fussilet suresi 51. ayet

  1. 1
    kuran'ın bireye ve topluma dair psikolojik ve sosyolojik gönderme ve tespitleri benim en çok ilgimi çeken detaylarıdır.
    kuran'a inanmamdaki en büyük etkenlerden bir tanesi de buydu zaten. seni senden iyi tanıyan bir hitaptan bahsediyorum ben. uzun hikaye burası.
    şimdi sırası değil.

    fussilet suresi 51. ayet şöyledir;

    "biz ne zaman insana bir nimet bağışlasak, o yüz çevirir, yan çizer. başına bir kötülük gelince de derinlemesine duaya dalar/uzun uzun yalvarır." (fussilet suresi 51. ayet)

    i̇nsan bu kadarcık işte.
    bu cümlenin karşılığını kavramak için derin derin psikanaliz okumaya gerek yok. basit bir tespit sadece. i̇nsan psikolojisi dediğimiz şey bu kadarcık işte. ama mesele bu değil.
    kuran insana dair çok temel bir aksaklıktan bahsettiği anda birden sabahın 5'inde masada "doğru lan aslında. aynen de öyle oluyor! aşırı haklısın" şeklinde tebessümle karışık bir refleksle buluyorum kendimi.
    peki bu ayette bahsedilen temel bir defoyu ben nereden biliyorum?

    kendimden biliyorum oğlum.
    bu kadarız işte. azıcık rahatta şımaran sıkışınca allah'ı hatırlayan, kazanırken kibrinden yanına yaklaşılamayan ama kaybederken rabbine yalvarmaktan başka bir şey de düşünemeyen garip bir canlıyız sadece.
    çelişkilerle doluyuz.
    acizliğimizi sadece ve sadece düşerken hatırlayan kibirli ama küçük canlılarız. ayet de ondan bahsediyor zaten yapmayın şöyle diyor.

    peki sadece kendimden mi biliyorum ben bu insani eksikliği?
    asla.
    etrafımdan da biliyorum oğlum.

    benim dışımda kalan tüm ufuktaki insanlardan biliyorum bunu.
    hadi beni geçtik.
    insanların kibirini, tanrılarına karşı küstahlığını, unutkanlıklarını ve en önemlisi düşerken ağızlarından düşmeyen "allah" veryansınındaki iki yüzlülüğünü ufuklarımda kalan tüm diğer insanlardan biliyorum.

    "ateizm uçakta sallanıncaya kadardır." sözünü bu inanan insanlar nasıl icat ettiler sanıyorsunuz?
    bu laf ile ateistlere kinaye yaptığını zanneden bu inanan insanlar aslında kendilerinde bulunan iç çelişkilerini de ifşa etmişlerdi.
    ateizm için bu esprili kalıbı icat etmeleri boşuna değildi.
    çünkü onlar öyle zannediyorlar, öyle inanıyorlar, öyle yaşıyorlardı.
    çünkü onlar yalnızca uçak sallanınca rablerini hatırlayan aciz, kibirli ve iki yüzlü mahluklardı.

    yani demem o ki fussilet suresi 51. ayette bahsedilen insani hasar/defo ya da içsel çelişkinin ne kadar da yerinde bir şekilde tespit edildiğini ben kendi öz benliğimde ve benliğim dışında kalan diğer insanlarda görüyordum zaten.
    dikkat çekiliyordu sadece.
    hedef 12'den vurulmuştu.
    allah doğru söylüyordu.
    kibirli ve bir o kadar da iki yüzlüydük çoğumuz.

    kendimden biliyordum.
    eşimden dostumdan biliyordum.
    sizden biliyordum.

    İlginçtir bunu fark ettiğim anda hemen 1 ayet sonra allah şunu da söylüyordu;

    fussilet 53: onlara ayetlerimizi(delillerimizi) ufuklarda ve öz benliklerinin içinde göstereceğiz. ta ki, onun hak olduğu kendilerine ayan beyan belli olsun. Senin Rabbinin her şeye şahit olması kafi değil mi?

    İşte bundan bahsediyorum.
  2. görsel
    devriksekiz
    #1358078 | 23/02/2018 09:20 
    tümünü gör