emrah serbes

  1. 1
    behzat ç. kitaplarının yazarı.
  2. 2
    brecht şiirlerinin türkçeye henüz çevrilmemiş feridelerini bulup sağını solunu önünü arkasını kırpıp özgün şiirler ürettiğini söyleyerek ortaya çıktığını biliyoruz zaten. sonrası pek mühim değil gibi.
  3. 3
    gezi parkı müzakereleri ile ilgili açıklamaları


    --! spoiler !--

    "bugün tayyip erdoğan gidiyor hülya avşar'la görüşüyor. kardeşim sen magazin muhabiri misin? senin hülya avşar'la ne işin var? gel benimle görüş. biraz yüreğin varsa gel benimle görüş. öyle üç bin beş yüz korumayla otobüsün üstünden üfürmeye benzemez. ben on beş gündür sokaktayım. gelsin benimle görüşsün. biraz yüreği varsa... buradan söylüyorum; gelsin benimle görüşsün! gaz kapsülleri cebimde. benim arkadaşım, gaz kapsülüne vole atmış adam, daha yere inmeden. biz böyle çocuklarla direniyoruz. ben tayyip erdoğan'a ne derdim onunla görüşseydim biliyor musun? 'önce delikanlı ol' derdim. neden delikanlı ol derdim biliyor musun? delikanlı adam yalan söylemez. yalan söylüyor. delikanlı adam yalan söyler mi? yakışır mı lan senin kasımpaşalı olmana? gel burada görüşelim. ben onunla konuşurum her zaman. ama görüşemez ki, yüreği yok. yüreği varsa gelsin benimle görüşsün."

    --! spoiler !--
  4. 4
    şu an halk tv 'de melik gökçek'e fışkıyeyi ben kırdım elindeki cep telefonunu da kıracağım o tivitleri atamayacaksın diyerek güldürmüştür,

    ayrıca döktürdü yine adam oğlu.

    -ayrıca zorunuza gitsin sorun değil, anladınız siz.
  5. 5
    milliyet'te çıkan röpörtajında "senaryo avansı olarak beşiktaş maçlarına kombine bilet aldım" diyerek gönülleri fetheden yazar.

    www.milliyet.com.tr/...
  6. 6
    turgut uyar'ın askerlerindendir.
    www.youtube.com/...
  7. 7
    son kitabı deliduman ile, yine gönüllere bir fetih operasyonu düzenlemiş yazar.
  8. 8
    eski kitabı erken kaybedenler ile ruh halini komaya sokan yazar.
  9. 9
    "erken kaybedenler" isimli öykü kitabının mutlaka okunması gereken yazar.
  10. 10
    hepimiz yanlış hatıralara sahibiz, öyle yaşanmadı onlar, hatıralarını yazan ihtiyarları düşünün, kitabı bitirdikleri zaman öleceklerini bilirler, o yüzden bitiremezler bir türlü. yaşamak için sallamayı sürdürmeleri gerekir,

    -karanıkta nüfus sayımı

    www.afilifilintalar.com/...

    Karanlıkta nüfus sayımı şöyle yapılır, Yaşayanlar bir sigara yakar.
  11. 11
    deliduman ile beni kendine iyice hayran bıraktırmış, sevdiğim insanın bana kattığı en güzel şeydir bu yazar. ayrıca deliduman'ın sonu ile kendisini iyice sevmeme neden olmuştur.

