76
ayak masajınızı kendinize yapmaktır. ne yapanınız vardır ne yapacağınız...
77
Sanırım;
derse girerken zil sesinin açık olması seni rahatsız etmiyor ise yalnızsın arkadaş.
Evde tek başına yaşıyorsan ve haftalardır kapın çalmıyorsa yalnızsın arkadaş.
Gecenin bu saatinde hala uyumayip yalnızlığını bir sözlüğe anlatiyorsan yalnızsın arkadaş.
Çift kişilik yatağında tek yatiyorsan yalnızsın arkadaş.
Evinde neşe yoksa, ışıklar yanıp sönmüyorsa, televizyonun sesi başka odadan yükselmiyorsa yalnızsın arkadaş.
Sürekli dışarı çıkıp birileriyle tanışmak istiyorsan yalnızsın arkadaş.
Hiç tanımadığın insanlara bile en büyük sırlarını verebiliyorsan yalnızsın arkadaş.
Birileriyle konuşurken heyecanlaniyorsan yalnızsın arkadaş.
Yalnız olduğunda arayabilecegin 3 4 kişi yoksa yalnızsın arkadaş.
Eğer ki yalnızsan, yanmışsın arkadaş.
78
ibrahim tatlıses' te çelişki bulan şeydir.
(bkz: yalnızım dostlarıma yalnızım şimdi)**
79
sabahlara kadar mesajlaşmamak ve bi yerini devirip erken saatte fosur fosur uyumaktır.
81
tercih edilmişse güzeldir.
82
...
Şimdi hülyaya gömülmüş ölüyüm;
Ne gelen var, ne giden var, ne soran.
Iztırap yaylasıyım gam çölüyüm;
Esiyor sadece gönlümde boran.
Bir hayal alemi ardında; uzak,
Sisli iklimlere sürdüm, gittim.
Varlığım burda sönüp kaybolacak...
Belki ben şimdiden öldüm... Bittim...
HÜSEYİN NİHAL ATSIZ
83
lanetlenmektir. bir de toplum tarafından itilmek vardır. ondan bir bok olmayacağını anladıklarında yaparlar bunu. oysa sadece kendileri gibi olmak istememiştir.sorsan, kendi gibi olmak da istememiştir. başka bir şey olmak istiyordur. yorgundur insan olmaktan. lanetlenmiştir. o geldiği zaman daha dikkatli konuşur insanlar. kelimelerini sakınırlar. erkekler kadınlarına daha sıkı sarılır. nedendir bilmem. birayı yine mi çok kaçırmıştır.
84
bireyin yakınında iç dünyasını paylaşabileceği kişi ya da kişileri bulamadığı zamanlarda yaşanan bir duygu.
86
çoğu erkek için internet tarayıcı geçmişini aylarca silmemektir...
87
en iyi sairler bilir ve zannedersem bu yuzden en iyi, siirlerle anlatilir.
soyleki:
ne yanar kimse bana atesi dilden ozge
ne acar kimse kapimi badi sabadan gayri.
Fuzuli
(bana, benden baska kimse acimaz, kapimida zaten ruzgardan baska acan olmaz)
gozlerimde pariltisi bakir bir tasin
kulaklarim komsularin ayak sesinde
varsin gene bir yudum su veren olmasin
bas ucumda biri bana su yok desinde
kemalettin kamu
garibim, her taraf bana yabancı,
dertliyim çekinme, doldur be hancı!
ilk önce kımıldar hafif bir sancı,
ayrılık sonradan kor yavaş yavaş...
bende bir resmi var yarısı yırtık,
on yıldır evimin kapısı örtük...
garip birde sarhoş oldu mu artık
bütün sırlarını der yavaş yavaş...
işte hancı! ben her zaman böyleyim,
öteyi ne sen sor ne ben söyleyim?
kaldır artık, boş kadehi neyleyim?
şu benim hesabı gör yavaş yavaş..
bekir sitki taranci
dimezler kalmasin kendi basina
gardasdan fayda yok hem gardasina
olursem aldanma ilin dasina
bilirse gabrimi bir gazan bilir
silleli asik fuzuli
88
ilber ortaylının bakışıdır.
webtv.hurriyet.com.tr/...
89
''yalnızlık, gece ayazında sabaha kadar beklemek gibidir.
ısınmak için güneşin doğmasını beklersin ama o güneş hiçbir zaman doğmaz.''
(bkz: leyla ile mecnun)
90
33.media.tumblr.com/...
şu üstteki gif içimi acıttı. zordur, çok zor. zaten gif'in üstüne söylenebilecek bir şey yok.
91
eğer yaşam tarzı haline getirildiyse; muazzam derecede imrenilen şeydir.
eğer durum ise; iç organları alınmış insan gibidir.
