26
başlık: kekoları dayak manyağı yaptım
beyler olay izmir konakta başıma geldi. bilen bilir kekoların barzoların en yoğun bulunduğu yerdir o taraf.
buca otobusu bekliyodum sigara içerek durak aşırı kalabalıktı bi 100-150 kişi vardı. 4 keko geldi yanıma. "bileaader sigara var mı" dedi biri. yanımda paket olmasına rağmen "yok kardeşim son tekimi içiyorum" dedim "hasktr ordan" dedi bu. muhabbetin pek iyiye gitmeyeceğini anladım orda. "para ver o zaman" dedi tam o anda benim otobusum geldi. kardeşim otobusum geldi hadi yol al dedim tam otobuse doğru dondumki kolumdan tuttu biri.
orda tek başıma bunlara saygısam hiç bir şey yapamazdım. beni duraktan uzağa goturmeye çalışıyolardı.
ne yapıcağımı duşunmeye başladım. beynimin kıvrımlarını kullandım ve mukemmel bi fikir buldum.
beni tutan yavşağın eline vurdum. ve herkesin duyabiliceği şekilde "ne kürdistanı lan yavşak bu vatan bölünmez" diye bağırdım.
o an duraktaki herkes bize dondu. kemalistler, ulkuculer etrafımızı sardı. "ne mutlu turkum diyene" diye bağırıp kafayı koydum bi tanesine. herkes vurmaya başladı bunlara. bende kargaşadan yararlanıp otobuse bindim. en son "şehitler olmez vatan bolunmez" sloganlarıyla tekmeliyolardı pezevenkleri.
29
survivor nadya ile ilgili bir başlıkta:
b: bu kadına hasta olan tek ben miyim
foto: i.imgur.com/...
entry: beni kaşar peyniri gibi eritiyor resmen bilmiyorum yoksa bende mi bir kaşarlık var.
30
yarandır, yaraklıdır,,,
pbs.twimg.com/...
32
başlık: sevişirken kızı kucağımdan düşürdüm beyler
1. bi an kollarımdaki güç gitti. düşürdüm beyler. şimdi yerde sessiz sakin gözleri kapalı yatıyo. napiyim lan?
9. tekrar şişir
33
başlık: sperm bankasın da işe başladım beyler
1. 2000 lira maaş + yemek + sikörta süper iş.
2. gurme olarak mı?
34
başlık: akp gençllik kollarında çalışıyorum
1. sorularınızı alayım
(berschkas ?, 19.09.2012 02:43)
2.soruları senin vermen gerekmiyor mu?
(ben her gece sarhosum ?, 19.09.2012 02:44)
35
sıkıntıya bire bir ilaç gibi gelir, telefondan girilmemesi gereken listedir.
ss den dolayı hafıza kitlenebilir.
36
başlık: ilkokulda yaptığım salaklığı anlatıyorum toplanın
1. ilkokul 4 yada 5. sıniftaym. hoca git öğretmenler odasından yerküreyi al dedi. ders anlatacağım. sınıftan çıktım. öğretmenler odasına giderken yerkürenin ne olduğunu düşünmeye başladım. öğretmenler odasına vardım ve şöyle bi etrafa gözattım. bilmediğim birşeyi arıyordum. nitekim bulamadım. odadan çıktım ve ağlamakli oldum. beni gören hademe yanıma geldi ve bana" neden ağlıyosun bakayım sen " dedi. bende öğretmen yerküreyi istedi ama bulamadım dedim. hademe; bunun için mi ağlıyon sen dedi ve ekledi. gel benle. takip ettim hademeyi. yangın odasına gittik ve elime " kırmızı saplı yer küreği " tutuşturdu. ben pek bi sevindim ve elimde kürekle sınıfa girdim. öğretmen hayrola o ne öyle dedi. bende yer küreği dedim.. sınıfta önce bi sessizlik oldu sonra sınıfımızdaki minik kalpler resmen taşakvari gülücükler attı. öğretmen gülme krizine girdi. ben ise yerin dibindeydim. bu da böyle bir anımdır.
