1426
bir an önce siktir olup gitmek istiyorum şu şehirden. her taşında anım var. ama o anıların sahipleri yok hayatımda. bunalıyorum çok. kaçıyorum sürekli ama olmuyor yetmiyor. hani filmlerde geçmişe giderler ya aniden diyaloglar görüntüler düşer önümüze. benim her adımımda bu oluyor. kaldıramıyorum artık. evimde bile bir sürü anı var. mutfaktaki duvara bakıp ağlayasım geliyor. sık sık yeni açıklan yerlere gitmeye çalışıyorum eskiler hüsran diye. onlar gidince de orası açılmadan önceki yerle ilgili şeyler geliyor aklıma.
kafama kadar doluyum bu aralar.
her sabah karşılaşıp kafamı çevirerek insanların yanından geçip gitmek çok koyuyor. yada uzaktan bir selam vermek. yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmeyen insana neden kafamla selam veriyorum. bok gibi olay bombok.
görmeyim diye yolu uzakmaktan yoruldum. böylesinden de yoruldum. ah be demekten sıkıldım. yeni bi hayata ihtiyacım var
1427
Herkesten ve kendimden nefret ediyorum. Düşük çeneliğim, kendimi tutamamam ve insanlara kendim hakkında gereğinden fazla bilgi verdiğim için, çok dürüst olduğum için ve bu yüzden üzülüp yine aynı hatayı yaptığım, kendimi tutamadığım için kendimden nefret ediyorum. İnsanların da bunu kullanıp benim söylediklerimi yetiştirmesi ve ortalığı karıştırması yüzünden de insanlardan nefret ediyorum. Her insan hakkında "aaaa bu çok iyi adam-kadın" diyorum ve onlardan kazık yiyorum. Son kazık da abimin sevgilisinden geldi ve kadının numarasını sildim.
bi kez daha kendimden ve insanlardan nefret edip, depresyon atakları geçirmeye başladım. Teşekkürler!!
1428
Ay yeter yav, bu sınavlar beni yıprattı.
Onun dışında allahima cok şükür her şey yolunda gidiyor ama arkadaş ortaMim bok gibi oldu.
Millet kafayı yedi ya bu sene; arkadan konuşmalar, omurgasız davranışlar falan. Mezuniyet yaklaştıkça gözlerini hırs bürüdü galiba.
Onları saldım zaten de, artık tamamen kendime odaklanmak istiyorum. Bi an önce tatil gelsiin.
1429
Çaresizliğin içindeyim bunu atlatamayacağım diye de çok korkuyorum. Sertçe düşüp kalkmak istemiyorum. Orda bir ömür kalmak istiyorum çünkü yoruldum, yoruldum ve bıktım.
İnsanlardan ondan bundan şundan herkes kadar belki biraz daha bıktım.
Dönüp kendime "demiştim sana aptal inanma diye demiştim bak şimdi ne oldu aptal " diye bağırmaktan yoruldum.
Mesela öyle çok büyük şeylerde istemiyorum ki vallahi istemiyorum ya.
Küçük küçücük şeyler ama olmuyor bi türlü. Olsun olmasın artık ne düşüneceğimi bile bilmiyorum.
Aldı yine beni bir karamsarlık nelere nerelere götürür bilemem. Bilmek de istemem zaten.
Bilmemek hatta hiçbir şey bilmemek en iyisi.
Kırıldım sözlük kırıldım. Hiç hak etmedim Ben bu kırılmayı bu sefer. Hemde hiç..
Atsınlar artık üzerime toprak vallahi gıkım çıkmaz.
Artık hep veda vakti her şeye. Kime ne vedadan..
1430
Hiç yalan söyleyemez sandığım birinin aylarca hem kendini hem de karşısındakini kandırması üzücü olduğu kadar gülünç. Yalan söylemek illa sözle yapılan bir şey değil. Yalandan gösterilen duygu, ilgi, alâka, sevgi ve daha nicesi çok da güzel yalan şekilde karşı tarafa hissetirilebiliyor. İşin daha da kötüsü her şey ortaya çıktığında suçlu yine siz oluyorsunuz. O iyi, siz kötü oluyorsunuz. Ve bunu çevresindekilere de aynı yalan performansıyla öyle bir geçiriyor ve anlatıyor ki şaşırarak izliyorsunuz. Tek üzüldüğüm verdiğim emekler, gerisini çoktan boşverdim ben. Unutma ki seni en iyi ben tanıyorum, sen a dediğinde ben onun b olduğunu çok iyi biliyorum. Sakın bozma aynı şekilde devam et nasıl olsa inanırlar sana rahat ol. Normalde kimsenin arkasından asla konuşmam. Bir şey benim için bitmişse onu silerim ve bu da seni anarak yazdığım son şeydi.
