1
"Tarihin en acılı ölümlerinden birine yol alırken el eleydiler. McCarthy döneminin tüm baskıcı uygulamaları ayaktaydı. Sovyet ajanı olmakla suçlanan eşler hiçbir somut kanıt bulunmamasına rağmen atom bombasının sırlarını sızdırdıkları iddiasıyla idam edildiler. Sovyet ajanı olmakla suçlanmışlardı.
Uzun zaman geçti, yeni bilgiler edinildiği ve sahiden suçlu oldukları savları ortaya döküldü.
Diyelim tüm veriler doğru, ne çıkar?
İki sevgili, küçücük çocuklarını arkalarında bırakıp daha güzel bir dünya için ölüme aşkla gittiler. Üstelik "itiraf edin ölümden kurtulun" teklifini de geri çevirdiler.
En sonunda anne rosenberg'e "suçunu kocana yükle, sen çocuklarının başında kal" denildi; kadın yine kabul etmedi.
Bu sevgililere casus mu denir, yoksa onurla direnen iki dava insanı mı?
O dönem dünyada çığlık çığlığa bir isyan vardı. Aydınlar, devrimciler ve halk bu haksızlık karşısında tek yumruk olmuştu.
Sartre "amerika kudurmuş; ilişkiyi kesmezsek, bizi de ısıracak" diye yazdı.
Biz melih cevdet'le paylaştık acıyı"
Bir çift güvercin havalansa
Yanık yanık koksa karanfil
Değil bu anılacak şey değil
Apansız geliyor aklıma...
*
2
aralarında en adamı markus rosenberg çıkmıştır. o da malmö'de kariyerinin son yıllarını geçiriyor zaten.
3
bay ve bayan rosenberg'in hayatı ve duruşu hala insanlığın umut kesilmemesi gereken direngen çığlığı ve duruşunun hüzünlü olsa da cesaret dolu öyküsüdür.
rosenbergler abd'li iki bilim insanıdır. hiç bir delile dayanmadan soyyet ajanlığıyla suçlanırlar. yapılan kurmaca mahkemelerde rosenberg çifti suçlarını itrafa zorlanır. ama rosenbergler masumdur ve bu dayatmayı redederler. rosenbergler katil abd mahkemesi tarafından vatan hainliği suçlamasıyla idama mahkum edilirler. dünyanın her yanından yüz binlerce insan bu idam kararına tepki gösterir. katil abd yargısı masumiyet karşısında yenilmiştir. rosenberg çiftiyle pazarlığa girişmek ister. ajanlık suçlarını kabul ederlerse cezalarının on yıla düşeceğini söyler. bu iki onurlu insan kabul etmez. idam gününe kadar abd devleti sürekli cezayı azaltarak rosenbergler üzerinde baskı yapar. buna mukabil dünyanın her tarafında onurlu yüz binler rosenbergler lehine onurun çığlığını yükseltmektedir.
rosenberg çiftinin idam zamanı bir noel gecesidir. idama el ele yürürlerken bir abd yetkilisi önlerinde durur. çocuklarına telefon ettiklerini ve noel yemeğinde anne babalarının onlarla olacaklarını söylediklerini bildirir. ancak bu tek bir şarta bağlıdır. o da katil abd devletinin dayattığı itraf metnini imzalarlarsa mümkün olacaktır. bay rosenberg dizlerinin üzerine yığılır. bayan rosenberg dimdik ayaktadır. bu konuyu eşiyle tartışmak için yetkiliden müsade ister.
kocasını ayağa kaldırır ve der ki;
''şimdi biz bu itrafnameyi imzalarsak noel yemeğinde çocuklarımızla olacağız. ama ya dünyada bize inanan yüz binlerce insan? onlar da artık bizim evlatlarımız değiller mi? onları yüz üstü bırakamayız.''
ve el ele idama giderler.
holywood sinemasının yarattığı algı abd'nin yenilmez olduğudur. oysa tarihte abd, silahsız iki insanın aşkına ve onuruna yenilmiştir.
4
E. L. Doctorow'un "The Book of Daniel" adlı kitabında bahsettiği Isaacson çiftinin çıkış noktasıdır. Rosenberg ailesi hayatı ve başlarına gelenler büyük oğulları Daniel'ın gözünden anlatılır. Dönemin psikolojik baskısı ve Amerika'nın mesnetsiz Rusya nefreti eleştirilir.
Bir cadı avının kurbanıdırlar.
↑