kayıt

kutup sözlük yazarlarının karalama defteri

  1. 151
    her şeyi içe atmanın bir bedeli olduğunu daha çok küçükken anlamıştım zaten. sevgiyi, siniri, hüznü, tutkuyu, şehveti kısaca her hangi bir şeyi içine atınca insan birikiyor orada. normal şartlarda içimden ne geçerse direkt söyleyen bir insanımdır ama bazı cümleler, kelimeler, heceler, harfler çıkmamalıdır elimden, dilimden.

    benim en büyük korkum her zaman birini incitmek, kızdırmak, kırmak oldu. çünkü o kadar çok kırılıp incitildim ki kendime yapılmasından nefretimden dolayı başkalarına yapmamak için yine kendimi üzecek derecede saplantı yaptım. konuşurken bazı zamanlarda 10 kere düşünüp öyle yazmaya, söylemeye başladım. bu sebeple hep bir mutsuz, hep bir huzursuz oldum. her zaman başım ağrıyordu eskiden. şimdi yeni bir taktik öğrendim. şimdi derken üç beş sene önce. dışa değil içe söylemek, içime atmak. ruhum zarar görüyor belki bu şekilde ama en azından kimseyi üzmüyorum, huzurunu kaçırmıyorum. en çok aradığım şey huzur iken gidip insanlara huzursuzluk vermek ne haddime olabilir ki zaten.

    haklı da olsam haksızmışım gibi davranmayı öğrendim, sırf beni yaralayanlara inat kimseye zarar vermemek adına. sinirlenince ağlamayı öğrendim, sırf beni üzüp ağlatanlar gibi olmamak adına başkasının göz yaşına vesile olmamak adına.

    işte böyle saçma şeyler öğrendiğim için arada sırada tuhaf bir buhrana giriyorum. içime, kabuğuma çekilip kimseyi içeri almıyorum, kimsenin benden haberdar olmamasını sağlıyorum, bana ulaşmaya çalışanları itiyorum ve hatta bu tip bir dönemden her geçişimde insan kaybediyorum ama kalanların değeri artıyor gözümde.

    bu zamana kadar bu kabuğa girebileceğini düşündüğüm insan olarak en çok değer verip sevebileceğim insanı hayal ettim. o kadar çok sevmeliyim ki onu, o kabuğun içinde ki karanlığı gülüşü ile aydınlatacak, o kabuğumu sadece bir sözüyle parçalayacak. belki o insanı daha tanıyamadığım için bu durumun devam edecek ve belki de o insan şu an hayatımda ama ne ben bunun farkındayım ne de o farkında.
  2. 152
    kendi kendimi dövüyorum yine gri, puslu bir havada. dışarıda, gökyüzünde volta atan bir martı özgürlüğü dizelere dökerken yeniliyorum kendi kendime ve zaferimi kutluyorum.
  3. 153
    Yazacak hiç bir şey bulamıyorum. Bu hep olur sürekli kafamda kelimeler birbirine dolanır harfler iç içe geçer. Halbu ki ne çok şey söyleyeceğim, satırlar sırtımda en büyük yük. İçimdeki fırtınayı sürekli besliyor aklımdakilerini dökemediklerim. Sürekli düşünmek. En büyük lanet bunu öğrendim dört duvar arasında. Hala yüzleşemediğim gerçeklerim, içimde büyütemediğim ufak bir çocuk, gerçekleşmekten uzak düşlerim var. Bunlarla yaşamak cidden zormuş. En zoru ne biliyor musunuz? Bunca yanlışın içinde doğruyu bulmak için yaşadığımızın farkına varmak. Yanlışların farkındasın ama doğru nedir bilemezsin çünkü o kadar görecelidir ki doğru, onu bulayım derken daha da yanlışa sapabileceğini görürsün. Zamanla masumiyetini yitirmeyi istersin, ruhunu satmayı, herkesten uzaklaşıp her şeyi baştan kurmayı. Zor gelir bunları yazmak bile çünkü bilinçaltı yeniliklerden insan beynini korur yenilik belirsizliktir ve belirsizlikler zarar verebilir der bilinçaltı.

    Ne yapmalı? Tüm bunca karışıklığı nasıl çözmeli inan hala bulamıyorum. Gökten inme bir aydınlanma ile değil de anca keşfede keşfede bulabileceğini anlıyorsun ama bu sefer korku alıyor bedeni. Yardım mı dilemeli Allah'tan, yoksa vira deyip yola mı atılmalı...

  4. 154
    "Bir sorun var ortada bunu ikimiz de biliyoruz. çözmemiz için konuşmamız lazım her şeyi geç sana ihtiyacım var bunu anlayacağını düşünüyordum. ama anlamadın ya da anlamak istemiyorsun. ama canın sağ olsun ben 2 gün üzülsem bile yine sana, sensizliğe dayanamam" dedi adam boş boş ekrana bakarak kendi kendine. kadının belki asla ruhu bile duymayacak bu yakarışı erkek unutacak zamanla hüznünü bitecek düzelecek her şey ama tabi içinde yara daima kalacak erkeğin kapanmadan, kapanamadan.
  5. 155
    Her hecede seviyorum seni
    Her gecede
    Her kuşun kanat çırpışında adını duyuyorum
    Her rüzgar kokunu taşıyor içime, ciğerlerime, yüreğime
    Her nefesimde anıyorum senin adını
    Her adımda bir kere daha aşık ediyorsun kendine
    Her görmediğim saniye çöküyor cehennem kapıma
    Her yanında olduğum an cenneti unutuyorum huzurundan
    Her güzel şey gibi gidiyorsun sonra bir anda
    Her aciz varlık gibi kalıyorum acı dolu yalnızlıkla
  6. 156
    Sanırım burada ki son iletim bu olacak.

