kayıt

çaresizlik

  1. 29
    zordur. başa gelmeden insan bilemez ama her zaman iki kötü seçenek arasında daha kötü olanı secmemek mantıklı bir hareket olacaktır.
  2. 28
    kimsenin yaşamamasını dilediğim en kötü duygulardan birisi.

    insan çaresiz olduğunun farkına varmaz... çırpındıkça çırpınır bir umut varmış gibi sanki ama yoktur çırpındıkça daha da çok üzülür sadece.
  3. 27
    çekmeden bilinmeyecek bir duygu. tahmin edebilirsin ama hissedemezsin.
  4. 26
    anasının amını götünden sikmek istediğim durum.
    :(
  5. 25
    anlam olmadan acı çekmektir demiştir, viktor e. frankl.
    www.youtube.com/...
  6. 24
    finallere girmeden önce hintçe ve arapça ders dinlemiştim. çaresizlik benim için hiç bu kadar elle tutulur bir şey olmamıştı daha önce.
  7. 23
    Kalacağını bildiğin halde ders çalışmaktır
  8. 22
    yalnız kalmanın çaresizliği içindeyim
    acım doruklara ulaşıyor, ben kendimi ifade edemiyorum. beni dinleyen kimseyi bulamıyorum, üstüne dert yüklüyorlar. ben bir trenim dert vagonları peşin sıra takip ediyor beni....
    ayrıca;
    (bkz: gökhan türkmen - çareler çaresiz)
  9. 21
    gurur, ahlak ve haysiyet gibi kalıpların parça parça döküldüğü yer.
    içinde olmaktır yadsıyan grilikle bezeli biçimsiz boyutta, bir iğneden kana karışan sert ve soğuk bir sıvının hayal meyal idrakında oluşun, arkasındaki tekinsiz kayboluşun. çırılçıplak şekilde taze kokan yarı karanlığa gözlerini açmış insan, insanı insan yapan her şeyin silinip aktığı, deliğine girip içinden geçtiği ilkel boru zaman.
    soyut addedilen tüm manayı bulma gayesiyle, kozasından çıkan bir tırtıl yanılgısında ve sıcaklığında kendi temaşası, kendini yaratma ve var kılma çabası, tam tersine hizmet eden. öteki de namümkünken, tek ele avuca gelen o habis fiillere naif bir etiket, sonsuz siliklikteki tüm bireysel devinim. acınası ve insanca, pek insanca.
    yazmak zül, konuşmak yük, boş. ağız şapırdatmalarını, dudak hareketlerini ve hararetle savunulan fazla insansı hırsları duymak ve izlemek zorlama kibar bir tabirle, acı verici. hele hele anlatmak, eski bir istek anlaşılmayı istemek, modern bir destekten güç almadan, kibir barındırmaz şekilde anlaşılacağını düşünmek, evrensel sayılabilecek, bir diğerlerinin kendimden daha az insanlığa sahip olduğunu görme eğiliminden bağımsız şekilde ızdırap.
    kendim miyim tüm derdim, değil mi diğeri.. kendi derdime dert mi bu, gayen bu mu diye acıyarak bakabileceğim eski bir lükse de sahip değilken. çaresizlikle birlikte gelen kötü bir alışkanlık sonrasızlık, bir kara delik.
    nispi çoklukta, en temel zeminde zamansal bir arka plana sahip o eşsiz(!) mirasın, farklı ve belki bazen zıttı olduğunu düşündüğü şeyin bizzat kendisi olması şaka olmalı. idrakı ve soyut bir kabulü zor çünkü eğilmişken başak, geçmişken zaman.
    sonrası?
    ''şeytanı tutsun tutabilen!
    zordur onu yakalamak bir daha!''
    sıcak yumuşaklıkla sarılı, dudak kıvrımlarından düşen
    dostluk ve sevgi cümlelerinin kaldırıldığı rafa bakılsın.
    ''kendilerini gönderilmiş gibi gösterirler göklerden,
    ve melekler gibi fısıldarlar, yalan söylerken.''
  10. 20
    Dünya kadar derde göğüs gerdim ama bazı geceler solumdaki duvara sarılıp ağlayasım geliyor. Bu günler geçecek de, nolur.
  11. 19
    Sen eksi verme arap uyarısını görmektir.
  12. 18
    allah kimseye göstermesin.
    adamın aklını alır, kötü işlere yönlendirir.
    vicdanı unutturur. çözüm arayışı her işi yaptırır insana.
  13. 17
    ta allahını sikim bunun.
  14. 16
    insana duvarı izletir.
  15. 15
    Çaresizlik birini iyi edicek şeyin diğerinin kadehine zehir olmasıdır.Çaresizlik aradığın çarenin tam önünde olması ama onu bulacak zamanının olmamasıdır.
  16. 14
    inanılmaz pis, inanılmaz iğrenç bir duygudur.. korkularınızın sizi esir aldığı yapabilecek bir şeyleriniz, gidilecek yollarınız olmasına rağmen bir türlü o yola çıkamazsınız bu korkularınızdan.. kalakalırsınız kendi kendinize.. kimseye ses edemez, kimsede size ses etmez.. her şey yolundaymış gibi yaşarken daha da büyür kocaman yer kaplamaya başlar içinizde..

    yazıklar olsun bana ne deyim..
  17. 13
    iki tipi, iki yönü vardır. öğrenilen ve öğretilen. başka bir bakış açısıyla, yaşanılan ve yaşatılan.
  18. 12
    Asıl çaresizlik herhangi bir işi tutacak gücün kuvvetin varken veya ilişkide aktif rol oynar ve elinden geleni yaptığın halde onun yaptığın bütün olumlu iyi işleri görmeksizin elinin tersiyle itiyorsa ona bakılan son bakıştır. üzüntü, sinir, öfke, onun yanında olma isteği bunu gibi hislerin bir araya gelmesiyle oluşur.
  19. 11
    ''kendine elimden geleni yaptım mı?'' diye sormaktır. çünkü asıl çaresizlik çareyi eline geçirmişken avuçlarının içinden kaçırmaktır.
  20. 10
    en etkili intihar sebebidir.
  21. 9
    tanım: kendini kaybolmuş, terkedilmiş, tüm çözüm yolları yok edilmiş gibi hissetmektir.

    çözümü doğru yere bakmaktır. "çözüm yok" diyorsan her yere bakmış olman gerekir. olaya tek bir pencereden bakarsan küçük bir kısmını görürsün. farklı açılardan ele alırsan çözümü bulursun. hani çocukken kafamızı bir yerlere sıkıştırırdık ve biri gelip "nasıl sıkıştırdıysan kafanı, öyle çıkar." derdi ya. işte sorunlarda böyledir. mutlaka bir çözümü vardır. nasıl o hale geldiyse öyle çözülecektir.

    sabredin.
  22. 8
    elden hiçbir şeyin gelmediği anlarda hissedilen lanet duygudur.
  23. 7
    insanı çıldırtan kafayı yedirten duygu. öyle bir şey ki bu duygu yüzünden şu an yazamıyorum bile.
  24. 6
    (bkz: Damacanadan su doldururken suyun taşacağını fark edip de elinden bişeyin gelmemesi)
  25. 5
    www.youtube.com/...