    "...Keşke yaşarken tanışmış olsaydık. Yazık. Çok yazık. Gerçekten bana hitap eden bir martıydı. O martıyla arkadaş olmak isterdim. O martıyla uçmak isterdim. O martıyla vapurların peşine takılıp dans eder gibi sağa sola süzülmek isterdim. O martıyla sırf insanlar mutlu olsun diye, karnımız tok olduğu halde atılan simit parçalarını yemek isterdim. O martıyla çatılara tüneyip gün ağarırken ortalığı velveleye vermek isterdim. O martıyla gökyüzünün sessiz maviliğinde bir metronom çubuğu gibi alçalıp yükselmek isterdim. O martıyla deniz fenerlerinin üstünde döne döne uçmak isterdim. O martıyla köpüren dalgaların arasında evimizdeymiş gibi rahat ve telaşsız gezinmek isterdim. O martıyla akşamüstleri dalgakıranlara konmak ve geçip giden günleri düşünmek isterdim. O martıyla yağmura bakmak ve hayatımızdan sessiz sedasız çıkıp giden insanları özlemek isterdim. O martıyı öpmek isterdim, O martıyı öpmek isterdim dostum."
  12. 12
    kötü adamı oynamaya alışmış yazar. yani bu adamı televizyonlar çıkarmaya korkuyor. çıkıyor recep tayyip gazdoğan diyor, dava açılıyor "okuma yazma biliyor musunuz?" diyen görevliye "hayır." diyor çekinmeden. görevli bu sefer mesleğini sorunca "yazarım." diyor. olm bak ironi yapılacak yer var yapılmayacak yer var. biz seni canımız ciğerimiz gibi seviyoruz. ezbere paragraflarını biliyorum ama arkadaş her şeyinde sınırı var. orada işini yapmaya çalışan bir devlet memuru var, sen adamı taşşağa alıyorsun. sistemi falan eleştirmiyorsun. senin dilinden gene zehir aksın ama bi amacı olsun biz de gene sevelim seni. gene beşiktaş'ın, çarşı'nın ağır abisi, yazarın dibi yazalım buralara.

    -- spoiler --

    babam fabrikadan aldığı maaşının yarısıyla yirmi sene boyunca taksit ödeyip inan yapı kooperatifi?nden bir daire sahibi oldu. taksitlerin bittiği ay deprem oldu, ev yıkıldı. tek yumrukla nakavt. her zaman böyle olur. mutlu olmak için bir sürü faktörün bir araya gelmesi gerekir. mutsuzluk için tek neden yeter.


    -- spoiler --
  13. 13
    İnsan kendi felaketini seçemez. Kendi felaketine aktif katılım içinde olabilir ama yine de onu seçemez. Yıkılmak için dizilen domino taşları gibiyiz. Biri gelir sana çarpar, seni yıkar ama onu da başka biri yıkmıştır. Biraz tepeden, soğukkanlı bir zaviyeden bakınca göze hoş gelen bir görüntü aslında. Kendi felaketinden bile zevk alabilirsin böylece. O felakette seni diğer insanlara bağlayan şeyi görürsün çünkü. Bu durumda herkes suçlu olduğuna göre hiç kimsenin suçlu olamayacağını anlarsın. Herkes birbirini yıkar. İnsana kim vurduya gitmek yakışır.?

    *



    imla-

  14. 14
    "her insanı seven birileri bulunur çünkü, budur dünyada kalan son adalet kırıntısı."

    kesinlikle uzun yazmaması gereken yazar. zira kısa hikayelerde oldukça başarılı ama uzattıkça sıçıyor. ben deliduman'ı başarısız buldum lakin en iyi eseri erken kaybedenler idi sanki.

    bu aralar pek popüler. sistemi eleştirirken çarkı olmasa diye dua eder oldum.
  15. 15
    "insanı delik deşik eden sessizlikler var, geceyi bölen çığlıklardan daha beter."
  16. 16
    "bu kış çok kar yağar belki beraber kayboluruz diyor o da bana. söylediği her şeye inanıyorum o zaman. gözlerimi kapatıyorum her yer bembeyaz oluyor. yine el ele tutuşuyoruz iki çocuk gibi. sessizce söz veriyoruz birbirimize. sessizce verilen sözlere kim inanmaz."
  17. 17
    Sosyal medya politikacıları tarafından yerin dibine sokulmaya çalışılan cesaretli yazar. Entelektüel olup olmaması, sokak ağzıyla konuşup konuşmaması benim için pek önemli değildir. Bu devirde, herhangi bir eleştiride çoluk çocuk demeden gözaltına alınıp, linç edilmeye çalışılan insanlar varken Emrah Serbes bu eleştirileri açıklıkla, hiçbir şeyden korkmasızın dile getirebiliyor.

