kayıt

sözlük yazarlarının başından geçen ilginç olaylar

  1. 1
    Her otobüsten indiğimde şöle bi cebimi yoklarım telefon cüzdan anahtar duruo mu çarptılar mı die. Dün otobüsten indim bi baktım cüzdan yok. İyiye yordum. Evde unutmuşumdur dedim. Bir anda beynim çalıştı. Evde unutsam otobüse nası bincem lan. Otobüs de kalkmış gidio ve önünde yeşil ışık var. Yardırdım şişhaneden aşağa kasımpaşa. Yakaladım otobüsü durdurdum atladım geri. Bi baktım yerimde afroamerikan bir vatandaş oturuo dedim olum cüzdana elveda. Neyse koltuğun altına umutsuzca bi baktım bizimki orda. Ahanda bir musibet.
  2. 2
    orta okulun son yılında sadece bir teknik lisenin bilgisayar bölümünü kazanırsam gideceğimi, onun haricinde hiçbir mesleki okula gitmeyeceğimi belirtip dururdum. ya o okulun bilgisayar bölümü olacaktı ya da düz lisede hedefsizce sürünmekti niyetim. tabi ki kazanamadım.sonra ikinci tercih dönemi başladı. ben düz liseye ön kaydımı yaptırdım. annem o okuldaki biyomedikal bölümünde boşluk olduğunu söyledi. banane dedim ama yine de okula gidip karne notumla okul içi tercih yaptım. okuldaki hoca belki puanın yeter deyip bilgisayarı da tercihlerime yazabileceğimi söyledi. woad durur mu yazdı birinci sıraya bilişim teknolojisini. 9 kişilik kontenjan vardı. tercih sonuçları açıklandığında gidip baktık ve de ne görelim. 10. olarak alınmışım. yedek falan değil bildiğiniz 9 kişilik boşluğa 10. olarak yerleşmiştim. bu da böyle bir anımdır. bu olaydan sonra hayata bakış açım da çok değişti belirtmek isterim.
  3. 3
    bir gün abimin arkadaşlarıyla kahvede 101 oynarken taşlar dağıtıldı. birisi kahkaha atmaya başladı. önce cüzdanı çıkartıp masaya koydu. sonra eline gelmiş olan 2 okeyi alnına yapıştırdı. daha sonra ise benim yarılmama sebep olacak şeyi yaptı; cüzdandan bir adet okey prezervatifi çıkartıp onu da 2 okeyin arasına yapıştırdı.

    daha sonra o eli kaybetmiş olması ayrı bir hikaye.
  4. 4
    (bkz: atma recep din kardeşiyiz)
  5. 5
    bir keresinde yolda kaza olmuş kalabalık etrafa toplanmıştı açılın ben ensariyim dedikten sonra yaralılara şehadet gedirterek ölüme terketmişdim...
  6. 6
    her zamanki boş mihval hallerimdeyim.saat gecenin üçü.zaten ürkek bir insanım hangi götüme güvendiysem, kuzuların sessizliği filmini izliyorum.

    laptopun şarjının azaldığı uyarısı geldi, şarj cihazını prize taktım, şarjın dolduğundan emin olduktan sonra tekrar filmime devam ettim.

    ekranda tekrar laptop şarj uyarısını gördüm.lambayı yaktım, priz yatağımın üzerinde duruyordu.hasssssikkktirr edalarıyla balkona koştum.bir anda ter bastı.kendimi bir şekilde avuttuktan sonra içeriye döndüğümde annem odaya girmişti.

    aramızda şu konuşma geçti:

    -sen neden uyandın?
    +uyanmadım ki anne film izliyordum.
    -ben geldiğimde film oynuyordu, laptopun şarjını çıkardım.
    +tatatamam anne, sağol.

    tekrar ter bastı.balkona çıktım.bu nasıl oldu, nasıl olabilirdi.acaba filmi izlerken uyuya mı kaldım diyerek filmi tekrar izledim.ama hiçbir şey kaçırmamıştım.

    hemen yatağıma geçip uyudum.düşündükçe kötü oluyorum, hala nasıl oldu anlayamadım.
  7. 7
    uydu alıcısının hareket ettiğini gördüm. tv açık değildi saat de gece 2-3 civarıydı.uyku tutmadığından oturuyordum öyle, normalde korkmam lazımdı ama o sırada bana çok eğlenceli geldi sanki istediğim her şeyi hareket ettirebilecekmişim gibi.

