kayıt

sözlük yazarlarının başından geçen ilginç olaylar

  1. 26
    Aslında ilginç değil de saçma sapan bir şey. Bir hafta evvel bana kocaman bir ayıcık hediye edildi. Ancak beklenmeyen şekilde sülale ayıcığı aşırı benimsedi. bir haftada gittiğimiz akraba ziyaretlerine ve şehir gezilerine ayıcık da geldi. Teyzem ayıcığa "mete" ismini verdi. Dayımın eşi çocuğunun küçük kıyafetlerinden mete'ye getirmiş, annem arada bir alıp torunum diye seviyor, babam " şuna bakın melaikeleri görmüş nasıl da gülümsüyor?? " diye ayıcığa bakıp gülümsüyor. Dayım " mete uyuyor sessiz olun" diye çocuklara kızıyor. Öyle ki ufak yeğenim ayıcığa gösterilen ilgiyi kıskanıp balkondan atmaya çalıştı, neyseki boyundan büyük olduğundan başarısız oldu. Şimdi de kuzenim mete bugün bizde kalsın diye alıp evlerine götürdü. Alt tarafı bir ayıcık, ben bile Böyle sevilmemişimdir doğduğumda. Yüz cm'lik ayıcık ihtiyacımız olan tek şeymiş resmen. Sülalecek yaşımız 3 falan şu an. Kafalar pırıl pırıl, toplanmış evcilik oynuyoruz.
    • Sözlük için yaşı küçük daha. bi instagram filan açsa oralarda oyalanır ama
    • Aa hiç o açıdan düşünmemiştim bak, işime gelmedi demek ki :/
  2. 27
    annemle beraber oturuyorum,annem kendi entelektuel seviyesinden hic beklenmeyecek (hep tartIsma programlarI ve haberler izleyen emekli bir hocadIr) bir program olan ogretmen dizisini izliyor. sIkIldIm ben haliyle bir muddet sonra. dedim 'ya buna ne zaman reklam girecek' 1 dakika gecmedi reklam girdi ve halen reklam var. ilginc geldi ne bileyim?sanki baska sey istesem olurmus gibi.
  3. 28
    armağan çağlayan'ı avukat cübbesiyle görmek.

    mahkeme salonunda izleyici bölümünde sıramı beklerken, önümde uzun saçlı bir avukat davalı vekili olarak davalı kısmında yer almaktaydı. duruşma bitmek üzereydi. hakim duruşma günü verdi. karşı tarafın avukatı "siz istanbul'dan geliyorsunuz galiba, size uygun mudur?" dedi. o da "uyar, sıkıntı yok" gibi bir şey söyledi. bi baktım armağan çağlayan.

    hayat garip, kuşlar yasına göçüyor.
  4. 29
    10 yaşındayken bir pazar günü, benimle akran olan kuzenimin lojmanındaki okuluna girmiş, bütün masa örtülerine ecza dolaplarındaki tentürdiyotları dökmüş, ana sınıfının kapısını kırmış, kolonyaları saksılara boşaltmış, masa ve sandalyeleri ters çevirmiş, bütün kalelerini zapt etmiş ve verebileceğimiz bilumum zararı verdikten sonra okulu terk etmiştik. ertesi gün kuzenim okuluna gittiğinde, herkes bir yarım akıllının sözüne inanmış, -okula pkklılar girmiş oğluuum- söylentisi bütün okula hakim olmuş ve iş kriminal bir boyuta ulaşmıştı. neyse ki bir kaç hafta boyunca biz yakayı ele vermemiş bir şekilde ve huzurla günlerimizi geçirirken, kuzenimin sınıfında cereyan eden bir olay bütün akışı tersine çevirmişti.o gün sınıf öğretmeni çok gürültü yapan sınıfa; -bu okula giren teröristler bile sizden daha şereflidir, okulu dağıtıp kırmışlar ama kumbaralardaki paralara hiç dokunmamışlar- diye serzenişte bulunması ve kuzenimin bir anlık gafletle arkadaşlarının önünde ve hocanın gözünde sınıftaki pozisyonunu yükselteceğini düşünerek hemen orada olayı itiraf etmesi... ay devamını yazamayacağım.
  5. 30
    Kaçıncı sınıfta olduğumu hatırlamıyorum ama ortaokuldaydım. Bir arkadaşım okul yemekhanesinde normalde hocalara verilen poşet çaylardan bir avuç dolusu çalmıştı. Hepsini açıp 19 litrelik bir damacananın içine boşaltmıştı. Damacana sebilin üzerine konulunca hem suyun tadının değiştiği hem de içinde minik yaprakların yüzdüğü görülmüştü.