(kucuksikender, 04.08.2015 17:00)
37
başlık: bedava kolamı vermeyen bakkalla kavga ettim
"doritos cips aldıydım migros'tan dün. evde cips paketini açtığımda, 330 ml pepsi kola kazandığıma dair bir kupon çıktı içinden. odama gidip, kuponu bugün giyeceğim gömleğin cebine koydum ve salona geçtim.
sabah evden çıktım ve birtakım işlerimi hallettikten sonra evin yolunu tutmuşken, alt sokağımızdaki bir bakkalın camekanında "yüz binlerce pepsi hediye" yazılı bir poster gördüm ve cebimdeki kupon aklıma geldi. birden heyecanlandım, çünkü para vermeden bedava bir şey alacaktım ve bu ana çok yakındım. içten içe çekiniyordum, bakkal beni azarlayabilirdi, bana beleşçi diyebilirdi, bedava kola için 40 takla attığıma dair aşağılayıcı ithamlarla insanlık onurumu ayaklar altına alabilirdi. ama o kola benim hakkımdı. frito lay gıda san. ve tic. a.ş'nin müşterilerine tanıdığı bir haktı bu, çekinmenin, utanmanın alemi yoktu. tüm cesaretimi toplayıp bakkala girdim ve selamun aleyküm dememe kalmadan 37 ekran tv'de halk tv'nin açık olduğunu gördüm ve selam deyip kestim. selamun dedikten sonra televizyonu görseydim geri dönüşüm olmazdı ve aleyküm de demek zorunda kalırdım bu da bedava kolamı daha başından kaybedeceğim manasına geliyordu, çünkü bana gıcık olacaktı. kafadan, ne alacaksa alsa da gibtir olup gitse denecek bir müşteri sınıfına girecektim top sakallı bakkalın nazarında. selam dedi. dan diye kuponu uzatıp bedava kola kazanmışım verir misiniz diyemedim. dükkanın ucunua kadar yürüdüm raflara bakarak. bir şeyler düşünmeliydim. öyle armut gibi kuponu uzatıp kolamı istersem bana tutulabilirdi.
kafamda bazı planlamalar yaptım. düşündüm, ölçtüm, biçtim tarttım. evet bu hak bana frito lay gıda san. ve tic. a.ş'nin tanımış olduğu bir haktı ama adamdan direkt bedava kola istemek, mne bileyim, bana da fırsatçılık ve beleşcilik gibi geldi. bi tane eti cin almaya karar verdim. 50 kuruştu zaten, o 50 kuruşu uzatırken, böyle yarım ağızla, sanki verse de olur vermese de olur kafasında olduğumu sanacakmışcasına, sanki kendisinin de bedava kolayı vermeme ihtimali yokmuşcasına, son derece doğal bi şekilde kuponu da uzatıp bedava kolamı alırım diye hesap ettim.
bi müşteri vardı çıktı, 50 kuruşu uzattım, üstüne de kuponu koydum, bi de şu kuponda bedava şey varmış herhalde gibi bi şey dedim, tam hatırlamıyorum, umrumda değilmiş gibi davrandım yani, ısrarcı olduğumu anlarsa hepten ayar olabilirdi bana, yok biz vermiyoz onu dedi. ben beynimden vurulmuşa döndüm, peki deyip çıkacaktım ama bu haksızlığa karşı sessiz kalmak işime gelmiyordu, direnmeye karar verdim.