    şu sıralar pek olmuyor.
  8. 8
    yaşamak , bundan ilginci olamaz herhalde.
  9. 9
    fethiye kelebekler vadisini biraz geçtikten sonra kabak koyu var. 3 motor izmir'den çıkıp antalya'ya doğru yol yapmaya karar verdik. uğrak yerlerimizden birisi kabak koyu idi. 5 kişiydik ve yanımıza 10 kişiye yetecek kadar mantar aldık.

    neyse kabağa vardığımızda motorları bırakıp vadiye indik, meşhur bir şelale var yürüş yoluyla 1,5 saatte ulaşabildiğiniz, mantarları yiyip yürürüz dedik. ben yürürken yarık gibi bir yer buldum, biraz süründükten sonra bütün vadiyi görebildiğiniz bir manzaraya sahip, belki de görüp görebileceğim en güzel yerdi. manzarayı izlerken etrafa bakayım dedim, biraz sol çaprazımda aşağımda kalacak şekilde bir çeşit sevişiyorlardı. benim onları izlediğimin farkında olmadan. ben onları izledim, mantarların kafasını aşağı yukarı 4 saat kadar o sürünerek girdiğim yerde yaşadım ve yalnız olduğumu o an fark ettim. hava kararmak üzereydi bir aceleyle ve şaşkınlıkla plaja koştum, çok mükemmel arkadaşlarım beni bırakıp gitmişler. vadiden yola tırmandım ki uzun ve dolanbaçlı bir yol, motorlar gitmiş.

    2 gün boyunca parasız, telefonsuz, içecek suyum dahi olmadan o vadide kaldım. 2 gün sonra beni almaya geldiklerinde sarhoş ve keyfim çok yerindeydi, mükemmel insanlarla tanışmıştım. hepsi tekrar sağ olsunlar.
  10. 10
    akşam 21:15 gibi pencereden tık tık diye ses geldi perdeyi açtım bi baktım Volkan Konak dışarıda vAAAAAAySENUUUUCERRAHPAŞAAAĞĞ diye bağırıyor. sinirlenip hemen dışarıda aldım soluğu ve sağlam bi çelme taktım. CANIMIIIIĞĞĞYAKIYOOOĞRR diye düşmesini izledim.

  11. 11
    Tam olarak ne kadar oldu bilmiyorum ama sanırım bir hafta önceydi...
    Salonda bulunan Minnoş balığım mahmut'a iyi geceler öpücüğü verip uyumak üzere odama gittim.

    Sabah kalkıp akvaryumuna yöneldim ama bir garip vardı. Normalde uzaktan beni fark ettiği an suyun içinde deli gibi bir o tarafa bir bu tarafa yüzerdi.

    Ara sıra girdiği depresyon nöbetlerinden biri sandım ve o günlerde hep saklandığı bitkisinin arasına baktım ama yoktu. Sonra göremediğimi düşünüp gözlüklerimle bakayım böyle olmuyor dedim. Fakat hala yoktu...

    Nereye gitti bilmiyorum ama yaklaşık bir haftadır aramama rağmen cesedini de bulamadım.

    Kafayı yiyeceğim sözlük :/
  12. 12
    Dün gece hiç adetim olmamasına karşın takipleşmediğim birine mention attım. Tanımadığım bu kişi tweetime cevap vermediğinden, aktif olmadığı için mi yazmıyor yoksa umursamadı mı beni diye profiline girdim. 34 dakika önce atılmış son tweetindeki fotoğraftaki kalabalıkta arkası dönük bir şekilde benim de bulunduğumu gördüğümde şok oldum.

    Beni dinlediğiniz için teşekkür ederim.
  13. 13
    Yemeğimden kalan tavuk budunu ayırıp suyla birlikte bahçedeki kediye verecektim. Şeref fakiri kedi beni bırakmış, elimde tavukla tüm şehri turlayıp kedi aradım.

    Allah peygamber aşkına tüm satanistler bugünü mü buldu, bir adet kedi bulamadım ki yemek vereyim.