    bana yaşattığın bu acıyı umarım kimse yaşamaz, sen bile. kalbimde ki son parçaları da söküp aldığın için çok teşekkür ederim aslında sana senin sayende artık kalpsiz ve güvensizim insanlara karşı. huzur dediğim için sana pişman değilim ama şu an içimden geçenleri yazamadığım için belki ileride pişman olacağım. evet sana küfür etmek istiyorum bir yandan çünkü beni kendi hatanı görmezden gelerek suçladın ve şerefsizce gittin. oysa ben orada göz yaşı dökerken sen hala aynı şeyleri tekrarlayarak üstüme geldin. Senden nefret etmemi istiyordun her zaman ama hiç düşündün mü sen nefreti hak edecek kadar insan mısın? Senin hak ettiğin tek şey var o da geçmişte ki sevgiline aşık olarak yaşadığın acı. çünkü sen asla büyüyemeyecek bir kadınsın. en başta kendine yalan söylüyorsun sonra diğer insanlara ama sorsalar her daim dürüstsün.

    aslında o kadar çok şey yazmak istiyorum da inan içimde hala sana olan sevgi buna izin vermiyor. sen o kadar güzel kandırdın ki beni, o kadar güzel yalanlarınla boyadın ki gözümü öyle bir sevdim ki seni içimde asla bu sevgi değişmeyecek. senden iğreniyorum ama asla senden nefret etmiyorum.
  7. 157
    red,orange yellow flicker beat
  8. 158
    Dün gece sesinde ki ağlamayı duyduğum an ölmek istedim. Tüm gece uyuyamadım acaba bu kadar şerefsiz olmasamıydım diye. sonuçta sevdiğim insandı kendisi. sabah oldu sözlüğe girdim. birde ne göreyim 2 saat önce hıçkıra hıçkıra ağlayan kadın öptüm gibi kelamlar kullanıyor insanlara.

    insanlara güvenim bu şahıs yüzünden her geçen saniye daha çok azalmakta.
  9. 159
    afrika dahil olursa eşit oluruz.
  10. 160
    vay arkadaş ya bildiğin platonik aşka düştüm. nedensizce ama aslında aşk değil bu sadece geçmişin yansımasını görünce yaşanmamış, yaşanamamış olanlar aklıma geldi. çok tuhafım be sözlük. son günlerde yaşadığım bütün o yalanların, hainliklerin, kezbanlıkların üstüne böyle olması insafsızlık lan.

    neden gidip en çok içime dert olan kadına benzersin ki? hadi ona benziyor fiziğin sesin, konuşma şeklin, düşüncelerinde mi benzemek zorundaydı. işin en sikimsonik tarafı sevgilisi var ve bana sadece mutluluklar dilemek düşüyor.

    adaletin var mı dünya? varsa böyle adaletin evveliyatını sikeyim.
  11. 161
    İnhaler. Minik Böğürtlenli krem. Lip balm. Çakmak. Çakmak. Çakmak. Pembe toka. Kedili kutu. Küçük beyaz defter. Tombik bordo faber kalem. Zencefilli şeker. Kırmızı ruj. Kırmızı cüzdan. Kulaklık silikonu. Alerji ilacı. İki çift küpe. Diş fırçası. Diş macunu. Süzen 92. Çıtçıt ayna. Kağıt Peçete. Mavi eldiven. Yeşil Monopoly evi.
  12. 162
    yine bir gün arjantin'deyiz, karalıyoruz.. devamını sonra anlatırım.
  13. 163
    bu gün çok sşldkflgşkdflgldkfh geçti sözlük.
  14. 164
    ne birikmişim ben böyle. resmen yazıyla kustum.
  15. 165
    eğri ile doğruyu bir üçgen prizmanın içine sıkıştırmış insanlar,
    ah bu insanlar,
    yalanlarına gerçekleri maske yapmak için nurella ile anlaşmış;
    düğme patlamalarının ardından kendilerini aynaya bakamaz halde köşelere fırlatmışlar.
  16. 166
    Şıpıdık öldürmeli. Şıpıdık öldürmeli. Şıpıdık öldürmeli.
  17. 167
    siktir et kara parçalarını sana bir şey olmasın.
  18. 168
    benden nefret eden sözlük yazarları bir araya gelip dernek kuracaklar sanırım. hoş benim pek sikimde olan bir durum değil sadece uzaktan bakarak eğlenmemi sağlıyorlar. acaba diyorum 3-4 tane daha gıcık edip birliklerini daha çok güçlendirsem mi?
  19. 169
    uzun süredir bir şeyler yazmıyordum. fakat biraz içimi uzunca ve ucuzca döktüm.

    przlytskyrvqnv.blogspot.com.tr/...
  20. 170
    27.02.2014 tarihinde alınmış doğum günü hediyelerim bugün elime geçti. evet biraz daha bekleselerdi zaten yeni hediye almalarına gerek kalmayacaktı.
  21. 171
    dışarıda mı içsem, evde mi içsem, birine gidip mi içsem. kısacası içsem de nasıl içsem bilmiyorum. yüzsüzlük yapmak geliyor aslında içimden ama, neyse siktir et diyorum.
  22. 172
    öyle bir geçer zaman ki
  23. 173
    yine güvercinkanadında bir gün.
  24. 174
    doğru zamanda, doğru yerde olmamaklardan oluşur her zaman hayat.
  25. 175
    bu kadar am salak insanların burada olması çok eğlenceli. yalamalıkta sınırları aşıp gidene bile hani belki uzaktan görür diye yalaklanıyorlar ya tam çocuklar.