Türkçede Tam Olarak Tanımlanamayan Bazı Duygu ve Durumların Diğer dillerdeki karşılıkları

  1. 1
    dil bilmenin önemini anlamamızı sağlayan kelimelerdir.

    not: alıntıdır.

    (bkz: gökotta) : sabahları kuşları dinlemek için erken uyanmak veya doğayı izlemek için erkenden dışarı çıkmak.

    (bkz: nepenthe) : mutsuzluğunu unutturabilen şey.

    (bkz: age otori) : beğenmediğin bi saç kesiminden sonra hissedilen kötü his.

    (bkz: destinesia) : bir yere gidip oraya niye gittiğini unutmak.

    (bkz: eglaf) : anlamı olmayan ve her sözcük yerine kullanılan kelime.

    (bkz: komorebi) : ağaçların arasından süzülen güneş ışığı.

    (bkz: fika) : tatlı bir şey yerken yanında kahve içmek.

    (bkz: dejabrew) : sarhoşken yaptığın şeyleri yavaş yavaş hatırlama.

    (bkz: laughback) : eskiden yaşanmış bir şeye yeni olmuş gibi gülmek.

    (bkz: boregasm) : can sıkıntısının doruk noktasına ulaşması , hunharca sıkılmak.

    (bkz: youniverse) : dünyanın kendi etrafında döndüğünü düşünen sadece kendi ile ilgili şeyleri önemseyen kişiler için kullanılan kelime.

    (bkz: liberosis) : olayları daha az önemseme isteği.

    (bkz: ineffable) : kelimelerle anlatılamayacak kadar iyi olanı betimlemek için kullanılan sıfat.

    (bkz: eloquence) : dili düzgün ve akıcı kullanma.

    (bkz: aranyhid) : güneşin suya yansıması.

    (bkz: cafune) : birinin elini başka birinin saçında gezdirmesi.

    (bkz: ayurnamant) : değiştiremeyeceğin şeyler için üzülüp endişe etmenin mantıksız olduğunu savunan felsefe.

    (bkz: jayus) : aslında komik olmayan bir şeye anlamsız bir şekilde gülmek.

    (bkz: saudade) : sevdiğin ve kaybettiğin birine veya bir şeye özlem duyma.

    (bkz: mokıta) : herkesin bildiği ama kimsenin dillendirmeye cesaret edemediği gerçek

    (bkz: mellifluous) : tatlı , yumuşak , dinlenmesi zevk veren ses.

    (bkz: ukiyo) : hayatın zorluklarından bağımsız anı yaşama.

    (bkz: alexithymia) : duyguları açıklayabilme yeteneksizliği

    (bkz: maturdating) : sinemaya veya restoranta yalnız başına gitmek.

    (bkz: nonversation) : amaçsız kısa konuşma.

    (bkz: redamancy) : seni seven birini sevme.

    (bkz: hiberdating) : sevgili için arkadaşlarını takmamak.

    (bkz: ambitchous) : ortalama kötü insanlardan daha kötü olmaya çalışma.

    (bkz: unkeyboardinated) : klavye ile yazarken sürekli hatalar yapma.

    (bkz: epiphanot) : çok muhteşem gözüken ama aslında amaçsız , gereksiz olan düşünce.

    (bkz: metanoia) : birinin düşüncesini , kendini veya yaşam tarzını değiştirmesi.

    (bkz: chionophile) : soğuk ve karı seven kişi.

    (bkz: afterclap) : herkes durduktan sonra alkışlayan kişi.

    (bkz: carcolepsy) : araba çalışır çalışmaz uyuyan yolcu.

    (bkz: erroris) : sürekli hata yapan kişi.

    (bkz: textrovert) : yüzyüze konuşmaktansa mesajlaşırken daha rahat hisseden kişi.

    (bkz: selenophile) : ay'ı seven kişi.

    (bkz: stigmatophile) : dövme ve piercing seven kişi.

    (bkz: ceraunophile) : şimşek ve gök gürültüsünü seven kişi.

    (bkz: pluviophile) : yağmuru seven , yağmurlu günleri daha eğlenceli ve huzurlu bulan kişi.

    (bkz: askhole) : sürekli salak saçma , amaçsız sorular soran insan.

    (bkz: shlimazl) : sürekli şanssız olan kişi.

    alıntı: nottur.
  2. tümünü gör
dizi izle