92
bir kadın düşlüyorum hep.
beni kavgalarımdan çekip alacak,
kısa saçlı kafamı göğsüne bastırıp,
her deliliğimi yaşamama bağlayacak,
dengesizliklerimden keyif alacak bir kadın,
güzel kokacak. teni mezarım olacak bir kadın. gamzesi olacak.. dudakları güzel,
öleceğim onda. nefesim kesilecek. kalbim duracak. topuklarını okşayıp. sırtını öpeceğim.
ellerini koklayacağım. parmaklarını öpüp, saçlarını okşayacağım..
bir kadın sadece. bu kadar çok dişi varken evrende, benim istediğim, arzuladığım, sadece bir kadın.
arınmış olacak tüm insani hırs ve bencilliklerden
konu ben olduğumda, yok sayacak her şeyi. gerekirse kendini. bir kadın sadece.
derdimin dermanı o çünkü. ruhumun ilacı o
ben onun ruhuna ve tenine girdiğimde, orada kalacağım.
bir daha incinmeyecek ruhum. kırılmayacak kemiklerim. etlerim dökülmeyecek.
gözlerim açılmayacak sonuna kadar. yumacağım.. ve öylece kalacağım. o'nda.
-zaman benim. geleceğe düşüyorum...
-inancım yok artık. tanrı sanırım beni yanlış anladı.
-bu kadar çok yaşamayı isterken, nedir bu ölüm sevdam. bilmiyorum. benim cehennemim de bu olsa gerek.
-"başkaları cehennemdir" demiş üstad. yanılıyor. başkaları kabir azabıdır. diş ağrısıdır. doğum sancısıdır.
-kedinin oynayıp da karman çorman ettiği bir yumağım lütfen ucumu bul ve sök beni!!
-zaman akıp geçiyor. ve ben hala önümden akıp geçen zamanla elimi yüzümü yıkayamıyorum.
-sigarayı günde 2 pakete çıkardım. elimden gelse, ekmeğin arasına azık ederim.
-şimdi yastığa kafamı koysam, geceye kadar uyurum. çok mutsuz olduğumdan olsa gerek. ya da çok yorgun. bilmiyorum.
-uykuya doymadan öleceğim ben. gözlerim şiş olacak yeniden dirildiğimde.
-kendime ait en sevdiğim özelliğim çok mutsuz olduğumda güzel şeyler yazmam olsa gerek.
-hep mutsuz olmalıyım sanırım. mutsuzken daha çok seviyorum kendimi. gözlerimden öpüyorum çaktırmadan.
elimden tutup sinemaya götürüyorum. geçenlerde bir pantolon hediye ettim kendime. sanırım şizofrenim.
-birazdan bir kase yoğurt yiyeceğim.
-çevremde, yapmam gereken şeyleri söyleyen o kadar çok insan var ki, bir tanesi bile ne yapmayı istediğimi sormuyor. annem bile.
-akşam bir filme gitmek istiyorum. tek başıma. mısırımı alıp da. gece de rakı içmek istiyorum. yine tek başıma. mum ışığı altında teoman dinleyerek
-bence sizde yapmalısınız.
-ölümü çok merak ediyorum. ölene kadar ne olduğunu bilemeyeceğim ama.
-öpüşmeyi çok seviyorum. mucizevi geliyor bana.
-özlediğim tek bir insan yok. bir sürü insan bıraktım geçmişimde...
-zihnimden geçenlere yetişemiyorum.
-bir zamanlar sevdiğim kadının gecenin bir yarısı avuç içlerine bastırdığımda pilli bebekler gibi "ı love you" demişti.
belki size çok aptalca gelecek, bilmiyorum. ama ben bayılmıştım.
-teoman'ı çok seviyorum. şarkı sözleri müthiş şiirler gibi geliyor bana.
-itiraf edecek bir şey yok aslında.
-hayat bir iftira gibi yapışmışken yakama.
-bilmiyorum.
-varlıkla yokluk arası bir şey işte.
-belki emeklemeden yürümüşüm.bilmiyorum.
-ve avuç içlerim soyuk.
-sanırım yaşıyorum. çünkü hala kanıyor bedenim.
-sanırım ölüyüm. hala mezarda gibiyim.
-sanırım can çekişiyorum. hala ve hala ölemedim bir türlü.
-bilmiyorum.
-ölüm-kalım meselesine döndü varoluşum.
-zaman denen kavrama hapsoldum.
-çıkışım geçmişte kaldı.
-ilk önce beynim çürüsün isterdim oysa.
-tüm sanatlar ilhamını ölümden alır derler.
-ben yaşamdan besleniyorum. vitamin eksikliğimin nedeni bu.
