asıl sıkıntı maç günü gelirlerinde... o zamanlar maçı kazanan takım (içerde ya da dışarda fark etmez) maç günü gelirlerinin tamamını alırdı, takımların berabere kalması durumundaysa bu gelir iki takım arasında paylaşılırdı. 3'lük sisteme geçilmesiyle birlikte bu sistemde terk edildi ve sözünü ettiğim gelir, her şart altında, ev sahibi takıma bahşedildi. böylece devletten kendilerine hibe ettirdikleri büyük stadlara sahip büyük(!) takımlar * maddi açıdan bir adım öne geçmiş oldu.
işte bu değişiklikler ve hakemlerin yanlı yönetimi sayesinde, istanbul tekeline ciddi tehdit unsuru olan eskişehirspor, hem maddi hem de sportif anlamda zayıflatılmış ve nihayetinde alt kümeye postalanmıştır.
alt kümede dinlenip, kendini toplayıp tekrar ait olduğu yere dönen eskişehirspor, bu defa yönetimsel beceriksizliklerin kurbanı oldu ve kısa süre sonra dibe doğru olan ve uzun sürecek yolculuğuna çıktı.
işte bu dönemde, bütün bir şehir "yaptıklarımız, yapacaklarımızın teminatıdır" diyerek tekrar eski günlerine dönmeyi sabırla, özveriyle bekledi... sabreden derviş muradına erermiş ya... 12 yıl süren bu bekleyiş sonrasında eskişehirspor tekrar ait olduğu yere geldi ve macerasına kaldığı yerden devam etmeye başladı.
henüz bu sezon başında uefa avrupa ligi elemelerinde eskişehirspor olympique de marseille ile eşleştiğinde adamlar "size 3 sokup 5 çıkaracak" diyen malum takım taraftarlarının, bugünlerde "avrupa sahnesinde ismine bakmadan türk takımını desteklerim" tarzındaki yaklaşımlarını da eğlenerek izlemekteyiz. eksik olmasın onlar.
not:
eskişehirspor 1 - 1 olympique de marseille
olympique de marseille 3 - 0 eskişehirspor
sonuçlarıyla eskişehirspor elenmiştir.
kendini süper lig sahnesine atan yeni nesil eskişehirspor taraftarı; tribünleri, babalarının bıraktığı yerde görünce bayrağı eline alıp koşmaya başladı... hemen örnek vermek gerekirse; bugün başta beşiktaş'ın taraftar grubu çarşı olmak üzere bilumum kendini büyük adleden takım taraftarının dalga geçtiği bandoeses. bandonun tribüne katacağı coşkuyu gören mudanya belediyesinin bando takımı bursaspor maçlarında boy göstermeye başladı. (belirtmekte fayda var: bandoeses hiçbir kurum veya kuruluşa bağlı bir oluşum değildir.) diyeceğim o ki; bugün bursa, yarın diğerleri...
yanlış anlaşılmasın; biz bulduk sadece biz kullanacağız gibi bir tezi savunmuyorum aksine, bu tip güzel şeylerin yaygınlaşmasından yanayım.
kendilerini büyük olarak niteleyen takımların **** kendilerini büyük olarak niteleyen taraftarları **** bize laf atarken nasıl ve ne şekilde büyüdüklerini unutmasınlar.
ders bitti. dağılabilirsiniz! - 18dedelerimizden babalarımıza,babalarımızdan bizlere miras kalandır.inşallah bizlerden gelecek nesillere,neferlere miras el değiştirecek,tribünde söylenen şarkılar hiç susmadan söylenecek asırlar boyu sürecek.
sevinmek için sevmiyoruz kumanda taraftarı olmayı kabullenmiyoruz her hafta statlarda oluyoruz hatta tuttuğunuz takımların maçlarına sizden fazla deplaseye geliyoruz.
umarım bir gün herkes kendi şehrinin takımını tutar da türk futbolu istenilen seviyeye gelir.tüm adaletsizlikler baskılar kırılır.
sermayenin futboluna değil de duygusallığın futboluna kanalım :) - 1919 Haziran 1965
Bugün 54 yaşında.
Yaşa var ol. - küme düşecek bu sezon, çokta umursama...^^
- Boş yapma ^^
- 2034 hafta, yaklaşık 390 gün sonra lig maçı kazanan efsane.
şimdi schalke düşünsün amk. - 21Taraftarı olmasa amatöre değil uzay boşluğuna giderdi. Çok şükür beterin beterin görmedik.
Ancak bundan sonrası için planlama , mali nizam ve esaslı yönetim şart.
Seviyoruz, meftunuyuz. Çıkamıyoruz menzilinden. - 2255. yılını kutladığım onurlu, gururlu spor kulübü. elbet bir gün yiyicilerin elinden kurtulup eski günlerine geri dönecektir.
kader ortağı denebilecek yeşil ve kan kırmızı semtten sevgilerle! - 23Yine kaybedendir. Olsun böyle sevdik seni.