1376
çağın anlamsızlığından kavruluyorum. çağın anlamsızlığının yanına kendi hiçliğim konulunca korkunçluk bir leviathan'a dönüşüyor içimde. kavrulma eylemselliğim hiç bir çağın kalitesizliğine benzemeyen bu zamanın yağıyla oluyor. her şey çok yabancı. iki yılı aşkındır oturduğum evden, çalıştığım iş yerine ve şehre kadar bu böyle. 2 kusur yıldır bombok bir reenkarnasyonun içinde hissediyorum kendimi.
bir hayatım vardı eskiden. güzel bir fanusum ve kendime ait bir momente zamanlarım. kendi insanlarım vardı çevremde. kendi şehrimdeydim. bildiğim ve sevdiğim bir işi yapıyordum. ahh şu aşk acısı denen anlam ve bazı zamanlarsa ise kocaman bir anlamsızlık. bazen hicret hali en sağlıklı insan halidir. isyan zaten en güzel insan halidir. hicret bir kaçış değil yeni yaşama sağlıklı bir başlangıcın miladıdır. ben de böyle bir fikriyatla terk eylemiştim her şeyi. ama işte hicret'in momentini çok iyi ayarlamak lazzımış. bunu yapmadığında kendini hicret diye kandırdığın kalitesiz bir reenkarnasyona dönüşüyor.
1377
Oturup değişen mevzuatları ezberlemek istemiyorum kaçışım da yok bilmediğim bir nokta olursa beni çiğ çiğ yerler amaa önceden başıma ne geldiyse bu mevzuatları bilmekten geldi. öff hakkını bilen savunan insanı sevmeyen bir toplum sinirim bozuluyor.
1378
çağın anlamsızlığından kavruluyorum. çağın anlamsızlığının yanına kendi hiçliğim konulunca korkunçluk bir leviathan'a dönüşüyor içimde. kavrulma eylemselliğim hiç bir çağın kalitesizliğine benzemeyen bu zamanın yağıyla oluyor. her şey çok yabancı. iki yılı aşkındır oturduğum evden, çalıştığım iş yerine ve şehre kadar bu böyle. 2 kusur yıldır bombok bir reenkarnasyonun içinde hissediyorum kendimi.
bir hayatım vardı eskiden. güzel bir fanusum ve kendime ait bir momente zamanlarım. kendi insanlarım vardı çevremde. kendi şehrimdeydim. bildiğim ve sevdiğim bir işi yapıyordum. ahh şu aşk acısı denen anlam ve bazı zamanlarsa ise kocaman bir anlamsızlık. bazen hicret hali en sağlıklı insan halidir. isyan zaten en güzel insan halidir. hicret bir kaçış değil yeni yaşama sağlıklı bir başlangıcın miladıdır. ben de böyle bir fikriyatla terk eylemiştim her şeyi. ama işte hicret'in momentini çok iyi ayarlamak lazzımış. bunu yapmadığında kendini hicret diye kandırdığın kalitesiz bir reenkarnasyona dönüşüyor.
1379
Kendimi 10 yıl sonra melek yargıcı olarak görüyorum.
ühüh
1380
bazı şeyler cidden çok anlamsız ve bu anlamsızlıklar bir insanı boğmaya yetiyor
1381
kendini sailor moon sevmeyen hatta kendi deyiminle 'anti sailor moon' olan susko, benden cok sailor moon itemin var. sormak istiyorum, neden...
1382
belki birinin bana gerçek manada ihtiyacı olur diye bir günü daha yaşama gayreti içerisinde sonlandırırken, yarın için daha ümitli değilim açıkçası.
1383
O kadar cok sey varki; hangisinden bahsederim bilmiyorum. Aldim elime kalemi karaliyorum yine aglaya sizlaya. Neye uzuldugumu neye agladigimi bile bilmeden.
“Sayin allahim,
Musaadenle..
Ben istemedim boyle olmasini..”
