kayıt

kutup sözlük yazarlarının karalama defteri

  1. 201
    bak son kez diyorum defter sen benimsin..diğer yazarların dediklerine aldırış etme..onlara gönlün kaymasın..
    sen bir delinin karalama defterisin..bunu unutma.. o deli de. (bkz: günün adamı)
  2. 202
    Lambanın altında , tüttürdüğü sigarasından son nefesini çekip yere attı. Bitti.
  3. 203
    tanrım sen tüm yazarları göğe çek..
    defter bana kalsın..
    defter bana kalmalı..
    yalnız ben karalamalıyım..yalnız ben..yalnız ben....nihhahhaaaa
  4. 204
    ölmekle hayat bitmez...
  5. 205
    defterciğim bugün biraz yorgunum..
    seninle ilgilenemeyeceğim..
    zaten hep ben seninle ilgileniyorum..başına kakmak gibi olmasın ama gerçekler bunlar..
    biraz da sen gayret göster ya ne yapayım ben..
  6. 206
    Şiir o kadar anlamlı değil. Mavi o kadar anlamlı değil. Sırça köşk o kadar önemli değil, Tezer o kadar önemli değil. Histerik, intihara meyilli kadınlar işte. Kuşlar o kadar önemli değil. Senin benim gibi canlı. Uçuyo, sıçıyo, kırıntı arıyo, etrafında dönüyo salak salak. Vapurlar da çok mühim değil. Kediler sadece kedi. Gün batımı ve gün doğumu her gün karşılaştığın doğa olayları sadece. Babalar gider. Anneler bazı çocukları daha fazla sever. Bazı adamlar biraz erken intihar eder. Hepsi bu. Her şeyi anlamlandırmak zorunda değilsin.
  7. 207
    gün geçtikçe kaliteye daha çok önem veriyorum. insan ve maddi şeyler bazında. maddi şeyler derken giyim ve aksesuar tarzı şeyler yani. her şeyde olduğu gibi iyi yönleri de var, kötü yönleri de.

    insanda kaliteyi ne kadar ararsam, o kadar yalnız kalıyorum. aslında şey olmuş durumda: mesela birisi ile konuşurken, sanalda ya da bi kafede falan onun cümlelerinden, bazı hareketlerinden anlıyorum ve görüyorum o kişinin egosunu. önemli ipuçları yakalıyorum. bunu gün geçtikçe daha kolay yapıyorum ama o kişiye dair ipucu bulmak için kendimi zorlamıyorum. kendiliğinden çıkıyor her şey ortaya. ve eğer o kalite standartımda değilse kendimi geri çekiyorum o elemandan. çünkü biliyorum yoksa ileride başıma dert falan alırım, uğraşamam. bu da yalnızlığa giden en kestirme yol. aslına bakarsan herkes aynı durumdan muzdarip kime sorarsan. bu durumda ya bile bile lades deyip acı çekecem, saçma sapan ilişkiler sarmalına girecem ki hiç sevmem ya da kendimi çekip yalnız olacam. ben galiba ikincisini seçiyorum. olsun ya, siktir et.

    eskiden de öyle paçoz giyinmezdim. yani ergenlik dönemimde yaşadığım o rocker havalarını bir yana bırakırsak. hoş aslında hala öyle salaş bi yönüm var, zaman zaman çıkıyor ama neblem özellikle şu son zamanlarımda bi gömlek beğeniyorum orda burda bakınırken 300 lira, yok bi yüzük beğeniyorum 150 lira. yok diyorum amk, noluyor. yani severim öyle giyinmeyi de...bi yandan da diyorum lan dışarıda o kadar aç insan var, sen amk gidip 300 lira gömlek giyiyorsun. bu aklıma gelince de oturup suçluyorum kendimi, sövüyorum biraz. sonra geçiyor gibi. yavaş yavaş anlıyorum böyle hani görürsün 40 lık dayılar, filinta jilet gibi giyinmiş....

    hayat garip vesselam.