    Düşündükçe çıldırıyorum.
    • kedi bulamadıysan bir köpeğe verseydin :(
    • üstüne atıp kaçaydın ^^ alşsdhaskld şaka bi yana köpeğe tavuk kemiği verilmemesi tavsiye edilir. boğazlarına takılıp ölebiliyorlar.
  14. 14
    birkac yIl oluyor. mevsim ilkbahar ama sIcak diye yazlIk hIrkayla gitmistim. ders bitti okuldan cIktIm ne yagmur var anlatamam. neyse bir sekilde gittik duraga otobuse bindik ama otobuste de hissediyorsun delice yagmur yagIyor. eve nasIl gitcem inince diye dusunuyorum.

    durakta indim bir baktIm ki gram yagmur yok. herkes benim Islak ust basIma bakIyor. neyse rahat gittim eve.
  15. 15
    geçen aylarda arabamın tekerleğine köpek işedi. ilginç kısmı o sırada arabayı sürüyo olmam. koşarak işedi hayvan. çektim kenara rahat rahat işesin diye. yazık telef oldu.
  16. 16
    Bir gün otobüse bindim baya da boş yer vardı ama her şey o kadar kendiliğinden gerçekleşti ki gittim bi amcanın yanına oturdum. Amca önce bana "dedene bi çorba parası var mı yavrum" dedi. Cebimde de bi 5 lira vardı veremezdim öğrenciyim bahanesini öne sürdüm o da kabul etti.
    Biraz daha süre geçti ben tam kulaklığımı takarken "Neşet söyler mi bu?" dedi. Söylemez mi söyler tabii. Solumda oturduğu için sağ tekini ona uzattım ama bu az duyuyo diğerine takayım dedi zar zor taktık bu sırada otobüste hafif bi tebessüm var seziyorum. Neyse açtım 'ah yalan dünya'.
    Amca ara sıra dalıp gidiyor ara sıra eşlik ediyor ben sesimi çıkartmıyorum kimse sesini çıkartmıyor falan böyle böyle dinledik. Dinlediği süre boyunca uzaklardan hiç kaçırmadı bakışlarını. Bir görmek istediği bir yarım kalan tarafını arar gibi seyretti oraları. Türkü bitince geri verdi bana kulaklığı. Bundan sebep ne zaman ah yalan dünya dese neşet baba, benim gözümün önüne o amca geliyor.
    Her türkünün ayrı bir hikayesi, bizde bıraktığı bir etkisi vardır ve benim hikayemde de 'ah yalan dünya' o kısacık andan ibarettir.
  17. 17
    Van merkezden havaalanına giderken ağlayan çocuk, uçakla İstanbul'a giderken ağlayan aynı çocuk, Sabiha'dan taksim'e giderken ağlayan aynı çocuk, Taksim'den otogara giderken ağlayan aynı çocuk, İstanbul otogarından Çorlu'ya giderken yine aynı çocuk. O yaz tatili bu kızan yüzünden zehir oldu, her gözlerimi kapadığımda ülkenin bir ucundan diğer ucuna seyahat ederken ağlayan aynı çocuğa denk gelinmesi, yaşadığım en enterasan yolculuktu. Bu olayın matematiksel açıklaması muhakkak vardır ama bendeki matematik, o gün bitti.
  18. 18
    *

    Hangi başlığa yazacağımı bilemedim ama bu başlığa yazmaya karar verdim.

    Belirli zamanlarda düşündüğüm biri vardı. Büyüyoruz ve hayatıma şekil vermeye çalışıyorum. Askerde de boş kaldığım zamanlarda aklıma gelmişti ve birkaç kere rüyamda görmüştüm.

    Dün boş boş dolanırken bir kafeye gideyim dedim. Hiç gitmediğim bir kafeydi. Kafeye girdim ve direkt onu gördüm. İlkokul arkadaşımdı ve başka bir ilkokul arkadaşımla oturuyordu. Yaklaşık 14 senedir falan görmemiştim. Sosyal medyada takipleşiyorduk. Sohbet ettik, elim ayağım birbirine girdi. Kelimelerim ağzımdan çıkmadı. Bayağı bayağı saçmaladım. Numarasını da aldım ayrıca. Görüşürüz, buluşuruz diye.