Tebrik et kendini ve gurur duy eserinle.
1431
"Her şey çok güzel olacak" dediler; ama biz iyice kötüye gidiyoruz. Kime her şey güzel olacak?
1432
ben, bir çocuğun aptallığını kuşanarak, en çok kendim hakkında yanıldım.
kurtaramadım.
kurtulamadım.
düzeltemedim.
değiştiremedim.
sevemedim.
sevilemedim.
her birisi için en az bir tane istisna olsa da hayat ideallerin peşinde gittikçe ortada tükenmiş biri bırakıyor. kızımı kurtardım, ölümden kurtuldum, çok yanlışı düzelttim, çok mevki değiştirdim, hanımefendiyi çok sevdim, sayamayacağım kadar sevilmedim. hayat ise devam ediyor. ne yapacağım?
iyi ki varsın diyen birisi bir ay sonra olma diye en sert halini takınır.
insanlar insanlara ihanet eder.
idealler insanlara ihanet eder.
en sonunda bitmiş bir savaş, o savaşta cephanelik niyetine tükenmiş bir ruh ve tahrip olmuş barikat gibi bedeniniz kalır ortada.
on bir yıldır her gün gördüğüm kızım, hala bile fotoğrafına bakınca oluşan gülümseme ve çocukken hastanede tüküremediği kanı yutan benden sokak ortasında yediği dayaktan sonra ağzındaki kanı yutan ben. aidiyet hissinin en iyi tanımı olabilirdim. şimdiyse yersiz, yurtsuz, inançsızım. yamuk dişlerimdeki kanı dilimle yalayıp kızıma bir şey olmasın diye yaşıyorum. bir de senin gibi bir güzelliğin varolduğunu bilmek beni arada mutlu, çoğu zaman kahrediyor.
yaşamak bu işte. sahi ölümsüzlük fikri korkutucuymuş.
1433
sevgili sözlük, senden uzakta kaldığım dönem pek bir şey değişmedi ama umarım inşallah sen değişmişsindir.
1434
uykum geldi erken yatayIm bari dedim, mandalina yedim. yerken biraz tablette gazete okuyarak oyalandIm. baktIm saat kac olmus. az evvel ancak kalkIp hazIrlanIp yattIm ama halen burdayIm uyumadIm tovbest.
1435
Valla uzun uzun yazardım da hiç halim yok ama yazayım bi şeyler. Son 1-1.5 hafta içinde yaşadığım değişim bana çok şey getirdi ve çok şey kattı. Bulunduğum ortamdan, çevremdeki insanlara kadar değişim yaşadım ve her şey bir anda oldu. Bunlar olurken kendim de değiştim daha doğrusu her zaman olduğu gibi hayat kafama vura vura değişime zorladı, değiştirdi. Artık eski ben yok, yapamam dediğim çoğu şeyi yapabildiğimi fark ettim ve eskiden yaptığım çoğu şeyi geride bıraktım çünkü bana büyük yük oluyordu ve ben kaldıramadığım yükün altında ezilmekten çok yoruldum. İnsanlara olan bakış açım da değişti mesela. Aman kırılmasın, üzülmesin diye içimde tuttuğum şeyleri artık tutmayıp direkt yüzüne vuruyorum. Çünkü yapmazsam biliyorum ki işin sonunda yine ben sıkıntıya düşüyorum ve ben bu durumdan gerçekten çok sıkıldım. artık çevremde tuttuğum insanları özenle seçiyorum, gitmek isteyeni de asla zorlamayıp kapıyı gösteriyorum. Zamanında yaşadığım zorluklar beni erken olgunlaştırmış olsa da bazen yaşaya yaşaya öğrenmem gereken şeyler varmış ve ben dersimi aldım. Hedeflerimi, arzularımı ve hayallerimi gerçekleştirmek için yaşıyorum ve çalışıyorum. Bu yolda yanımdaki insanların anlayışı, gösterdiği saygı ve daha nicesi bu yolu daha da güzelleştiriyor. Çok dibe vurdum, karanlığın sevdalısı oldum ama artık aydınlığın tamamını elimde tutuyorum ve kaybetmeye hiç niyetim yok.
İyi ki kısa yazacaktım... neyse
1436
Benden uzak dur dediğim halde hala çevremde bulunman neyin kafası anlamadım ama dediğimi yapıp kendine yeni oyuncak bulmuşsun ona sevindim. Daha ne kadar düşebilir bir insan acaba onu merak ediyorum.
Düzeltme: ben de öyle düşünmüştüm.