hee camekanda bedava yazısını gördüm de ondan şeaptım dedim, ben cipsleri rafa dizerken toptancı kafasına göre asmış onu dedi, sizin rızanız olmadan asamaz ki, assa bile sökebilirdiniz dedim, ya kaldı işte çıkarmadım bi daha, toptancı uğramadı, promosyon kolası diye sana dolaptaki kolayı mı vereyim, para verip kola isteyene ne vereceğim dedi. haklısınız ama ben bu kolayı hak ettim, cips aldım ve frito lay gıda san. ve tic. a.ş bana bu cipsten 330 ml kola kazandığıma dair bir kupon hediye etti ve kuponda yazılan esaslara göre siz bana bu kolayı vermekle yükümlüsünüz dedim. bu hindi gibi kabarmaya başladı, kardeşim asabımı bozma yok kola mola, nerden aldıysan git o versin beleş kolanı dedi. ben de sinirlenmeye başladım. ben bunu süpermarketten aldım ve süpermarketler bu kampanyaya dahil değil, anlaşmalı olan bakkal, büfe vs gibi yerlerden kolanızı alabilirsiniz şeklinde ifadeler var dedim kuponda ve masadan kuponu alıp ilgili kısımları kendisine de okuttum, bak burda yazıyor diye. yok benim anlaşmam filan dedi. ama camekanınızda bu kampanyaya dahil olduğunuzu gösterir bir poster asılı ve az önce, "sana promosyon kolası diye dolaptan kola verirsem" şeklinde bi ifadeniz oldu, demek ki daha önce bazı kimselere bu bedava kolalardan vermişsiniz, galiba siz bu kampanyayı kafanıza göre etkinleştirip kafanıza göre feshediyorsunuz dememe kalmadan başka bir müşteri girip, omzumun üstünden sanki ben orda yokmuşumcasına 20 tl uzatıp uzun marlboro istedi, bakkal, benden esirgediği tatlı dili sigara isteyen müşterisine sonuna kadar bahşediyordu, beni pgibolojik olarak yıldırabileceğini sandı. gereksiz bir samimiyete girmiş, lüzumsuz bir sohbete tutuşmuştu sigara isteyen müşteri ile, beni hiçe sayıyordu. o esnada birkaç müşteri daha içeri girdi, ben dışarı çıktım ve bi sigara yaktım, içeriye müşteriler girip çıkıyordu.
15 dakika filan geçmişti, bakkalda müşteri kalmadığı bir anda tekrar kapıya yöneldim ve içeri girdim, şimdi nasıl yapıcaz bu işi abi dedim, resmi dili kenara bırakıp, kanına girmeye çalışacaktım. neyi nası yapcaz dedi, bedava kolam vardı, az önce konuşmuştuk, aliym mi dolaptan bi tane dedim, yok dedi, gelmiyo toptancı, 4 senedir ondan mal alıyorum, hukukumuz var diye hatır gönülden kesmiyorum ticareti ama savsaklıyor, ne cipse ne kolaya geliyor, c.tesi gelecekti salı oldu yok, satacak kola yok, veremem bedava kola dedi. peki abi allah rızası için cevap ver, samimi soruyorum, sizin aranızdaki kişisel husumetin, anlaşmazlıkların ceremesini ben çekmek zorunda mıyım, belli ki sen bu toptancı ile ihtilafa düşmüşsün, sana inat olsun diye sistematik bi yıldırma, ayar etme politikası izliyor, sen, ayağın alışmış, hak hukuk vs diye ticareti kesmiyorsun bu da ona güveniyor, velhasılı aranızda bi problem var ama frito lay gıda san. ve tic. a.ş'nin kuponlara yazdığı esaslarda bakkal ile toptancı arasındaki ihtilafi durumlarda bakkalın müşteriye kola vermeme hakkı saklıdır diye bi ifade yok, yani kameti uzatmayayım senin toptancı ile arandaki ticari kriz benim zerre kadar s*kimde değil, sen bana bu kolayı vereceksin, adamın asabını bozma, çıkar ver şu kolayı, s*kmiym vilayetini a*kodumun çocuğu, senin hayatını s*kerim ulan kahpenin çıkardığı, karısının kızının ırzına çöktüğümün, top sakalını s*ktiğimin kancığı diye saydırasım geldi ama yapamadım, korktum. başka bir müşteri geldi, ben yine dışarı çıktım, yine 10-15 dk dışarda zaman geçirdim, sigara filan, bi de içerden iskemle çekmiştim.