-içerimde bu kadar çok gurur ne ara gelip de yerleşti. haberim yok.
-savaşta atını gereksiz yere yoran bir savaşçının acemiliği var ruhumda.
-ben kendimi yordum.
-tüm kadınların bana bir seviş ve sevişme borçlu olduğunu inandım hep.
-nasıl bir ahmaklıksa bu. anlamadım gitti..
-ben hiç yalnız kalmadım aslında.. hep kendimle konuştum çünkü.
-delirmemin nedeni kalabalık olmammış meğerse.
-bir yüzleşme yaşıyorum aylardır.
-bu yüzden kayıbım aynalarda.. silüetim yok. bir hayaleti tıraş ediyorum sabahları. o ise dişlerimi fırçalıyor benim.
-büyük harflerle bağırıyorum aslında.
-duyan yok..
-kayıtsız bir sırıtış var artık yüzümde.
-hıçkırık ve ağlama arası bir gülüşün dış sesi.
-sabır taşım kırıldı.
-ben taş oldum.
-artık tanrıya kafa tutmuyorum..vazgeçtikleriminin arasında yada bilmiyorum.
-bir çok kişi yazılarımda kendilerini bulduğundan bahsediyor.
-ben kayboluyorum oysa yazarken..
-kendimi bulma arayışımın satır izleri bunlar..
-sadece uyumak istiyorum..
-gözlerim yuvalarından düşecek gibi.. ellerimle yerleştiriyorum çukurlarına.
-bir insanın hissettiği tek duygu sadece "zaman" olabilir mi?
-hayat arsızı oldum.
-yaşam yüzsüzü.
-yoruldum. hayatın molası olmalı.
-çok sevdiğim bir kitabı, filmi ya da şarkıyı eskiden herkesle paylaşmak isterdim. şimdilerde sadece kendime saklıyorum. bencillik mi bu?
-bir gün bir kitap yazmak istiyorum.
bir türlü intihar etmeyi başaramayıp,
her intihar denemesinde birilerinin mükemmel hayatını allak bullak eden bir adamın hikayesini.
ve bunun filmini çekmeyi düşünüyorum. (çalmayın fikrimi)
-balık yemeye bayılıyorum.
-ızgara tavuğa.
-rakı'ya.
-artık aşık olamıyorum galiba. vazgeçmem çok kolay oluyor çünkü.
-kendimi sevmememe karşın kendimden değerli tek bir insan ya da olgu göremiyorum.
-deliriyorum.
-kendimi öldürmekten korkuyorum.
-babamdan hiç öyle çok dayak yemedim. ama beni hiç öptüğünü de hatırlamam. keşke dövseydi. en azından elleri yüzüme değmiş olurdu.
-tanrı benim için koca bir hayal kırıklığı. eminim ki ben de o'nun için koca bir hayal kırıklığıyım.
-hayatta en dibe vurduğum tek bir an yok. hala gidiyorum o dibe.
-keşke ölüm stilimi seçme şansım olsaydı. tıraş olup, tamamen simsiyah giyinmek isterdim.
-kulaklıkla müzik dinlemek çok güzel. dışarıdan gelebilecek her sesi bastırıyor.
-batıl inançlarım yok, ama ekmeğin ters çevrilmesi ruhumu acıtır.
-tanrı olsaydım, insanlığı kendi haline bırakıp giderdim bir gün.
-büyüyünce ne olacaksın diye bir kere sorulmadı bana. ben de bu yüzden hiçbir şey olamadım.
-artık musluk suyunu hiç kimse içmiyor.
-yapay çiçekler kadar dekorasyon ayıbı başka bir şey yok.
-kronik olabilir mutsuzluğum.. bilmiyorum.
-insanların aşktan daha önemli işleri var. garip geliyor bu bana...
-çok şey itiraf ettim kendime. bunca zaman. belki de hepsi bir iftiraydı...
kendime atıp, yüzüme ve gözüme bulaştırdığım.. bilmiyorum.
-boşvermenin ne demek olduğunu öğrendim artık.
-insanı da terbiye eden bir şey var. ve o şey, en rütbeli olan. ne mi o şey; tabi ki zaman!!
-bir kavgaya tutuşmuş gibi yaşıyorum hayatı.
-geceleri manik, gündüzleri depresifim..
-içimde koca bir adam varmış gibi hissediyorum hep..
-kendimden korkuyorum.
-zamansız terkettiğim sevgililerin ardından bağırmak istiyorum; "dön lütfen, yoksa dünyayı ters çevireceğim öfkemle.. sonunda kaçtığına toslayacaksın.."
-ilk tanışma faslında "memnun oldum" demekten daha samimiyetsiz ne var?
