kayıt

kutup sözlük yazarlarının karalama defteri

  1. 251
    uzun saçlarımı bi o sevmişti. o gidince uzun saçlı olmanın bi anlamı kalmadı.
  2. 252
    tehehe sözlük... hatta tıhıhı...
  3. 253
    alternatiflerin varken sana neden ihtiyaç olsun?
  4. 254
    gururunu okşayan bir kaç kelime karşılığında nelerini satabilirsin?
  5. 255
    tribünlere oynamak her zaman kazandırıyor.
  6. 256
    ya bu sefer olursa diye dürtüyor azazil bir taraftan.
  7. 257
    ne kadar kaçarsan kaç, kaçtığın günahlarında peşinden geliyor.
  8. 258
    Yırtılıp atılması gereken bir defter haline gelmiş olan başlıktır.

    Yeni defterde sevinç, ilham, mutluluk olmalı.
  9. 259
    günün en karanlık hali şafaktan öncedir nede olsa.
  10. 260
    umutsuzluk haramdır, allah'tan ümidi kesmeyin sakın.
  11. 261
    Genelde sıkıntımda sana gelirim
    Bırak bazen senden kaçayım
    Asla demem, ben erimez bir demirim
    Ama gözyaşımı kadehlere saçayım.
  12. 262
    bütün etleri lime lime edilerek habis dehşetlere maruz kalmış pis bir kainat bizimkisi ve lanet okunacak kadar yoz kainatın unutulmuş köşelerindeki gölgelerinde saklanmışlara bir bak! evet! safran renkli şafakların korkunç alacasında pusuya yatmış adı zikredilmez, kafir cinnilere iyice bir bak! ağır işkencelere uğrayarak felç olmuş bulanık belleklerimiz o merhametsiz eskiler tarafından tekrar istila edilecek. onların geri dönecekleri gün yakındır. iblise köle olmuş kadimlerin perdesi yıkılacak ve tüm o iğrenç ürpertiler, nefretli karabasanlar uyanıp haykıran o meşru engerekleriyle bize saldıracaklar!
  13. 263
    bu gün yine ekildim, önceki gün de ekilmiştim, önceki hafta da. nalet olsun. kimseyi de göresim kalmadı artık. gerek yok çünkü.
  14. 264
    1 mayısın cuma gününe denk gelmesiyle birlikte 3 günlük bir tatilim oldu. üstelik bayram değil** seyran değil. yani akraba ziyareti, mezarlık ziyareti gibi sorumluluklarım da yok. en son ne zaman bu kadar uzun süreli bir tatilim olduğunu dahi hatırlamıyorum bile. 2 hafta öncesine kadar cumartesileri bile çalışmak durumundaydım.

    gelgelelim, benim bu şehirde telefon açıp da "hadi lan gel bi çay içmeye gidelim" diyebileceğim 5 tane arkadaşım var.

    bir tanesi en yakın arkadaşım olur. kendisi kasım ayında evlendiğinden beri, toplasan 4-5 kere filan görüşmüşüzdür(aynı iş yerinde çalışıyoruz, iş dışı görüşmelerden bahsediyorum). ya hanımıyla vakit geçiriyor(normal olarak), ya ablası geliyor şehir dışından, ya kendi anne babasıyla, ya hanımının akrabalarıyla...özetle, bu hafta o iptal...

    iki tanesi bir kaç ay içinde evlenecek. o yüzden ne zaman arasam ya mobilya bakıyorlar, ya beyaz eşya bakıyorlar, ya ev arıyorlar, ya da kayınpederlerin evinde yemeğe filan davetli oluyorlar.

    bir tanesi bilgisayar mühendisi ama, aileden gelen fırıncılık işini devam ettiriyor. şehirdeki sayısız şubelerden birinin başında o olduğu için, çoğu zaman telefonlarıma bile cevap vermeye fırsatı olmuyor. ya da için için benden tiskiniyor olabilir. o da bir ihtimal.

    sonuncusu ise 23 nisan'dan beri hastane hastane dolaşıyor. efendiye zatüre teşhisi konmuş. nihayet dün taburcu edildi. bugün evine ziyarete gittim, saç sakal birbirine karışmış bir vaziyette dinleniyordu.

    cepte de para yok ki atlayım gideyim bir yerlere şöyle kafa dinlemeye... maldivler de olmak zorunda değil hacı, küçük bir sahil kasabası da iş görür aslında.

    işte böyle sevgili sözlük. böyle tatil olmaz olsun. bütün hafta sonu evde oturup göt büyüteceğim sanırım. 1-2 sezon dizi filan izlerim zaar.

  15. 265
    olan şeyler umrunuzda da olmayan şeyler kimin umurunda?
  16. 266
    eğer kavuşmak varsa filmin sonunda özlemek güzeldir.
  17. 267
    Ben sizin kafanızı yastığa koyduğunuzda duyduğunuz o sesim. Kalp atışlarınız ne kadar hızlanırsa o kadar çok pompalanır korku bedene. Başka çaresi yoktur uyumaktan başka. Ne kadar korksanız da benden yine de bırakıp uykusuz kalamayacak kadar muhtaçsınız bana.
  18. 268
    geçenlerde çiziktirdiğim bir hikayeyi yazarak birazcık ilgi talep edeceğim başlık.
    bu arada. korunsesi.tumblr.com

    telefon

    oh bebeğim. sonunda beni aramış olman harika

    sadece bir saksafon solosu ve belki de bir lucky strike kadar uzaksın bana. sanki kentucky’de viski içerken doğmuş gibi bir sesim olduğunu biliyorum, sen de biliyorsun. bu iyi

    asla mavi trench coat giyen bir adama güvenme ve sakın ölüyken araba kullanma. çarşambadan pazara kadar olan hayatımın yüzde kırk iki virgül cehennemini seninle harcamak istiyorum.