içerde yine müşteri kalmadı, kapının ağzına gittim, önündeki bulmacayı çözüyordu bakkal. kedi gibi kafamı uzattım kapıdan, içeri doğru, miyavvvv dedim, oralı olmadı bakkal, ğırrrrrr, miyavvvvvv diye huysuz kedi sesi çıkardım, kafayı kaldırdı, göz göze geldik, ben göz çaktım, sevimli sevimli sırıttım, bunu da bi gülme tuttu, yüzünde oluşan bu mütebessim ifadeden arka alıp, tazı gibi fırladım içeri. masayı aştım, yanına yanaştım, çömelip hizasına indim, gömleğinin yakasıyla oynayarak, kulağına doğru yanaştım, seri şekilde nefes almaya başladım, kulağına çarpıp tekrar dudağımda seken nefesim, benim bile içimi ürpertiyordu. "neden kolamı vermiyorsun tatlılık?" dedim. git al a*kodumun musibeti, al gibtir git, dolaptan al, 2 litre al, yolunu s*kem, al bi de ice tea al dedi. sinirlendim, senin lütfunu s*kerim anası kaşar, ben senden sadaka istemiyorum, hakkımı istiyorum, frito lay gıda san. ve tic. a.ş'nin bana tanıdığı bedava kola hakkından faydalanmak istiyorum, sen kimsin de bana öyle müstehzi müstehzi, bahşeder, lütfeder gibi, köpeğe kemik atar gibi git al dolaptan filan diyebiliyorsun, kimsin ulan sen top sakalını s*ktimin kulamparası, babası şehven ekmiş, anası sehven sıçmış kahpe dölü dedim. o sırada halk tv de son dakika geçti, fetöden biri gözaltına mı ne alınmış , bu da bi anda ona dikkat kesildi, alın aq alın kim var kim yok alın diye saydırmaya başladı, ben hemen mevzuya uyandım, telefondan kaydı açtım, hükümete filan sallamaya başladı, fetocu fetocu darbe sevici şeyler söyledi, normalde bu şekilde elde edilen delilin hükmü yok ama ohal mohal bi kılıfına uydurup atarlar dedim bu gavur kırmasını kodese. velhasıl emniyete ihbar etmeye karar verdim soysuz bini o anda. kola mola da gözümde değildi artık. neyse abi iyi günler deyip sezercik gibi koşa koşa çıktım ordan."
aynen öyle :d
başlığı var :d
38
bir adam bir gün bir petshopa giriyo kendisine en yakın duran papağanı gösterek
-pardon bunun fiyatı nedir diyor
-10000$ efendim
-neden bu kadar pahalı peki
-efendim o 300 tane kelime biliyor
biraz uzaktaki papağanı işaret ederek
-peki bunun fiyatı nedir
-20000$ efendim
-peki bu neden pahalı
-o aynı kelimeleri hem ingilizce hem türkçe söylüyor
onun yanındaki papağanı göstererek
-bunun fiyatı nedir
-30000$ efendim buda kelimeleri her dilde söylüyor
adam biraz daha bakındıktan sonra dükkanın yüksek bir yerinde asılı olan papağanı görüyor ve soruyor
-bunun fiyatı nedir
-100000$ efendim
-bunun özelliği nedir
-valla bu pek konuşmuyo ama ordaki 3 papağan buna "hocam" diyorlar
39
başlık: karadeniz neden türkiyenin üstüne dökülmüyo
140. beynini siktiğimin beyinsizi.
haritayı duvar asma, masaya ser dökülmez o zaman
↑