1384
bugün içimden geçen bir çok şeyi yıllar evvelinden ümit yaşar oğuzcan özetlemiş;
nasıl aldandık bunca zamandır
nasıl inandık güzelliğine hayatın
bize ne doğan güneşten
büyüyen buğdaydan akan sudan bize ne
alabildiğine kederliyiz yorgunuz
bize dostlugu öğrettiniz
bize sevmesini öğrettiniz böyle delicesine
sevdikse günahlarımız tanrının boynuna
sevilmedikse insanlar utansın kederimizden
ne aradık ne bulduk dünyanızda söyleyin
bir sevgiyi bile çok gördünüz bize
öpüştük uykularımızda ayıpladınız
kara kara yengeçleri saldınız üstümüze
şimdi de bir yaşamaktır tutturmuşsunuz
rahat bırakın bizi
göğüyle deniziyle
taşıyla toprağıyla
o yoktan var ettiğiniz tanrısıyla
dünyanız sizin olsun.
1385
bugun 3 sudoku cozmeye calIstIm ve hepsi bozuldu, ustelik biri kolaydI. onu 2 kez yapmaya calIsIp bozdum. odaklanamIyorum bu yeni yasi sevmedim 2 gundur cok yorgun hissediyorum kendimi kafam kalkmIyor...
1386
İçimde bir yer var, sevgi açlığı duyan.
Ailesinden sevgi görmemiş bir insan değilim, dolayısıyla bu ihtiyaç nereden türüyor bilmiyorum ama bir yanım gerçekten sevilmek istiyor. Öyle deli gibi sevilmek değil istediğim. Saf ve temiz bir duyguyla, sadece ben olduğum için, altında hiçbir çıkar barındırmayan bir şekilde sevilmek. Çıkar kavramını felsefi düşünmeyin, insanoğlunun her hareketi çıkar temeline dayanır zaten ama ben şu plansız programsız, masum sevgiden bahsediyorum. Özellikle de altında sadece cinsel çıkar barındırmayan sevgilerden.
Mesela ben birini sadece ona sarılınca hissettiğim güven ve mutluluk için sevebilirim. Böyle bir sevgi istiyorum. Bulur muyum? Bilmiyorum.
1387
Kendimi çok güçsüz ve yorgun hissediyorum. Yaptığım hatalar ve bu yüzden kaybettigim insanların hayatımdan çıkışlarını hiç istemedim. Bilerek yapmadım.
Ne istiyordum biliyor musunuz? Sadece bencil olmamalarını.
Canım galiba çok acıyor çünkü tüm düşüncelerim donmuş bir halde. Kaç zamandır midem de bulanıyor zaten. Kalbim de çok acıyor.
Bilmiyorum ki ben. Gerçekten bilmiyorum bilemiyorum yani acıyor işte.
İyi geceler.
1388
sanki yakın bir zamanın bir yerine veya yerinde, henüz manasını ve sırrını çözemediğimiz bir bomba atılmış gibi. ölmedik. hatta biçimsel olarak hepimiz mükemmeliz. ama özümüzü çürütmemişler komple alıp götürmüşler. umut ve yeni yaşama dair bir hayal yok. derinliği komple buharlaştırmışlar. herkes elinde bir balta altında ağaç dalı kes babam kes nereye giderse gibi yaşıyor. rasyonalite tepeden tırnağa mars kadar uzak bir yerlere uçmuş dimağlarda. kaçacak hiç bir yer ve kimse yok gibi.
korkuyorum.