    hadi eyvalla.
  8. 208
    mimarlıktan soğutan,,sabaha kadar uyutmayan projeler istemiyorum defter.
    ama var işte..
    istememekle olmuyor bunlar..
    Allah bu hocalarııın*)canlar caan *
  9. 209
    keşke mimarlıktan soğutan, sabaha kadar uyutmayan projelerim olsaydı defter. ühühü...
  10. 210
    hayat güzel, yaşlanıyoruz.
  11. 211
    bak defter görüyorsun ya sabahlara kadar proje çizmek isteyen yazarlarımız var burada..
    ne ister ki bu hocalar isteksiz öğrencilerden..
    istekli yazarlarımıza verelim projeyi çizsinler göndersinler..
    ben uyuyayım onlar çizsin..artık zirvede bi kıyak geçeriz..
  12. 212
    seksten nefret ediyorum.
  13. 213
    bak defter bu saat olmuş ben yorgun argın ders çalışmaya çalışıyorum..
    bari bir iki şey öğrenebilseydim..
    ya da ne bileyim en azından projeyi bitirebilseydim..
    ya da yarın sabahın köründe derse girmek zorunda olmasaydım..
    ya da kitap almak için Yalova'ya gitmek zorunda kalmasaydım..
    anlıyor musun beni defter ?
    bence anlamıyorsun..
    çok mu şey istiyorum ?
    evet dışarıdan bakınca çok şey istiyor gibi gözüküyor olabilirim..ama öyle değil..
    bunlar hiç..
  14. 214
    bak defter bu saat olmuş ben uykusuzluktan ölürcesine rapor yazmaya çalışıyorum..
    bari bir iki şey öğrenebilseydim..
    ya da ne bileyim en azından raporu yazarken sözlüğü kapatabilseydim..
    ya da yarın sabahın köründe sırf raporu teslim etmek için bölüme gidecek olmasaydım..
    ya da biten tütünümü yenilemek için ta kızılay'a gitmek zorunda kalmasaydım..
    anlıyor musun beni defter?
    bence anlamıyorsun..
    çok mu şey istiyorum?
    yoo..
  15. 215
    bak defter şu saat olmuş ben ölmüş bitmiş işten geleli daha bir iki saat olmuş..
    bari kazandığım iki kuruşa değseydi..
    şimdi de tutmuş önümde bir sürü kitap defter açık..
    tüm notlar havada uçuşuyor..
    en azından notları bitirebilseydim..
    ya da ne bileyim hocanın notlarını bir an önce geri teslim edebilseydim..
    ya da ne bileyim sözlük yazarlarımızdan birkaçına sadece cümlelerimin aynısını kullandığı için zirvede ceza verebilseydim..o eski halimden eser kalsaydı şimdi..belki de olurdu bunlar..
    ve önümde laptop sözlük açık..bari en azından sözlüğü kapatabilseydim..
    ya da zirveye çıkabilseydim..
    ne bileyim işte birşeyler olsaydı..
    anlıyor musun beni defter?
    bence anlamıyorsun..
    anlasaydın böyle olmazdı çünkü..
    o kadar yazıyorum sana..
    önüme bi çay koyduğun mu var ?
    yok işte yok..
    hep kendine müslümansın hep..
  16. 216
    bana bak defter..
    odaya sinmiş pastırma kokusundan yeterince sinirlerim bozuk zaten..
    sigaram bitmek üzere onun verdiği panikle canım daha çok içmek istiyor..
    bir de sözlükteki birkaç yazardan ceza meza lafları duyuyorum.. ayıp be..
    ve önümde maziden kalma tost makinesi kalifiyeli bilgisayarım, yazdığım raporun her bir sayfasını 5 dakikada kaydeden..... cümlenin devamını getiremedim o kadar bozuk sinirlerim..
    üstüme geliyon defter..
    gelme defter.. bilgisayarı alıp kafana fırlatabilirim çünkü..


  17. 217
    bak defter..
    elimde notlar önümde bilgisayar..
    masamda t cetvelim..
    kafam bin ton..sense burada beni oyalıyorsun..
    ceza verilse ne olur birkaç yazara..
    hak getire yani..
    yazarlarımızın üstüne de gitme defter..ama havalandırmayı önerebilirsin..
    benimde üstüme geliyorsun defter..
    gelme defter..t cetvelini alıp kafana fırlatabilirim çünkü...
  18. 218
    bir defter çeşidi.

    evet, tanım bu kadar.