    Sosyal medya ergenleri vpn açıp, eleştirmeye devam etsin. İzlediğim kadarıyla Emrah Serbes iyi biridir.
  18. 18
    "Herkesin bildiği şeyleri çocuklardan saklamayın. Çünkü o zaman kendilerini dünyanın dışına itilmiş hissederler. O ruh hali de, öğrenmelerini istemediğiniz şeylerden daha çok zarar verir onlara. Bir çocuğun, kuş olduğunu düşünmeye hakkı vardır. Tabii bu biraz tehlikelidir. Özellikle arka balkonlarda manasızca oturmayı seviyorsa.

    Serin ve sakin bir sabah balkonda kahvaltı ediyorduk. Saçların dağınık, gözlerin uykuluydu. Kalbimi kazanmak için hiçbir şey yapmana gerek yoktu.

    Çok pis canım sıkılıyordu o sabah. Hatıralar ve şairler, kötü evler ve ara sokaklar, polisler ve özel güvenlikler tarafından hırpalanmıştım. Sınır dışı mı ederlerdi yoksa kendi imkânlarımla mı giderdim bilmiyordum ama bir hicrete ihtiyacım olduğu kesindi. Hayatımı resetleyip her şeyi yeniden düşünmek, her şeyi yeniden yorumlamak, her şeye yeniden alışmak istiyordum. Elimdeki çay bardağını manasızca evirip çeviriyordum. Basit bir şey söylemek istiyordum ama asla unutulmayacak bir şey. Her an söyleyebilirdim de. Ağzım iyi laf yapıyordu o aralar. Zamanın dışındaymış kadar kederli ve salaktım çünkü. Ama seninle konuşamıyordum bir türlü. Senin karşındayken utanıyordum, ufalıyordum, büzülüyordum, notlarıma bakmaya ihtiyaç duyuyordum.

    İnsanı delik deşik eden sessizlikler var, geceyi bölen çığlıklardan daha beter. Ve sen o sessizlikte ne demek istediğimi anladın. Çünkü sen de çocukken bir kuş olmak istemiştin. Yakınmadan, ortalığı ayağa kaldırmadan acı çekmeyi öğrenmek hayli zamanını almıştı. Beni anladığında o kadar şefkatle baktın ki, sanki gözlerinle saçlarımı okşadın, gözlerinle ellerimi tuttun ve aynı gözlerle kahvaltına devam edebilirsin dedin.

    Bu sabah bir çocuk pencereye çıkıp yangın var diye bağırdı. Sonra da koşup kendini denize attı. Ölülerin üstüne basarak yürümekten yorulmuşsan bir balık olduğunu da düşünebilirsin."
  19. 19
    bilal erdoğan'a "son milyon bükücü" dediği için bilal erdoğan tarafından dava açılmış afilli filinta.
    murat menteş'in dava yorumu: www.afilifilintalar.com/...

    ayrıca üstteki sunshine girdisinin neden 2 eksi oy aldığına anlam veremedim.
  20. 20
    "anlatıla anlatıla yalama olmuş hatıralar var çok şükür. başka hatıraların arasına karışıp bambaşka hatıralara dönüşmüş hatıralar... ve hiç yaşanmamış hatıralar var, bence en güzelleri. o zaman ellerini ceplerinden çıkar, çünkü kahve söyledik."
  21. 21
    "insan zamanı durdurmak istediği yere aittir."
  22. 22
    göt gılı değildir.
  23. 23
    "bu hain, aşağılık dünyanın gemisi batarken gururla gülümseyebilenlere ne mutlu! ne mutlu aşkları yüzünden haysiyetlerini kaybetmeyi göze alabilen adamlara!"
  24. 24
    afilli filintadır kendisi.
  25. 25
    "hayatımızı değiştirecek insanlar sessiz sedasız geçtiler yanımızdan. onları görmedik yoktu kara atları. ne öğrendik onca bulmacadan: çinekop lüfer balığının küçüğüdür. resimdeki şarkıcıyı yolda görmüştük bir seferinde. sıhhiye köprü altında o mahşer yeri provasında. çok daha fazla şey öğrenmiştik.

    bazen bir hikâye tutuşmuş iki eldir, kenetlenmiş on parmaktır. şimdi gizlice söyle bana, saklı düşler ne demektir. yağmur ne demektir terk ne demektir. işte o zaman anlayacağız yeniden gitmek ne demektir."


    www.youtube.com/...
tümünü gör
dizi izle