-beni linç etmeli birileri. ama şimdi değil. önceden. zamanda geriye dönüş yok değil mi? geç kaldınız! sizin için üzgünüm!
-geçmişte bir gün bir yazı okumuştum; 'doğuda doğmak suç olsaydı en büyük suçlu güneş olurdu' demiş birisi yüreğine hayran kalmıştım yazanın.
-bugün babama kızdım uzun bir aradan sonra."bu zamana kadar yaptığın hiçbir şey doğru değildi" dedim.
-beni duyabildimi bilmiyorum...
-en çok ellerim üşür.eldiven takmayı hiçbir zaman sevemedim.
-şemsiye taşımayıda sevmiyorum.
-bir kadının köprücük kemiğine yuva yapmak isterdim.
-benim esaretim, özgürlüğüm.
-bugün saçlarımı kazıtmayıda düşündüm.
-dünya, üstündekileri fırlatacak kadar hızlı dönmeli ya da kendini kusturacak kadar hızlı dönmeli.
-zihnim ve ruhum uyuşuyor.
-muhteşem bir boşvermişliği yaşarken bu kadar hassas olmamın nedeni ne? sanırım buna yenilmek deniliyor.
-duvarlarında ayna olan bir mekanda çok güzel bir kadınla o aynalardan kesişmekten daha lezzetli ne olabilir?
-büyünce ölü olacağım...
-bir gün istanbul havaalanında kendi uçuş kapımı bulmak için üç kişiye bir şey sorabilir miyim dedim. üçü de aynı cevabı verdi, "hayır"
-ellerimi çok severdi sevgililerim..
-dün çok şahane bir deri mont beğendim. üzerimdekinin kahve renkli olanı.
-birisi gönüllü dinlese beni, hiçbir hastalığım olmaz ama.
-insanlara gıcık olup yalnızlıktan nefret ediyorum.
-ciğerim yanıyor.
-geberene kadar ayakta durup da öyle gebermek istiyorum. dimdik. küfür gibi.
-tıka-basa öfkeyle doluyum.
-iki gece üst üste ağladım. hayatım, zincirleme yaşam kazasına döndü.
95
operatörlerin bi sinema bileti alana ikincisi bedava gibi kampanyalarının senin için hiçbir şey ifade etmemesidir. *
96
tek başına olunan yalnızlık insanı pek üzmez ama o kadar kalabalık bir ortam içinde yaşanılan o derin yalnızlık, kimsenin seni anlamaması işte o insanı yer, bitirir ve tüketir.
97
insanı sanata ve edebiyata yönelten etkenlerden biridir. önemlidir ve değerlidir. bazı insanlar yalnız bırakılmalıdır.
98
Özellikle gece saatlerinde beyne tecavüz eden his. Bazen o kadar periyodikleşiyo ki zevk bile alamıyosun. İnsanı ölüme sürükler. Hayatta bi yerin olmadığına kanaat getirirsin. Neden yaşıyorum ben sorusunu bile sordurur kisiye. Kendini dışlamaya başlarsın önce kendinden sonra insanlardan. Böylece yalnızlıkla yetinmeyip üstüne bir de yabancılaşmak eklenir herkese, her şeye. Sosyalleşcek ortamı yaratamamaya başlarsın. Uzak kalır içten gülebilmek. Aslında kimse bu kadar yalnız bırakmamalı kendini derdim kendimi tam da o kadar yalnız bıraktığımı anlayana kadar. Siz bırakmayın.
99
yanında birisini ya da birilerini soyut-somut anlamda hissetmezsen varlığı bir anlam ifade etmeyen his.
yalnızlığın hem iyi tarafı hem de kötü tarafı var aslında, insan yalnız kalmak istiyorsa elbet bir nedeni vardır ve bu yalnız kalma olayı ona yardımcı olabilir her ne kadar yalnız kalma nedeni en az bunun kadar sorunlu bir olaysa da..
ya bir bakıma da insan yalnız kalmayı hak etmiyor bence, yalnız kalmayı hak ediyor olsak bu kadar insan olmazdı dünyada ama bu kadar insanın boş yere var olduğu da başka bir konu.
azizim konu yalnızlıksa ortada bir sorun bir sıkıntı vardır ki doğmuştur. her neyse, aslında hem iyidir hem de acı verir. iki ucu boklu değnek.
100
en güzel tanımlayanlardan biri hasan ali toptaş'tır
yalnızlık alıp karşısına kendini,
öteki kendinlerle konuşmaktır.
bakışmaktır, öteki kendinlerle;
dövüşmektir.
kimi zaman da, öldürmektir
içlerinden sana en çok benzeyeni,
benzemiyor diye.
yalnızlık, öldürmektir."