    şimdi gelelim asıl konuya. bir zamanlar bilenler vardır, şu hello kitty'li falan anahtarlı defterler pek modaydı. baktım, sağda solda herkeste var. dedim ben de alayım. tabii kaplaması ninja kaplumbağalar olanından. aldım. nasıl da heyecanlıyım. açtım ilk sayfayı. dedim buraya yazılmaz. kitaplardan öğrendiğim ilk şeylerden birisi. ikinci sayfaya geçtim. başladım yazmaya. sevgili günlük... devamı gelmedi. düşünmeye başladım. ben bugün ne yaptım? body ekrem misali kendime soruyorum. ben bugün ne yaptım? nedense her seferinde de içimden çıkan şaban bana gülüyor. neyse. başka bir şey yazamadım. zaten kompozisyon ödevlerini de hiç sevmezdim. dedim yarın belki aklıma gelir de iki şey karalarım. kilidini kapatıp kenara koydum. o arada düşünüyorum, neler yapsam da şöyle günlüğe başlarken güzel bir şeyler ortaya çıksa. hayatım da o kadar garip ki yünlerini yaktığım kadınları mı yazayım? durduk yere kırılıp kafama düşen ağacın dalını mı yazayım? neyse. uyumuşum. o gece de bu defteri annem almış kitaplığımın ücra köşelerinden birine koyuvermiş. balık hafızalıyım sanırım. ben de planlarımı unutmuşum. öyle yaşayıp gittim. sonra bir gün kalorifer peteğinin önüne kedi gibi oturdum. mal mal televizyona bakıyorum. o ara kuzenim elinde bir defterle geldi. sallıyor havada. dedim bu ne ki? meğersem benim günlüğümmüş. üzerine de yazmışım adımı soyadımı, salak gibi de bu günlüğüm diye de not düşmüşüm. yoksa tanımayacağım yani malımı. neler yazmış acaba bizimki diye başladı bu. dedim aç bakalım ne yazmışım merak ettim. içimden de lan inşallah acayipli şeyler yoktur, bunca yıllık kuzenime de rezil olmayayım diyorum. kilidi de kayıp. eski günlerin getirdiği bir yetenek ile çatalı aldım elime. vurdum teline. yok bu başka yere. açtım kilidi. ilk sayfa boştu hali ile. diğer sayfaya geçtik. sevgili günlük... başka bir şey yok. üçüncü sayfaya geçtik. boş. dört, beş derken bizimki bu nasıl günlük dedi gitti. ben de aldım elime, başladım yazmaya. sevgili günlük... üzerinden 15 sene geçmiş ama hala ikinci sayfa ve yine bir şey yok. o gün anladım ki bende yetenek yok. arasına bir 50tl koyup defteri kapattım. neden mi? belki bir iki sene sonra tekrar bulur, açarım da para bulduğuma sevinirim. fakat o para orada ya bak hala unutamadım. şimdi gidip bir sigara içeyim. hadi başka bir sefere karalama defteri.
  19. 219
    şimdi yine gidiyorum defter..
    beni özleyeceğini biliyorum..
    ama gitmek zorundayım..
    malum bensiz işler yürümüyor..
  20. 220
    Sevgili defter.

    Sorunum ne biliyor musun? aklımda o kadar çok kalabalık var ki, hangisini buraya dökeyim bilmiyorum. Tam deftere dökecekken ifadeleri, birbirlerine karışıyorlar.

    Düğüm düğüm
    karmakarışık
    anlamlardan doğan bir anlamsızlık.

    Belki de sessizliğim bundan ha ne dersin defter? Bunca kafası boş insanın rahatça konuşabilmesinin sebebi belki de...
    Kelimeleri bir boşaltsam ne kadar rahatlarım. Zihnimi boşaltırken kalbim de dolmaya başlar belki de...
    İşte yalnızlık burada başlıyor. İnsanın zihni doldukça kalbi boş kalmaya başlıyor. Zihindeki kalabalıklar yetmezken kalptekileri nasıl taşıyabilir ki insan zaten.


  21. 221
    sevgili defterciğim sana ve bu ilişkimize alıştım galiba..
    düşünüyorum da her gece seninle konuşmazsam ne yaparım acaba..
  22. 222
    tamam tamam bu kadar iltifata yağcılığa hiç gerek yok defter.
    ben seni sen olduğun için seviyorum..
    bana karşı doğal ol lütfen..
    bensiz bi hiç olduğunu biliyorum..ama doğruyu söylemek gerekirse bende sensiz bi hiçim..
    nasıl alıştıysam sana..
    öyle işte..
  23. 223
    bak şimdi defter şunun şurası işten geleli 30 bilemedin 45 dakika oldu olmadı..
    ve benim ders çalışmam gerek..
    ama yorgunum..
    ama yatmıyorum da
    ve yatmadığım gibi seninle oyalanıyorum..
    ders çalışmıyorum..
    sınavda artık kağıdın dört bir köşesine reklam niyetine kutup sözlük diye yazar sözlüğe birkaç yazar daha kazandırırım bakarsın belli mi olur bu işler
  24. 224
    bok gibiyim defter. sıçıp sıvadım sayfalarına sori.
  25. 225
    defter
    en çok neye seviniyorum biliyor musun ?
    şu saat olmuş çikolatalı pasta yiyebildiğime seviniyorum..
    en çok üzüldüğüm durum ne biliyor musun ?
    özellikle çoğunlukla hatta hep bayanların bu saatlerde ''yersem kilo alırım ''düşüncesi..
    ne kadar da korkunç değil mi ?
    oysa ki bu saatte daha bi güzel oluyor..
    ama nerden bilecekler..*