    Bu kadar tesadüf artık ne anlama geliyor bilmiyorum ama yaşayarak göreceğiz.
  19. 19
    " 99 lu başımdan yıllarda geçen bir olay şöyleydi
    1999 yazında gerçekleşmişti.Ben, bu tarihte Erdek’te bir otelin barında çalışıyordum. Bu nedenle geceleri geç yattığım için öğlen kalkıyordum. Yine böyle gece, geç saatlere kadar çalıştığım bir günün ertesi, öğlen saat 4 gibi kalktım ve her zaman yemek yediğim yer olan otelin karşısındaki büfeye gittim. Orada otelin güvenliklerinden biriyle karşılaştım ve beraberce bir masaya oturduk. Yemeğimizi yerken yanımıza benim arkamdan biri yanaştı ve aynen şu cümleyi söyledi: “Falına bakmamı ister misin?” Ben, bu lafın bana söylenmediğini düşünerek tostumu yemeğe devam ederken sesinden kadın olduğunu anladığım o şahıs aynı soruyu tekrarladı: “Falına bakmamı ister misin?” Bunun üzerine dayanamayıp arkamı döndüm. Ben de herkes gibi, döndüğümde o tipik falcı kılığındaki birini göreceğimi sandığımdan hızlı ve sinirli bir dönüş yaptım -ki bunun bir diğer nedeni o güne kadar fala inanmıyor olmamdı-. Kadınla göz göze geldik ve kadın az önce sorduğu soruyu benim ona herhangi bir şey söylememe fırsat vermeden yineledi: “Falına bakmamı ister misin?”
    Ben de üzerimde neden olduğunu bilmediğim o bir anlık şaşkınlığı atarak hızlı bir şekilde, “Hayır!” diyerek arkamı döndüm. Bunun üzerine yanımdaki güvenlik arkadaşımın kadına, “Benim falıma bak.” dediğini duydum. “Duydum…” diyorum; çünkü o 3-5 saniye arası, sanki yaşanmamış gibi geliyordu. Arkadaşım, kolumu tutarak benim de baktırmamı, parasını kendisinin vereceğini söyledi. Ben de gayri ihtiyari, sanki bunu yapınca rahatlayacakmışım gibi kafamı olur anlamında salladım. İşte tam bu sırada falcı kadın, arkadaşıma onun falına bakmayacağını söyledi ve benim yanıma gelerek sanki bir “Rıdvan” (cennetin bekçisi) gibi tepemde dikildi. Bunun üzerine ben de ne istediğini, istediğinin para mı olduğunu sordum. Falcı kadın, aynen şunları söyledi: “Falına bakıcağım!” Ben de sanki bu bir oyunmuşçasına, “Niye?” dedim. Kadın, buz gibi donuk sesiyle, “Çünkü az önce istediğini söyledin.” dedi. Az önce kaynağını bilmediğim, o irkilme sebebim gibi görünen kadın, bana bir anda çekici gelmeye başladı. Aklımdan “Neden olmasın ki, ne kaybedersin ki zaten.” denen o en tehlikeli düşünce geçti. Falcı kadına, “Tamam.” dedim. Kadın, hiç duraksamadan yanıma oturdu ve kafasını yere doğru eğerek bana sağ elimi uzatmamı söyledi. Ben de biraz yaramazlık olsun diye aklımdan sol elimi uzatmak geçiyordu ki, falcı kadının ağzından beynimdeki tüm kanı donduran şu sözler döküldü. “Sakın ha, yanlış elini uzatmak gibi haylazca bir şey yapma!”
    İşte o an kendimi felç olmuş gibi hissettim. Oradan gitmek istiyordum; ama mümkün değildi. Ayaklarım, sanki yere mıhlanmış gibiydi. Ben, bu korkuyla karışık durumda sağ elimi kadına uzattım. Kadın, parmaklarımın arasına bir bezden sıktığı sıvıyı sürdü ve sağ elimi sol elimle kapattı. Sonra sanki bana acırmışçasına baktı. Ardından elimi açtı ve bir şeyler mırıldanmaya başladı. Bir an sustu ve bana kelimelerine hiç aralık vermeden şunları söyledi: “Bir kağıt alacaksın ve bu seni büyük bir topluluğun içine sokacak. 3 gün içerisinde çok sevdiğin iki insanı kaybedeceksin. Şu an sıkıntıların var; ama yarın bunların hepsi sona erecek. Annen, çok uzaklardan bir haber alacak.” Ve en son söylediği söz ise şuydu: “2 abinden büyük olanı, küçük olanından daha uzak bir yere gidip sizden ayrılacak.” Olayın hikaye kısmını geçerek size o hafta olan olaylardan bahsedeyim.
    2 gün sonra üniversite sınav sonuç kağıdım geldi ve ben artık bir kalabalığın içinde olmaya hak kazanmıştım. Bundan bir gün sonra, kuzenimin intihar ettiği haberini aldık ve aynı gün dayım, kalp krizinden öldü. Ortanca abim, aniden askere gitmeye karar verdi ve diğer abim de üniversite için Avusturalya’ya gitti. Ben, bu olayın üzerinden yaklaşık 3 yada 4 ay sonra tesadüfen tekrar Erdek’e gittim. Aklıma bu kadın geldi ve aramaya karar verdim. Ancak tüm aramalarım boşa çıkmıştı ki, son bir kez uğradığım benzin istasyonundakilere sorarken birisi bana, o kadını tanıdığını ancak o kadının yaklaşık 3 sene önce öldüğünü söyledi. Benim o anki halini tarif edemiyeceğim için bu tarifi size bırakıyorum. Daha sonra adama olayı anlattım.Adamınbana inanmamış olduğunu anlasam da, kadının yaşadığı yeri bilip bilmediğini sordum. Bana kadının evini tarif edebileceğini söyledi. Ben, tarif doğrultusunda eve gittim. Ancak gittiğim yer, bir ev değil harabeydi. Yanmış, yıkık dökük içinde, şarap içenlerin olduğu yıkıntı bir yerdi. Ben, evin içine girdim, biraz dolaştım. İçerde şarap içen insanlara böyle birini görüp görmediklerini sordum. Kimse görmediğini söyledi. Ben de ümidimi kesmiş evden tam ayrılacağım sırada, az önce çıktığım merdivenlerin üstünde kadının benim elimin üstüne sıktığı bezi gördüm. Diyeceksiniz ki aynı bez olduğunu nerden biliyorsun. Çünkü o günden sonra, sağ elimdeki koku hiç çıkmadı!
  20. 20
    Yaş farkının en az 10 olduğunu tahmin ettiğim bir eşcinsel hemcinsimden evlilik teklifi almak.