    gece boyunca kırık camların üstündeydim ve bir ilkyardım dolabının altına çömelmiştim.

    akdeniz kıyısında bir oteldeydim ve üstümden bir tuvalet kağıdı rulosu geçmiş gibiydi.

    odanın tavanındaki fanın pervanelerinden birinde bir maymun cesedi vardı.

    ve sonra sen aradın beni bebeğim. sana bir telefon var dedi homoseksüel kazağı giymiş lanet olası cüce zenci. suratına geçirdim yumruğumu, elim kırıldı. diğer elimle telefonu aldım.

    o güzel götünü kaldırıp buraya gelmeye ne dersin bebeğim.

    belki bu haftasonu.. pekala sen bilirsin.
  19. 269
    az önce müthiş bir şey oldu.
    şimdi yani.
    kedim kendi yaptığım kutulardan birini devirdi, içine de takı toka koymuştum.geçen 4. paketini aldığım yüzüklerden eskileri vardı içinde. 2 pakedi kullana kullana kararttım 1 tanesini de küçük almıştım, dolayısıyla 4.yü aldım geçen. neyse bu kutudakiler de olmuyodu parmaklarıma, küçük geliyordu. şimdi kedi devirdi 1 tane düştü içinden, ben de şaşırdım, parmağıma oldu çünkü!!!!!!!! bu yeni mi falan dedim kendi kendime baktım yenisi de değil şaka gibi. bildiğin parmağımdan zayıflamışım.

    o değil de içim acıdı paket içinde 10 tane var. ben sadece üçünü saklamışım. gerisini bana olmuyor diye dersanedeki arkadaşlarıma vermiştim. üzüldüm şuan.

    ama nerden bileyim parmağımdan kilo vereceğimi?!

    uzun szün kısası: eli açıklığımı sikeyim.
  20. 270
    Yaşam daha neler getirecek, keşke geleceğe dönüş mümkün olsa da önlem alsam kıvamında yaşarken bir yandan da bir aymazlık içindeyim. Evet, sanırım yaşlanıyorum. Dün deli olduğum kızdığım şeylere artık gülüp geçiyorum.
  21. 271
    mutsuzluktan beslenip mutlu olmaya çalışmak çok tuhaf.Anlam veremiyorum.
  22. 272
    seri eksileyenler var. bakın bu ibneliktir.
    ben şikayet etmek gibi bir ibnelik yapmadan önce eksilemeyi ve ibnelik yapmayı bırakın......

    ben eğleniyom zira. .D:D:Dd..d:d.d:dD:

    edit: yasak kalkmış lan. tamam ibneliğe devam. eksileyin mk. şlkjhgfdfhj.
  23. 273
    ne sikime yaradığını anlamadığım defter.

    defter ne arar la kutupta?
  24. 274
    hafif bir rüzgar esiyor şimdi. sonbaharın habercisi. belki de bir ayrılık rüzgarı. kendini yazmaya adıyorsun. belki rüzgarın hafif dokunuşlarına inat sert esen ayrılık rüzgarını yazarak üstünden atacaksın. belki bu şekilde huzuru bulacaksım. belki de olmayacak, acını daha da kamçılayacak yazdıkların.. bilemiyorum. bir süredir haber alamıyorsun sevdiklerinden. belki kendini soyutluyorsun, belki de onlar senden kaçıyor. düşüncelere dalıyorsun. yalnızlığı buldun ya, haklıyla haksızı adalet adı altında yorumlamaya çalışıyorsun. ne kadar olursa ya işte. olmuyor sanki. empatiyi sadece kelime anlamıyla kullanmıyorsun, içinde yaşayarak kullanıyorsun.. ibreler kendini haklı gösteriyor hala. haklı-haksız polemiği çözüldü evet. şimdi ne yapılacak? nasıl davranmak gerekir? hem haklılığını koruyacaksın hem de bunu haksız konuma düşmeden asil bir şekilde yapacaksın. zor.. ya sessiz kalıp o mucize iki kelimeyi, o özür dilerim kelimesini duymayı bekleyeceksin fakat bunu yaparken acı içinde kıvranacaksın, çünkü o iki kelimeyi duymak karşındakine yokluğunu hissettirmekle duyulur ancak. ya da yazacaksın, haklı olduğun halde o ilk adımı sen atacaksın, gururunu atarak, kaybetme korkusunu iliklerine kadar hissederek. yazsan ne olacak? haklısın ama gururunu ayaklar altına alarak kendi benliğini koruyamayacaksın. bir ilişki bitecek, sen kendine olan saygını belki yıllarca kazanamayacaksın. belki de barışma adımlarını atacaksın, bilmiyorsun.. bazen kaybetme korkusunu çok düşünmemek iyi olacak sanki. en kötüsü de bu ikilemi kendi içinde çözemeyeceksin. başkasından yardım isteyeceksin, onlar senin hissettiklerini hissetmedikleri için seni anlayamayacaklar, çözüm sunamayacaklar. sen baş başa kalacaksın yine kendi acınla, ikileminle. yalnızsın. insan denilen varlık sevdikleri yanında olsa bile yalnızdır. tamamen yalnız.....
  25. 275
    aezakmı

    wanrltw

    uzumywm

    halı saha taktiği:

    kale: fadıl-musti

    def: turgut abi ve gelirse arkadaşı

    orta saha: göt niyazi ile barkın -kaybedersek baklavaları ödesin-

    forvet: eski amatör futbolcu diye sülo usta olabilir ama kızınca adam dövüyor şerefsiz.