kayıt

öğrenci döven öğretmen

  1. 4
    bilirsiniz bu 4+4+4 olayından önce 5 sene ilkokuldu sonra 3 senede ortaokul. 5 sene boyunca sınıf öğretmeni girerdi derslere. 4. sınıftan itibaren işi biraz daha azalırdı ama ilk 3 sene boyunca tek bir hoca girerdi derslere.

    malatya'dan elazığ'a yeni taşınmışız. 6 yaşındayım. bir bok bildiğim yok. elazığ'ın varlığından haberim yoktu o zamanlar. ben malatya'da bir yere taşınıyoruz sanıyorum. neyse velhasıl geldik elazığ'a. psikolojim bozulmuş. eskiden müstakil evde otururduk, şimdi apartman. komşu falan tanımam, bir şey bilmem. annemler hangi akla hizmet yaptılar bilmiyorum ama yalvar yakar beni okula yazdırdılar. dumlupınar ilköğretim okulu. bilen bilir. 80 yıllık binası var o okulun. hala ayakta. neyse efendim, muzaffer isimli bir vicdansızın eline düştüm. diğer arkadaşlarıma göre boyum bayağı kısaydı. zaten sınıfa gelir gelmez "yer elması, cüce, kofik" gibi saçma sapan lakaplarla anılır olmuştum. sonra bu şerefsiz anamdan emdiğim sütü burnumdan getirdi. matematiğe takmıştı kafayı bu psikopat, kaldırırdı bizi tahtaya, soruyu yapamadığın zaman döverdi, hakaret ederdi, sınıftan atardı. hiç unutmam bir defa bana yok yere bir tokat indirmişti. hayvan gibi de döverdi. bir defa da bir kız arkadaşımın saçını eline dolayıp tahtaya vurmuştu. bizim sınıftaki şerefsizlerde gülmüştü kıza. hiçbirinden de bir bok olmadı. hepsi siktirip sokuk sokuk liselere gitti. gördüler ebelerini. beter olun piç kuruları.

    bu orospular yüzünden elazığ'dan nefret ettim. hayırlısıyla bir kurtulsaydım başka birşey istemiyorum.

    gelelim dayakçı öğretmene bakış açıma. sebebi ne olursa olsun öğrencisine değil dayak atan, hakaret dahi eden öğretmen bir an evvel bıraksın o mesleği. dayak senin seçeneklerin arasındaysa zaten git çoban falan ol. insan ulan onlar insan. senin psikopatça yöntemlerini çekmek zorunda mı? sıçarım senin vereceğin eğitime. siktir git kasap falan ol. sizin gibiler yüzünden benim gibi zavallıların hayatı kayıyor.

    gelelim yavşak muzaffer'e. ettiğini çekesin inşallah. gün yüzü göremeyesin. benim yerle bir olan özgüvenim sana girsin şerefsiz. sana karşı olan nefretimi kelimeler anlatamaz. allah belanı versin. senin çocukların beterini yaşasın ama elimden hiçbir şey gelmesin. gebersen bir fatiha dahi okumam. karşımda yansan bir bardak su dökmem. yalvarsan hakkımı helal etmem. allahsız köpek!

    gelelim orospu çocuğu sınıf arkadaşlarıma. sizde allah'ınızdan bulun. piçlikte sınır tanımayan, abaza, sürekli benimle, ailemin maddi durumuyla ve memleketimle dalga geçen orospu çocuğu batuhan, sana malatya girsin e mi koçum. yandaşları sizleride unutmadım. kendini bir bok zanneden, muzafferden torpilli samet, sende allah'ından bul. kızlara hiçbir şey söylemiyorum. sizin allah belanızı çoktan vermiştir inşallah.

    sonuç olarak sıfır önyargıyla geldiğim elazığ'ından nefret ve hiddetle ayrılacağım. inşallah tabi.

    son olarak suç öğretmende değil. denetleme yapmayanlarda. öğretmen keyfe keder hareket edebilir. ama sen denetleyip gerekeni yapacaksın. gerçi pardon burası türkiye'ydi değil mi. burada olmaz öyle şeyler.
  2. 3
    Asla ve asla haklı bulmadığım ögretmendir.
    Benim de vardı böyle bir öğretmenim. İlkokula başladığım sene annem babam araya tanıdıkları sokup daha iyi bir öğretmenin olduğu sınıfa kaydettirdiler beni. Okul müdürünün kızları da bu sınıfta öyle düşünün.

    Öğretmen olacak bu şerefsiz,ödevini yapmayı unutanların kulağını çeken, ensesine vuran, tokat atan bir insanımsıydı. Bacak kadar çocuklar olan bizlerin canını acıtacak kadar vuruyordu hem de. Her beden dersinde matematik soruları çözdüren bu vizyonsuz adam, benim 5 yıl öğretmenim oldu ve belki de hayatın bazı basit gerçeklerini ben bu 5 yılda öğrendim.

    Sınıfımızda annesi babası eğitimli diyebileceğimiz benim de içinde bulunduğum grup, müdürün kızları, bilmem kim bey'in tanıdıklarının çocukları ve birkaç tane gariban ailelerin çocukları vardı. Gariban derken kesinlikle hakaret amacı gütmüyorum peşinen söyleyeyim. Öğretmenimiz yukarıda da belirttiğim gibi oldukça sert birisiydi lakin söz konusu benim içinde bulunduğum grup olduğunda daha yumuşaktı. İlk yıllarda insan farketmiyor bunu ama 4. Sınıfta geldiğimizde bu ayrımcılığın farkına vardım . Gariban ailelerin çocukları ödevini yapmadığında tokatı yapıştıran bu yavşak aynı şeyi bilmem kim bey'in oğlu yapınca sesini çıkarmıyordu. Hiç unutmam bir kere Cenker isimli arkadaşımın kafasında plastik cetvel kırmıştı bu öküz. sırf çocuk tahtadaki matematik sorusunu çözemediği için. Düşünün bir çocuğun kafasında plastik cetvel kırıyor! Üstüne bu çocuğun matematikte iyi olmasını bekliyor sonra.

    Hayatın adil olmayabileceğini bana ögretti bu adam. Belki önemli bir şey ögretti ancak amacı zaten bunu öğretmek değildi. Hadi cidden bunu öğretmek istemiş olsun yine boktan bir durum. Zira hiç bir çocuk bunu arkadaşının kafasında cetvel kırıldığını görerek öğrenmemeli.
  3. 2
    herkesi döverdi, beni dövmezdi. çünkü ben başkandım. çünkü ben çıldıran sınıfı nizama sokmaya çalışan yavrucak idim. her ne kadar ben de çıldırsam da... canım öğretmenim.
  4. 1
    küçüklüğümüzde kalandır. şimdi çocuklar dövecek kıvama geldi.