    Teklifi hornet üzerinden yaptığı için sunum yoktu ve reddedebildim(sunum olsa da reddederim, manyak mıyım?). Adam üzüldü. O zamana kadar aramızda duygusal bağ kuracağımız türden bir diyalog bile olmadı.

    Bu kişi bildiğin hollanda'daki gibi evlenebileceğimizi düşündü.

    Çıldırıyorum.

    Not: adam almanya'da yaşayan bir türk.
    • Sahte evlilik yapaydın ne guzel alamanya da yaşardin.
  21. 21
    2 gün evvel vuku bulmuştur.

    bir kokoreççi dükkanına haciz işlemi için gittik. dükkan kapalıydı. yan komşuya sorduk, birkaç gündür geç açtıklarını söylediler. dükkanın camekanında cep telefonu numarası vardı, aradım. "dükkanınızı kaçta açıyorsunuz?" diye sordum, karşımdaki adam da "balıkesir mi orası?" gibi absürt bir soru sordu, şaşırdım, evet dedim. öyle 15-20 saniye aptallaştım. "sizin kokoreç dükkanınız yok mu?" dedim, "ya kardeşim sorma..ibnenin biri cep telefonu numaramı ilanla dağıtmış...15-20 gündür kafayı yiyeceğim. kokoreç de kokoreç... konum atar mısın" dedi. ben de haciz işlemi için geldiğimizi, camekanda yazan telefon numarasının bu olduğunu söyledim. "abi allah rızası için, kır kapıyı gir içeri ne varsa götürün" dedi... ulan bastım kahkahayı...dedim birader kusura bakma yazan numara bu..."yok abi hayırlı işler." dedi... kapattı, dükkan da kilitliydi zaten, haber kağıdı bırakıp gittik.

    ulan bi insan başkasının numarasını niye dağıtır amk kokoreç servisi için ? sehven yapılsa fark edemez mi??
    • Ahahahah yazık adama ya düşünsene durmadan kokoreç siparişi için arıyorlar insan çıldırırır lol lol
    • valla ses tonu zaten "nereye sıçacaklar" diyen adam gibiydi... baya güldüm sayesinde :d
  22. 22
    20 yaşındayken abla oldum. evet yeterince ilginç bence. ve abla olacağımı öğrenince bunu ilk olarak sözlükte paylaşmıştım. şimdi 4 yaşında oldu.

    (bkz: gözümde canlanır koskaca mazi)
  23. 23
    Başımdan ilginç olay geçmemesi. Bu kadar şanssız ve saçma bir hayat yaşarken.
  24. 24
    Amina kodugumun banel hayatını düşününce hiçbir ilginç olay geçmediğinin farkına vardım.
  25. 25
    (bkz: kim kardashian ile bir gece vs 1 milyon dolar) başlığında kim kardashian yerine 1 milyon doları seçtim. arkama yaslandım karamelli frappuccinomdan bir fırt çekip, entry giriyorum. fakiriz, ama salak değilizxd