1389
yine ben. 2 yıldan fazladır şu ortam harici hiç bir yerde dert keder anlatmıyorum. bütün gün konuştuğum tek şey iş arkadaşlarımla iş meseleleri. ona da zaten ancak öğlenden sonra 4'e kadar tahamül edebiliyorum. ara sıra annem, ablam yeğenler falan arıyorlar, iyiyim diyorum.
iki yıldan fazladır sabah 8'de işe başlıyorum öğlenden sonra 16'da bitiyor. eve varmam 16:30 falan. son bir haftadır çok saçma bir adet edindim. eve gelip, yemek falan yapıp yiyip 18 gibi uyuyorum. önceleri 21 gibi falan kalıyordum. tekrar saat bir civarı uyuyup sabah 6.30'da kalkmak sorun olmuyordu. sonra adetimde biraz değişiklik yaptım. yemek yiyip uyumak bünye için zararlı bir durum. kurt gibi aç olsam da işten geldiğimde yemeden uyuyorum. eskiden 21 gibi kalkabilirken artık 23:30'dan önce kalkamıyorum. ondan sonra da uyu uyuyabilirsen. bu gece hiç uyuyamadım mesela. bir kaç saat sonra mesaiye gideceğim ne halt edeceğim bütün gün bilmiyorum.
ölmemek adet olmuş yaşıyorum işte ben de. ulan insan belki sabah işe giderken bir kamyon, otobüs çarpar da ölürüm diye umutlanıp heyecanlanır mı yahu. veya biraz daha şanslıysam beyin kanamasından ölürüm. ohh miss.
nesini söyleyim canım efendim
gayri düzen tutmaz telimiz bizim
arzuhal eylesem yar yar deftere sığmaz
omuzdan kesilmiş kolumuz bizim
benim bu gidişe aklım ermiyor
fukara halini kimse sormuyor
padişah sikkesi selâm vermiyor
kefensiz kalacak ölümüz bizim
1390
Kendimi ... hissediyorum demek isterdim.Ama hissetmiyorum,kendimi hiçbir şey hissetmiyorum.Büyük bir boşluktayım,sanırım bu boşluktan çıkmak olanaksız.Umut son umudumdu bir zamanlar.Boşunaydı elbette,hiçbir umut gerçekleşmedi.Kalemi kırık bir şair gibiyim.Çareyi orada burada arıyorum,bulamıyorum.
1391
o kadar cok uykum var ki aksama kadar gun nasIl gececek onu hesaplIyorumm off nasI dayanacam. muhtemelen en gec saat 9'da uyurum.
1392
Hayattan bıktım umudumu kaybettim hayatta bir amacım yokmuş gibi hissediyorum.
1393
hani derler ya hayatta her şeyin bir çaresi bulunur diye. nah bulunur. bir dayanışma eli arar durursunuz. olay sadece zavallı çırpınışlarınızdır.
1394
Kimseyle uğraşacak kadar tahammülüm kalmadı.
insanlar yumuşak yüzlü davranmanın da hiçbir yararını görmedim.nasıl da çekinmeden kazık atma rezaletinde bulunuyorlar aklım almıyor.
1395
Gidiyorum dediğim zaman hala aynı şeyi yapıp intihar edeceğimi düşündün. O zaman ben anladım ki benden umudunu kestiğin için bırakmışsın. Aslında o an bir cevapsız sorumun cevabını almıştım ben.
1396
sonum kafka gibi olmasIn diye birtakIm yazdIklarImI cope atIyorum ama boyle birkac sayfayI atmaya kIyamadIm. 10-15 yIllIk kisisel bir sozlugum. temize geciricem diyorum karar verdim.
yabancI dil calIsmakta benim gibi olun demiyorum zira bunun sonu gelmez.
1397
Bir grup boş insanın dolu görünme çabaları,... Sosyal medya müptezelleri, gösteriş maymunları, fotoşop mankenleri, melankolik civcivler, babet çoraplı serseriler, ctrl c+ ctrl v şairleri, seksomanyaklar, sokakta nihat doğan, twitter'da mahir çayan olan aveller, popüler olan her boka kürekle koşan ergenler!
insanların uzaktan yakından alakaları olmadığı kişiliklere bürünme çabası. Feyk hayatlar. güzel fotoğraf çekilince güzel yaşıyorum sananlar... Bir kedinin çeliği çizme çabası gibi, boş ve anlamsız.
