kutadgu bilig

  1. 1
    Türkçe yazılan ilk kitap.
    mutluluk veren anlamına geliyordu sanırım.
  2. 2
    islami türk edebiyatının ilk şairi ve düşünürü balasagunlu yusuf has hacip tarafından 1069 da yazılan 4 ana karakter etrafında geçen diyaloglardan oluşan eserdir..
  3. 3
    Orta türkçenin ilk dönemi olan karahanlı türkçesinin bilinen ilk eseridir. Buna islami dönem türk edebiyatının ilk eseri de diyebiliriz.
    "Mutluluk veren bilgi" anlamına gelen eserin amacı her iki dünyada da insanlara kutlu ve mutlu olmanın nasıl başarılacağını anlatmaktır.
    *Hakaniye(karahanlı) lehçesiyle yazılmıştır.
    *Didaktik bir eserdir.
    *Aruz vezni kullanılarak yazılmıştır. (Aruz ile yazılmış ilk eserdir.)
    *ilk siyasetname örneğidir.
    *ilk mesvevi örneğidir.
    *6645 beyitten ve 173 dörtlükten oluşur. Mani şeklinde olan bu dörtlükler aralara serpiştirilmiştir. Bu sebeple eserde hece ölçüsü da kullanılmıştır diyebiliriz.
    Eserin şu an 3 yazma nüshası bulunmaktadır. Bu nüshalar fergana, kahire ve viyana'da bulunmaktadır.
    Yani bizde orijinal bir nüsha bulunmamaktadır.
    -ciddi
    Edit: imla
  4. 4
    Bir bölümünü (bilgi ve anlayış üzerine olanı) aktarmak istiyorum;

    • Tanrı insanı yarattı, seçerek yükseltti; ona fazilet, bilgi, akıl ve anlayış verdi.

    • Ona hem gönül verdi, hem de onun dilini açtı; ona güzel biçim, güzel tavır ve hareket ihsan etti.

    • Ona bilgi verdi ve insan bugün yükseldi; ona anlayış verdi ve böylece düğümler çözüldü.

    • Tanrı kime anlayış, akıl ve bilgi verirse, o pek çok iyiliklere elini uzatır.

    • Bilgiyi büyük ve anlayışı ulu bil; seçkin kulu bu iki şey yükseltir.

    • Buna şahit olarak, işte şu söz geldi; bu sözü işit ve bu hususta sözünü kes.

    • Anlayış nerede olursa, orası ululuk kazanır; bilgi kimde olursa, o büyüklük bulur.

    • Anlayışlı olan anlar, bilgili olan bilir; bilen ve anlayan her vakit dileğine erişir.

    • Bilginin mânasını bil; bak, bilgi ne der : bilgiyi bilen insandan hastalik uzaklaşır.

    • Bilgisiz insan hep hastalıklı olur; hastalık tedâvî edilemezse, insan çabuk ölür.

    • Ey bilgisiz, git, hastalığını tedavi ettir; ey mes'ûd âlim, bilgisizliğin ilâcını sen söyle.

    • Anlayış bir yulardır; insan onu elinde tutarsa, dileğine erişir ve bütün arzularına nail olur.

    • Anlayışın insana faydası çok olur; insan bilgi bilirse, aziz olur.

    • Bütün işini-gücünü anlayış yolu ile yap; eline geçen bu zamanı israftan bilgi ile koru.

    (bkz: ey bilgisiz git hastalığını tedavi ettir)

  5. 5
    "Ey gençlik, esef ederek sana kızıyorum; bütün güzelliğimi sen uzaklaştırdın, ben uzaklaştım.
    Benzim kırmızı, tam bir erguvan gibi idi; bugün yüzüme safran tohumu ektim.
    Misk gibi kara başıma kâfur örttüm; dolun ay gibi dolgun yüzü nereye götürdüm.
    Rengârenk çiçekler ile dolu, parlak bahar gibi idim; hazânamı uğrattım, hepsini kuruttum.
    Kayın gibi vücûdum ok gibi düz ve dik idi; şimdi yay gibi eğri oldu, eğdim, eğildim.
    Yazık, hayan boş yere israf ettim; peşimanlıkla gözden kanlı yaşlar akıttım.
    Çocukluğu geçırdı-m, gençliği kaybettim; günümü kararttım, kendimi çökerttim.
    Yerken, içerken, öküz gibi yedim, içtim; hevâ ve heves peşinde koşarken, tozu dumana kattım.
    Nice kuş ve geyik avı ile avundum, sevindim; uçan kuş gibi, cins atları ağımdan kaçırdım."

    kutadgu-bilig.blogspot.com/...
  6. 6
    -kitap sahibi kendi özrünü söyler-

    "192 Ey âlim hakîm, dileğim benden sonra geleceklere kalacak bir söz söylemek idi.
    193 Anlayış karşı geldi ve: —İyice dikkat et; sözün yanlış olursa, sana zararı dokunur — dedi —
    194 Halkın dili kötüdür, seni çekiştirir; insanın tabiati kıskançtır, etini yer.
    195 Dikkatle bakınca, yüküm hafifledi; kendi-kendime : — Söyle, içindekileri dök — dedim.
    196 Sebebini sorarsan, sana söyleyeyim; ey mert yiğit, sözümü dinle.
    197 Bu yalnguk (insan) adı insana yanıldığı ( yangluk ) için verildi; yanılmak ( yangluk ) insan ( yalnguk ) için yaratıldı.
    198 Sen bana yanılmayan bir kimse söyleyebilir mısin; ben sana yandan binlerce insan göstereyim.
    199 Bilgi sahibi insanlar pek azdır; bilgisiz ise çoktur; bil ki anlayışsız insanlar çok; anlayışlılar ise nâdirdir.
    200 Bilgisiz bilgiliye dâima düşman olmuştur; bilgisiz bilgili ile her zaman mücâdele halindedir.
    201 İnsandan insana çok fark vardır; bu fark bilgiden ileri gelir, sözüm buna dâirdir.
    202 Bu sözümü bilgili için söyledim, bilgisizin dilini ben de bilemiyorum.
    203 Benim bilgisiz ile hiç bir sözüm yoktur; ey bilgili, işte ben senin kulunum.
    204 Sözümü sana söylemiş olduğum için, çekinerek, işte böyle senden özür diledim."

    kutadgu-bilig.blogspot.com/...
  7. 7
    birkaç bölümünü okudum. mutluluktan ziyade, didaktik bilgiler var. çarpıcı, ancak yer yer tekrara düşen bir anlatım. "başkasının emeğini takdir etmeyen kimse tam manasıyla bir öküz olur" hem komik hem de dobra gelmişti mesela...
  8. 8
    en az barut osman, vagon necmi ya da ne bileyim saksağan temel kadar ciddi, ağırbaşlı ve vakur bir isim.

tümünü gör