1437
Sözlükte benzer başlıkların sürekli ön plana çıkması gosteryorki herkes hayattan bezmiş. Herkes birşeyleri anlatma çabasında. Birilerinin onu anlamasini , varlığından haberdar olmasini beklemekte. Kalabalığın içinde yalnız olanlar olarak başlığı degisterebilseydim keşke.
1439
havalar guzel degilken evde kalmak problem olmuyodu ama bu guzel havada da evde kalmak zulum ya.
1440
Birazdan bir şeyler almak için dışarı çıkacağım ve tırıs tırısım şu an. Çin cumhuriyeti, sabah akşam dedelerinizi yad ettiğimi bilmenizi isterim.
Sövgülerimle.
1441
Eğleniyor muyuz gençleeeer
Canlanın ayol cenazeniz mi var aq.
1442
Sivrisineklere iki çift lafım var.
Allahsız kitapsızlar iki gün sıcak gördünüz diye peydah oldunuz yine doluştunuz evlere. Vız vız kulak dibinde dolaşmanıza daha çok var bi salın ya. Vallahi sizi öldüreceğim diye sinirime sinir ekliyorum, gurbanınız olam huzur verin.
1443
Cama çıkıp " kaç kadeh kırıldı sarhoş gönlümde, bir türlü kendimi avutamadım." diye şarkı söylemek istiyorum.
1444
Yalan söyleme gözlerime bak.
Bi video izledim bugün dilime dolandı, paso içimden yalan söyleme gözlerime bak diyorum. Nahoş bir durum.
1445
annem dayImla konusurken telefonu kIzI aldI. bir cIkarI olmazsa asla aramayan ve konusmayan bir m*l. orda olmasa dakikalarI bitmesin diye arayIp konusmaz bile.. ama anam yegenine yine de laf soyletmez.
ta*ak gecmek icin selam soyle diye bagIrdIm, annem ciddiye aldI ve soyledi. ay bunu kafama taktIm simdi. soylemem bi daha boyle bir sey.
1447
Çıldırmama şu kadarcık kaldı. Şu kadarı çok az göremiyorsunuz ama söyleyeyim. Sabahtan beri hocaların verdiği ödevlerle uğraşıyorum ama yanıldınız kendim için değil. Bilgisayardan anlamayan basit iki üç şekil çizemeyen üniversite öğrencilerine ders veriyorum, lan biz de bilmiyoruz bilgisayarın derinliklerini ama derdimizi anlatacak kadar da öğrendik iyi kötü, hiçbir şey bilmiyorsan bile azıcık kurcala öğrenirsin. Yahu bu insanlara kolay mı geliyor böyle başkasına sorup iki saat uğraştırmak yoksa zeka düzeyleri mi düşük anlamıyorum. Daha kötüsü de sanki hocanın danışmanıyım da ödevleri ben değerlendirecem gibi öğreciler kontrol edeyim diye ödevlerini dosyalarını bana atıyorlar, ordan bakınca karar mercii gibi mi görünüyorum. lan dua edin iyi bir insanım da terslemiyorum hiçbirinizi. Ayrıca sınıf grubum kadar aptal bir topluluk görmedim hepsi özenle seçilmişler sanki. Ben ne yapıyorum aralarında diyip kara kara düşünüyorum bazen. Şu karantina bir yıl daha sürse de görmesem hiçbirini keşke. Neyse o kadar da değil var görmek istediğimiz 1 kişi belki 2 kişi. Acı çekiyorum arkadaşlar acı.
1448
"lütfen 21:00 ya da 23:00 saatlerine toplantı koymayın hax'e gircem :("dir.
1449
Eskiden tartışıp aramızın açıldığı bi arkadaşım vardı, bugün denk geldik oturduk konuştuk hatta barıştık da sayılır ama bi 5 dakika sonra yengeç yengeç hareket etti falan. Yanında kız arkadaşı var diye bir şey yapmadan uzaklaştım da hala sinirliyim bir şey yapamadım diye. Zeytin dalı uzattım diye, ucundaki zeytini yiyip çekirdeğini bana atmaya kalkmayın. harbi dalı götünüze sokarım dellendirmeyin beni.
1450
İnatçı bir insana laf anlatmak kadar zor bı şey yok. Boğazım ağrıyor bağırmaktan, sinirden kendimi parçalıcam Birazdan. İnsan biraz laf anlar ben hayatımda lafı bu kadar değiştiren başka biri görmedim. Kendi dediği olsun da karşıdaki kişi isterse dünyanın en mutsuz insanı olsun, Kesinlikle önemi yok.
Allahım sen sabır ver karşıdakine de biraz anlayış.
↑