1398
Zor zamanlarımda güya bana üzülüp sürekli yanımda olan iyi günümde asla yanımda olmayan insanlar varmış. yani ne bileyim zor zamanda destek olmak sadece iyi insanların yapabileceği bir davranış gibi gelirdi meğerse insanlar karşıdakinin mutsuzluğundan mutlu oluyormuş... birden her şey değişip de işlerim yoluna girince değişen tavırlarından anladım zira onları üzecek kıracak hiçbir şey yapmadım, söylemedim neden değiştiklerini sorunca da sadece yoo ne alakası var aynıyım ben, oldu hepsinin cevabı. onlar benim çaresizliğimi görüp de egolarını tatmin ediyormuş vallahi şaşkınım.
1399
Eski sevgilimin eski sevgilisini ondan dinlemiş olabilirim hem de eski sevgilimle yeniden sevgili olma ihtimalindeyken. Dahası eski sevgilimin eski sevgilisi sandığım kişi eski sevgilisi olmayabilir.
Sen tanıdığım en düzgün adamdın. Ben sana denk olmadığımı bildiğimden kaçmıştım senden. O kadar temizdin ki sevmeye kıyamadım. Sana başkalarıyla bir şans vermek istedim. Bunca zaman ardından kader de ben de senden yanayken... Sen bana bu adiliği yaptın mı? İntikam mı aldın sevgilini benle aldatarak? Olum sen masumdun lan. Sen suçsuzdun, sen ne yaptın? Şimdi beni aptal yerine koymakla için mi soğudu?
Çocuk bana yaptığın neyse, sen kendine ne yaptın? Ruhsal bekaretini bozmak pahasına canıma okuman mı gerekiyordu? Ben duygularımı kaybedeli çok oldu, kızamıyorum sana. Kendine yaptığından büyük değil bana yaptığın.
Ben zaten geceleri nöbetteyim, ha ne olur, uyku biraz daha haram olur. Sen geceleri uyku uyuyamayınca, sen vicdanına laf anlatamayınca, sen bitmeyen bir savaşa girince kendinle... Bunun dönüşünün olmadığının farkında değilsin. Avare avare geziniyorsun çocuk. Çarpa çarpa, vura kıra, saça döke.
Sana yazmadığıma bozulmuşsun ya, yazdırmak mı istedin. İyi iz bırakmakla yetinmeyip ondan mı yara bere ettin! Benim kalemimde acı ve pislikten nasiplenmemiş kimse yok. "sen özeldin, ondan yazmadım" dememi bekledin o gün, değil! "Sen temizdin" kirlendin çocuk.
Seni hiç sevmedim. Fırsat vermedim kendime düşünmedim üstüne. An ne istediyse ona göre vakit geçirdim seninle. Ben yeterince tecrübe edindim, yeterince adam gördüm, yeni birine gücüm yoktu; eskiler beni sıkça çağırıyordu. Senle olacağı yoktu. Bunca zaman sonra hele. Babamın yükünü yükleyemezdim üstüne. Yine de bu kez "dur" diyemezdim, iyi biliyorsun bunu.
Ben giderim, ailemin haberi olmaz, kimsenin haberi olmaz. Ben ortadan kaybolunca arayan olmaz. Sen ararsan alışırdım, ama daha çok yadırgardım, e saldırırdım da. Sanaysa saldırmadım, onca zaman sonra gelip af diledim. Oğlum ben senin yanında ağladım lan, annemin yanında bile ağlamam. Sana yazmam, seni yazmam bu kadar mı mühimdi? Yazıyorum o halde
Ben senin geçmişine laf edemem. Ama geleceğini sikeyim. Gelmeyeceğini de sikeyim. Gelemez oluşunu da sikeyim. Gelemeyesice diyişimi de sikiyim.
Gidişini sikiyim senin.
Akılsız
1400
sular çekilmiye başladı köklerde
ısınmaz mı acaba ellerimde kan?
ah! ne olur bütün güneşler batmadan
bir türkü daha söyliyeyim bu yerde!
↑